İçeriğe geç

Ebediyet Sokağı'nın Kraliçesi

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Ebediyet Sokağı'nın Kraliçesi

Bölüm 4

4

Uyandığımda sabah olmuştu. Gece 1-2 gibi uyanmış saat 5 i geçerek de tekrar uyumuştum. Dünün yorgunluğunu üstümden atmış gayette dinç bir şekilde güne başlamıştım. Bugün çocuklarla biraz takılıp onları rahatlatsam iyi olurdu. Dün muhtemelen çok korkmuşlardı.

Hazırlanıp evden çıktıktan sonra etrafıma bakındım. Kimse yoktu halbuki sabahları çocuklar birada top oynamaya bayılırlardı geniş olduğu için. Merakla ilerlemeye devam ettim. Sokaktaki küçük camide bir topluluk vardı.

Dikkatli bakınca bunların çocuklar olduğunu fark ettim. Ne yapıyorlardı ki camide? Kaşlarım yavaş yavaş çatılırken camiye doğru ilerlemeye başladım.

"Ali hani ablam 'Sıkıntı yok, hemen gelirim.' demişti. "

"Öyle dedi ama beni kandırdı galiba."

"Ablam kimseyi kandırmaz. Polisler onu zorla tutuyorlar bence. Yoksa kesin gelirdi."

"Evet, bencede. "

"Bir şeyler yapalım. "

"Ne yapacağız? Bir sebebimiz olmazsa mahalleden çıkamayız. "

"Futbol maçımız var diyelim."

Artık araya girmem gerektiğini fark ettim.

"Çocuklar? "

"ABLA! "

"Ne yapıyorsunuz burada?"

"Hiççç. "

"Yalan söylemek yok. "

"Şey biz seni zorla orada tutuyorlar sandık dün gelmeyince."

"Ben dün akşam üzeri geldim ki."

"Nasıl? O zaman niye yanımıza gelmedin?"

"Çünkü param bittiği için otobüs durağından önce karakola daha sonra mahalleye yürüdüm. Bu sebeple de çok yorgundum hemen gidip yattım. "

"Karakola niye gittin abla?"

"Çok tatlı bir kız kaybolmuştu onun için."

***

Afşin 'den

"Gelmeyecek."

"Neden gelmesin ki biz kötü insanlar değiliz ayrıca mahalle hayatı yaşıyor zaten."

"Bildiğimiz kadarıyla bir yerde çalışmıyor. Yaşamını idame ettirebilmesi için paraya ihtiyacı var kesin ailesinden para alıyordur. "

"Onun ailesi biziz. Henüz 18 yaşında değil bir kaç ayda olsa yavrumla yaşamak istiyorum. "

"Anne o cici kız değil. Kavga ediyor, içki içiyor, küfürler havada uçuşuyor bize ters."

"Niyeymiş sizde çok kavga ederdiniz?"

"Anne biz oraya gittiğimizde kapıda izabndutlar vardı. O izbandutlar hiç hayra alamet değil."

***

Eftelya'dan

"Bence bir dene onlarla görüşmeyi. "

"Kaç kez diyeceğim Ömür. Hayır hayır hayır. İstemiyorum onları. Şu piknik işini konuşalım gerisine lüzum yok. "

"Of of. Tamam okulların kapanmasına bir hafta kala gidelim. Herkes bir rahatlar. Bence güzel olur. Havalarda sıcak olur. "

"Doğru diyorsun o zaman sen arabaları ayarla. Ben yeri. Ekin kimin ne getireceğini. Zeki de kimlerin gelip gelmeyeceğini. "

"Tamamdır kraliçem. "

***

Akşam üzeri olmuş sıkıldığım için mahalleyi geziyordum. Tam önümde hızla bir araba durdu. Arabadan inen adamların birini tanıyorum. Kuyular sokağının adamları. Hoş beni tek sıkıştırmaya kalktıklarına göre adam değiller.

"Küçük kraliçe naber? "

"Sizi gördüm daha iyi oldum şerefsiz adiler. "

Sonrası malumunuz kavga..

***

Yazar'dan

Yıldız ailesi Eftelya ile konuşmak için gelmişti. Ancak gördükleri görüntüyle hızlı bir fren yaptılar. 5 erkek bir kadını dövüyor ya da dövmeye çalışıyordu. Adar koşar adımlarla arabadan indi. Meriç de gitmek istedi ancak Leman Hanım izin vermedi.

Adar kavgaya yaklaşınca kavga edenin Eftelya olduğunu gördü. Eftelya'ya arkadan vuracak olan birini durdurmak için hamle yapmıştı ki Eftelya arkasındaki adamın bileğini tutup ters çevirdi. Ardından bükülen adamın karnına sert bir tekme attı. Adam nakavt..

Diğerlerinin de zaten perti çıkmıştı. Adar'ın da yardımıyla kısa sürede hallettiler. Eftelya cebinden çıkarıp hızlıca önce çocuklarla olan gruba daha sonra da Ona mesaj attı.

Kuyuluk mahallesinden 5 kişi mahallenin yakınlarına gelmiş beni sıkıştırmaya çalıştılar. Pertler şuan ne yapayım?

Necip'e söyle depoya götürsün hepsini bayıldıklarından emin olun.

Polis gördü.

Halledeceğim.

Bu konuşmadan sonra Yıldız konuştu.

"Gel mahalleye gidiyordum beraber gidelim."

"Peki."

Arabaya bindiğimde gördüğüm bazı insanlarla şoka uğradım.

***

Bunlar DNA testi yaptırdığımız aileydi. Ama bazıları eksik veya fazlaydı. Kafam karışmıştı. Peki komiserin ne işi vardı onlarla.

"Neler oluyor burada? Bu aileyi tanıyor musun Yıldız?"

"Sende bende birer Yıldızız."

"Sen onlardan mıydın? Beni kandırdın!"

"Hayır seni oraya getirmekle görevliydim."

"Yalancı!"

Hızlı bir hamleyle arabadan inip koşarak mahalleye ilerlemeye başladım. O sırada onu aradım. Acil durumlar harici aramayacağımı bildiği için sanırım açtı.

"O.."

"İyi misin sen?"

"Beni .. almaya gelen.. polis .. o ailedenmiş. "

"Ne?"

"Kandırdı beni. Ben ..."

"Önce bir sakinleş neredesin şuan? "

"Mahalleye girmek üzereyim."

"Tamam mahalleye gir ben bir bakayım duruma"

***

Çalan telefonla daldığım düşüncelerimden hızla uzaklaştım. Arayan O'ydu.

"Efendim. "

"Sadece konuşmak istiyorlar."

"Yani? Onlarla görüşmemimı istiyorsun?"

"Evet bir dene. Oturun bi konuşun gelmek istemediğini söyle. Seni yine de yanlarına almaya kalksalar bile hepi topu 3-4 ay var. Onun dışında sana bir şey yapmadıkları sürece seni onlardan alamam."

"Peki teşekkür ederim."

***

Onunla konuştuktan sonra önce eve gittim. Direkt olarak banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım. Aynadan kendime bakıp kim olduğumu düşündüğümde özgüvenim yerine gelmişti. Ben Ebediyet Sokağı'nın Kraliçesiyim. Bunu da yapabilirim. Hem bir aile eminim 2 gün sonra benden sıkılırlar.

Sert adımlarla evden çıktım ve onları bıraktığım yere, mahallenin dışına doğru, yürümeye başladım. Az önce beni koşarak görenler bana merak ve korkuyla bakıyorlardı. Çünkü beni tanıyan herkes bilir. Ben bir plan kurarsam içtiğim suya kadar planlar istediğimi alırım.

Mahallenin çıkışına geldiğimde kenar bir kısma arabanın park edildiğini ve kapısı açık bir şekilde oturduklarını gördüm.

Yanlarına gittiğimde kadın hemen başını kaldırdı. 'Kızım' diyerek bana sarılacaktı ki elimle onu durdurdum.

"Konuşmalıyız. "

"Konuşalım yavrum."

"Samimiyete gerek yok."

Kadının veya diğerlerini bir şey söylemesine fırsat vermeden devam ettim.

"Ben yıllardır tek yaşıyorum. Düzenimi bozmaya da hiç niyetim yok. Sanırım siz de sizden uzak olmamı ve bu olayı yaşanmamış kabul etmemi istediğiniz için geldiniz. Peki dediğim gibi bende size niyetli değilim zaten. Extra bir şey eklemek ister misiniz?"

"Biz senin bizimle yaşamanı istediğimiz için buradayız Eftelya. " dedi orta yaşlarının sonunda olan adam.

"Ama ben istemiyorum."

"Niye? İstersek seni mahkemeyle de alırız."

"Siz pişman olursunuz."

"O niyemiş." diye merakla sordu en genç erkek. Muhtemelen benden bile küçüktü.

"Çünkü ben içki içerim, az önce gördünüz kavga ederim, bazen sigara da içtiğim oluyor ama tiryakisi değilim. Her türlü kılığa girer bana düşen rolleri ustaca oynarım. Okulu asarım, işten kaçarım. 18 olduğumda sizi ortada bırakır yoluma bakarım."

"Bunlara karışmasak." diye bir ümit sordu orta yaşlı kadın.

"Yine olmaz çünkü benim sorumluluklarım ve ilgilenmem gereken işler var."

"Ne gibi?"

"Bu mahallenin sorumlusuyum ve bir şeyi kontrol etmek uzaktan olmaz o zaman bana ihtiyaç kalmaz mahallenin sahibi kendisi kontrol ederdi zaten. "

"Kontrolden kastın ne?"

"Günde en az 10 kere mahalleyi duvarların dışına kadar turlarım. Çocuklara sahip çıkarım. Dükkanlarda ki eksik gedik ne varsa hepsini ben getirtirim. Yani buranın eli koluyum."

"Sen daha 17 yaşındasın bu dediklerini yapamazsın hem yapsan bile sadece haberci olursun."

"Ben sizin gibi iyi aile çocuğu değilim kendinle karıştırma beni."

"Bizimle gelmeni istiyoruz. Eğer sen kendi isteğiyle gelirsen hafta sonlarını bu evde ve mahallede geçirebilirsin ayrıca gündüzleri yine burada olabilir görevine devam edebilirsin. Yok gelmezsen mahkemeyle seni yanıma alırım o zaman bir daha buranın yüzünü göremezsin reşit oluncaya kadar. Karar senin bu benim numaram düşün taşın haber ver. " dedi orta yaşlarının sonunda olan adam ve sanırım biyolojik babam.

Numarayı telefonuma kaydettim. Ardından mahalleye girdim. Bizimkiler henüz okulda olduklarından mekana gidip yalnız başıma oturup ne yapacağımı düşünmeye başladım.

***

"Sizce gelir mi?"

"Bilmiyorum anne. Gözü kara manyağın teki. Ne yapacağı hiç belli olmaz."

"Ama bence bizi sevdi."

"Ya ne demezsin anne. Bizi görünce gözlerinden ateş çıkıyor. Arkadaşlarına veya oradakilere bakarken görünen duygular Alp dağlarının tepesine saklanıyor. Ben o kızın gözlerine baktıkça o nefret bir ordu sarkıt olup üzerime yağıyor. Düşündüm de evet bizi bayağı bir seviyor."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.