Gözlerimi depoda açtım. Karşımda umut vardı
+kafana göre iş yapıyorsun Derin. Ne yaşadığını biliyorum ama boşa üzülmenin zamanı değil artık bursan kaçmanın yolunu bulmak lazım. Allahtan robotlardan önce buldum seni. Hala bizi aradıklarının farkında değilsin sanırım.
Sanırım umut haklıydı. Nazı bir kenara bırakmalıydım. Yaşadıklarım gerçekti ama hala anlam veremiyordum.
+şimdi byrak ta anlatayım. Lafımı bölme. Dediğim gibi burada 1 saat dünyada 1 aya eşit. Ben 24 saattir buradayım. Yani 2 yıldır komadayım başlarda üzülüyordum artık alıştım. Kabullenmek ve komadan kalkmak gerekiyor.
Gözlerim biraz daha dolmuştu ama dolmasının bir anlamı yoktu.
-tamam, ben sadece burdan çıkmak istiyorum. Anneme kavuşmak istiyorum. Bu arada durumun üzücüymüş. Baban ve annen çok üzülüyordur +annem öldü ve zaten babam yüzünden bu haldeyim. Kurtulmaya pek hevesim yok ama sen gelince senin kurtulman için elimden geleni yaparım.
Yutkunmuştum, birşey diyemedim.
+gel şimdi elini yüzünü yıkayalım ve biraz yat uyu. Dinlenmemiz gerek. Sonra bende birkaç tane havuç var ama nasıl alacağımı bilmiyorum.
Kafamı sallayıp umutun elinden tuttum. Yavaş adımlarla okulun tuvaletine doğru ilerledik. Elime buz gibi soğuk suyu alınca o kadar rahatladım ki ne kadar rahatladığımı anlatamam. Yüzüme suyu çarptım ve rahatladığımı iliklerime kadar hissettim .Umut pürdikkat beni izliyordu. Sanırım başıma bir iş gelmesinden korkuyordu+beni pürdikkat izlemene gerek olmadığını düşünüyorum. Artık durumun ciddiyetinin farkındayım.
-gözlerin aynı şeyi söylemiyor derin.
+gözlerim bazen yalancı olabiliyor.(the eyes chico ama yalancıdır gözlerin kwskwj)
+sanmam.
Burdan gidelim dercesine baktım umut da bunu anladı. Tekrar sessiz adımlarla depoya gittik. O sırada karnımın açlıktan battığını hissettim. Buraya geleli 3 saatten fazla olmuşfu ve ben neredeyse 3 aydan fazla bir süre karnıma hiçbir lokma sokmadım. İyice korkmaya başlamıştım. Annem ne yapıyordur, ne haldedir acaba. O an aklıma korkunç ama mantıklı birşey geldi. Belki burada yakalanırsam, komadan kurtulurdum. Belki robotlara yakalanırsam ve bu evrenden silinirsem dünyaya geri dönebilirdim. Sinsi planımı uygulamaya koyuldum.
+Umut, karnım kazınıyor artık, havuçlar tam olarak nerdeydi
-ah, onları kafadan çıkarmışım. Arka bahçede olacaktı. Ordan getirip geliyorum sen sakın bir yere ayrılma. Bana söz ver.
-söz.
Umut tamamen yanımdan ayrıldığında okulun kapısının önüne koşar adımlarla gittim ve bağırdım.
“Hey robot bozuntuları, ben buradayım işte. Buradayım!”
Güleryüzlü bir robot ifadesini kızgına çevirerek yanıma doğru gelecekken bir el peçeteyle burnuma tuttu. O an bayıldım
