İçeriğe geç

EBEDÎ DOSTUM

Bölüm 2 · 10 dk okuma

EBEDÎ DOSTUM

Bölüm 2

Bölüm 2 ~Geçmiş ve Gelecek~

*Chris kapıdan çıkarken o sırada ben kafeye geliyordum. Biraz adam dövmek iyi gelmişti hiç hasar almamıştım* Kazuma: Oooo kimleri görüyoruz Harley: Hyun sen mal mısın oğlum nereye kayboldun bir anda? *Chris sadece bakıyordu ve sinirli olduğu belliydi* Ben: Eeee şeyyy.. Gece: Vidal şuan beni sorguya çekti Hyun! Ben: Nasıl lan (gece ile ben sadece birbirimizi duya biliyorduk) Gece: Vallaha Chris zorlamış senin ne yaptığını söylemem için. Ben: Sakın söyleme. Chris: Hadi eve gidelim artık. *Chris e baktım* Ben: Pekii.. Kazuma: Evet Hyunjin evde detaylı detaylı anlatırsın ne oldu ne bitti. Ben: He evet öyle öyle. Kazuma: LAN KARPUZ LAN! Ben: HANİ NERDE? Kazuma: AHANDA KARŞIDAKİ MARKETTE! Ben: İDDA Yİ KAZANDIM BİL! *Harley sabır çekerek bizi izliyordu* Chris: KAFANIZDA KARPUZ KIRMAK YOK! Ben: Ama kanka neden ki? Chris: Neden mi? Ben: Evet neden ki? Chris: Sadece istemiyorum işte. Kazuma: Yalan,yalan,yalan,yalan Chris: Kelimelerine dikkat et! Kazuma: Kelimelerime dikkat etmiyorum! Chris: Kelimelerine dikkat et! Kazuma: Etmiyorum! Chris: Dikkat et! Kazuma: Etmiycem! Chris: Etmiycek misin? Bende Kelimelerime dikkat etmiyorum o zaman! Kazuma: SEN ZATEN ETMEDİN Kİ! Chris: Ne zaman etmedim? Kazuma: NE ZAMAN ETTİN! Ben: Yav tamam sakin olun. *Bir şekilde bugünü bitirip eve geçtik sonunda eve gelmiştik* Kazuma: SONUNDAAAAA Ben: Çok şükür sonunda geldik. Chris: Yoon nerde? Kazuma: Sakin lan biz daha içeri yeni girdik. *Chris hızlıca yukarı kata çıktı Yoon'u odasında uyuyor görünce rahat etmişti. Yoon'un odasından çıktı kapıyı kapattı.* Chris: Gençlik ben uyuyorum. Ben: İyi geceler. Kazuma: İyi uykular kanka. *O sırada bende salonda kendimi koltuğa attım.* Kazuma: Lan Hyun Harley nerde? Ben: Harley bizle gelmedi mi? Kazuma: Geldi mi? Ben: Geldi mi Harley bizle? Kazuma: Harley bizle geldi mi? Ben: BENDE ONU SORUYORUM! Kazuma: BEN NE SORUYORUM? Ben: Geldi mi Harley biz le diye sordun. Kazuma: Hayır ben Harley bizle geldi mi diye sordum. Ben: Lan aynı şey değil mi? Kazuma: Aynı şey mi? Ben: Sen ne sordun? Kazuma: "Geldi mi Harley bizle?" Ben: Ben ne sordum? Kazuma: "Geldi mi Harley bizle?" Ben: YAV AYNI ŞEY İŞTE! Kazuma: YAV HAYİR DEĞİL! Ben: YAV AYNİ ŞEYİ SÖYLEMİŞİZ! Kazuma: HAYIR AYNI ŞEYİ SÖYLEMEDİK! Ben: Sen "Geldi mi Harley bizle?" Diye sormadın mı? Kazuma: Hayır. Ben: Sen ne sordun? Kazuma: "Harley bizle geldi mi?" Diye sordum. Ben: LAN DAHA DEMİN NİYE YANLIŞ SÖYLEDİN! Kazuma: AYNI ŞEY DEĞİL Mİ? Ben: OĞLUM SEN BENİM SABRIMI MI SINIYORSUN! kazuma: Off boşver ben uyumaya gidiyorum. Ben: İyi uykular. *Kazuma uyumaya gitti. Bende salonda koltukta oturdum ve telefona bakındım, o sırada telefonuma gelen mesaj ile dışarı çıktım.* *Kapının önünde Harley i gördüm.* Harley: HYUNJİN! *Bir an ses duyunca ödüm kopmuştu.* Ben: H-harley sen napıyorsun burda? Harley: Ben sizin yanınıza gelcektim, taşınacaktım ya UNUTTUNUZ DEMİ BENİ! VALİZLER İLE BIRAKTINIZ! Ben: Aaaa unutmuşum.. ~Bir kaç dakika önce~ Kazuma: ARABAYI BEN KULLANAYIM LÜTFEN CHRİS! Chris: HAYIR KAZUMA EHLİYETİN YOK SENİN VE KOLUMU BIRAK! Kazuma: BEN KULLANACAM ARABAYI! Ben: SEN DAHA AKÜLÜ ARABAYI KULLANAMIYON BİDE BUNU MU KULLANACAN! Kazuma: SENİ ÇOK PİS DÖVCEM HYUN! *herkesin bağırarak konuşma sebebi arabada müziğin sesi yüksekti* Chris: KAZUMA VALLAHA ÇAKARIM AĞZINA! Kazuma: BEN KULLANAYIM ARABAYI LÜTFEN! Ben: BEN KULLANIYIM MI ARABAYI CHRİS? Chris: HAYIR İKİNİZDE DURUN OLDUĞUNUZ YERDE! Harley: Gençler... Gençler, YA BANA BAKIN! *Harley e baktık ama hâlâ kavga ediyorduk. Chris yola odaklanmaya çalışıyordu,müziğin sesini kıstı.* Harley: Ben evden eşyalarımı alıcam burda inebilirmiyim Chris? Chris: Tabiki hemen! *O sırada kazuma ile ben Harley'i duymamıştık ve birbirimizi dövüyorduk* Harley: Evde görüşürüz gençler! *Harley arabadan indi* Kazuma: MÜZİĞİ NEDEN KISTIN CHRİS! Chris: YA SİZ MAL MISINIZ? Ben: DEĞİLMİYİZ? ~Geriden şimdiki zaman~ Harley: Pişşt Hyun? Hey! *Parmağını şıklattı* Ben: H-ha haaa benim kafadan uçmuş gitmiş. Gece: Unuttum demiyorda. Ben: Neyse ki seni benden başka kimse duymuyor Gece. Harley: İyisin demi lan? Ben: Çok iyiyim turp gibi. Harley: BİDE HALA TURP GİBİYİM DİYOR! *Valizleri yerden kaldırdım ve içeri taşıdım. Harley de ben ile beraber bir kaç eşya getirmişti.* Kazuma: Sen yine geldin mi? Ben: Geldim körmisin? Harley: Tartışmanız başlamadan önce ben hangi odada kalıcam? Kazuma: Benim odamı ben kimseye vermem. Ben: Bende odamı kimseye vermem. Harley: E ben nerde kalıcam!? Ben: Hmm.. Kazuma: Kalma kanka bişi olmaz. Harley: Bu mu lan çözümün! Ben: Kız haklı kanka sen git evden. Kazuma: Niye ben gidiyormuşum? Sen git. *O sırada Chris su içmek için aşağı geliyordu ki bizi görünce merdivenlerin ordan dinlemeye başladı.* Harley: Ya Chris nerde? Ben: Cidden lan Chris nerde? Kazuma: Doğru lan Chris nerde? Ben: Bende sana soruyorum. Kazuma: İlk ben sordum. Harley: Mallar ilk ben sordum. Ben: Hayır ben sordum. Harley: Hayır ben dedim ki "Chris nerde?" Kazuma: Ne var onu bende derim. Ben: De bakayım. Kazuma: Chris nerde? Ben: Bak diye biliyor işte. Harley: Kazuma şey desene "Ben malım" herkes diyemiyor muş. Sadece Mallar söyleye biliyormuş. Kazuma: O yüzden sen söyleye bildin demekki kanka. Ben: Ooo bak bu iyiydi aga. Harley: Helal lan Kazuma! Ben: Lan çocuk sana laf soktu. Harley: Olsun olsun. Kazuma: Chris nerde? Harley: Gerçekten Chris nerde? Ben: He lan Chris nerde? Ben: İlk ben sordum. Harley: Hayır ilk ben sordum. Kazuma: Ağlamayın ilk ben sordum. Harley: Yoo sen sormadın. Hyunjin: Acaba Chris mi sordu? Harley: Siz hızlıca "arabam patladı a dostlar!" Diye bilir misiniz? Kazuma: Ben derim. Ben: De Kazuma: *3 sn de söyler* Harley: Oha nasıl bu kadar yavaş söyledin lan! Kazuma: Yavaş demediniz mi? Harley: Yavaşmı dedim? Kazuma: Yavaş demedin mi? Ben: Lan Chris nerde? Kazuma: Evet lan Chris nerde? Harley: Ciddi lan Chris nerde? Harley: İlk ben sord- Chris: LAN YETER NE SAÇMALIYORSUNUZ SİZ SABAHTAN BERİ!? Ben: Ya Chris bi susarmısın! Chris in nerde olduğunu bulmaya çalışıyoruz. Kazuma: Gerçekten nerde lan bu Chris? Harley: Arabada mı unuttuk acaba? Ben: Lan bidakika! Kazuma: Ne oldu lan!? Ben: Eğer biz Chris'i arıyorsak benim yanımdaki kim!? Kazuma: CANAVAR! Harley: AY CANAVAR Mı? *cebinden job çıkardı.* Kazuma: SEN BUNCA YILDIR BU ANI MI BEKLİYODUN? Ben: Arkamda durun size zarar veremez. Harley: Yav bende saatli bomba var hallederiz. *Saatli bombayı çantasından çıkardı.* Ben: YUH! Kazuma: YA SEN GÜNDELİK OLARAK KİMLER İLE MÜCADELE EDİYOR OLA BİLİRSİN! Harley: Dışarı canavardan daha tehlikeli arkadaşlar yapacak bir şey yok. *Chris te Harley in saatli bomba taşımasına şaşırmıştı ama bı yandan bizim mallığımızı izliyordu.* Chris: Ya siz GERİZEKALI MISINIZ!? Ben: Öyleyiz! Chris: Of neyse neyi tartışıyorsunuz siz? Kazuma: Harley diyor ki hangi odada kalıcam? Chris: Doğru lan hiç düşünmedim... Kazuma sen salonda yat. Kazuma: Ben niye salonda yatıyorum? Hyunjin salonda yatsın. Ben: Ben niye salonda yatıyormuşum? Harley salonda yatsın. Harley: Pardonda yani bir kadını salonda yatırmakta ne kadar ayıp,terbiyesizce. Kazuma: Doğru konuştu... Chris sen salonda yat. *Ben ve Harley aynanda*: Mantıklı! Chris: Siz ne kadar hain siniz! Kazuma: Hain çok ayıp arkadaşa hain denir mi? Chris: Sizin gibilere denir. Şey yap Yoon ile aynı odada kal. Harley: Ana yeğenimi görürüm hem olur. Chris: Ama sen bir düşmana karşı koruya bilirmisin Yoon'u? *O sırada Harley saatli bombayı çantasına koyuyordu.* Kazuma: Bence cevap vermesine gerek kalmadı. Chris: Bencede. Harley: O zaman herkese iyi uykular. Ben: Evet herkese iyi uykular. *Kapıya doğru yöneldim.* Chris: Hop sen nereye? Ben: Dışarı çıkacam hava alcaktım. Vidal: Kesin yalan söylüyor. Chris: Ne zaman doğruyu söyledi ki? Chris: İyi bende geliyorum. Ben: S-sen de mi geliyorsun... Ne gerek var ki? Kazuma: Siz tartışmanızı yapın ben bu gün çok iş yaptım çok yoruldum o yüzden uyumaya geçiyorum herkese iyi uykular. *Odasına gider* Gece: Bazen sadece Kazuma olmak istersin. Ben: Ne saçmalıyorsun sen yine? Ama haklısın. Chris: Hadi dışarı çıkalım. Ben: Çıkalım.. *Esnemiş gibi yaparım* çokta uykum geldi ben gidip uyuyim. *Merdivenlere yöneldim ve Chris merdivenlerden geçmeme izin vermedi.* Chris: Yalan söyleme. Ben: Ne yalanı be! Sende beni iyice yalancı çıkardın. Chris: Hyunjin sen küçükken de böyleydin. Ben: Kim demiş? Chris: Hatırlasana. ~Ben ve Chris küçükken ki zaman.~ *O gün Chris ile beraber odada oturuyorduk. Tabikide yine birşeyler saklıyordum. Vücudumdaki yara izlerini saklamak için bol kıyafetler giymiştim. Açıkçası geçmişim pek güzel değil. O zamanlar bile beni tek mutlu eden Chris,Kazuma ve Harley di ve en yakınım tabiki de Chris ti. Babam bana iyi davranmıyor du, hep gücümü yok etmeye çalışmıştır. Tabiki bizde de Delta,Alfa,Beta ve Sigma gibi soylar vardır. Ben ve Chris en büyük Delta soyundan geliyoruz ama bu Delta soyu İnsan gücü ve Kurt gücü olarak ikiye ayrılıyor. O günden önceki gün yine bir çok güç testinden geçtim ve gittikçe kuvvetlendiği mi fark ettiler. Buda benim ailemin daha çok zoruna gitti. Beni sevmiyorlardı ve asla da sevmediler. Chris in ailesi ni bilmiyoruz ama o zamanlar Ailelerimiz yakındı. Normalde bir Delta olarak kendimi iyileştirebilmem lazım ama ben yapamıyorum mesela: Ben küçük yaraları iyileştirebilirim ama derin yaralarımı asla iyileştiremem. Chris ise Derin yaralarını da iyileştire bilir. O gün de ben ile Chris yanyana oturmuş sohpet edicektik. Chris bende birşeyler olduğunu anlamıştı.* Chris: Neyin var? Ben: Neyim var ki? Chris: Hyunjin sana bişeyler olmuş. Yüzün bembeyaz ve sesin çok titrek. Ben: Yoo gayet iyiyim ben bak. Chris: Hyunjin yalan söyleme. Ben: İyiyim dedim. Niye sana yalan söyleyeyim? Chris: Demi niye yalan söyleyesin? *Chris uzun bir süre beni izledi. Bana birşey olduğunu nasıl anladığını bende bilmiyordum.* Ben: Meyve suyu içer misin? Chris: İçerim. *Mevyesuyu kutusu bile ağır geliyordu elim titreyerek bardaklara doldurdum. Chris kollarıma baktı.* Chris: Niye bu kadar bol giyindin? Ben: Hava soğuk. Chris: 40 derece hava da üşüyor musun? Ben: Üşüyorum. Olamaz mı? Chris: *Hafif sinirli bir ses tonu ile* ola bilir. Neden olmasın? Ben: Hm hm. *Öyle oturduk ben hiç konuşmadım Chris te sadece beni izledi ve oda üzülmüştü.* Chris: Hyunjin... *Boğazım düğümlenmişti artık çünkü ağlamamak için tutuyordum kendimi.* Ben: E-efendim? Chris: Hyunjin lütfen bana yalan söyleme. Ben: Söylemiyorum. Niye söyliyim ki? Chris: Hyunjin bak lütfen. Ben: Söylemiyorum dedim işte! Chris: HYUNJİN YALAN SÖYLÜYORSUN BEN ANLAMAYACAK KADAR MALMIYIM! *O sırada istemeden ağlamaya başladım. Chris direkt bana sarıldı. Onunda ağladığını hissetmiştim ama Chris i hiç ağlarken görmemiştim ve yine görememiştim zaten. Chris çekildi.* Chris: Söyle ne yaptılar sana? Yine mi aynı şeyler? *Konuşmadım ve sadece tişörtümün kolunu çekip kolumdaki derin yaraları gösterdim.* Chris: BUNU NASIL YAPA BİLİRLER! *Ben ağlamaktan cevap veremiyodum ama içime içime ağlıyordum. O gün Chris Babamın yanına gitti ve tüm gücünü onlara karşı kullanmıştı. Aile arasında kavga çıktı ve sonra ne oldu bilmiyorum. Bir şekilde biz konuşuyorduk ama Chris asla birşey anlatmadı.* ~Yine şimdiki zaman~ Ben: Hatırladım evet.. Chris: Benden birşey saklama diye boşuna demiyorum. Ben: Kendimde işlerimi hallede bilirim. Ben eskisi gibi değilim artık. Chris: Yinede bende bilmek istiyorum. Ben: Kendimde hallede bilirim hem... Bilmene gerek yok ki zaten birşey saklamıyorum. Chris: Bana yalan söyleme. Gece: kaçış yolun yok kanka. Ben: Gece sus ben hallederim. *Telefonuma bildirim geldi ve telefonum masanın üstündeydi. Chris benden önce telefonu eline aldı.* Chris: Şifresi ne? Ben: Sanane niye söyleyeyim? Chris: Hadi ama Kazuma bile biliyor şifreni. Ben: İstesende öğrenemezsin. Chris: Öyle mi? *Burda sadece Chris ve Gece birbirini duya bilir.* Chris: Gece şifresi ne? Gece: Niye söyliyim? Chris: Gece lütfen bak bu yine başına iş açar. Gece: Of peki tamam *Şifreyi söyler.* Chris: Şifren kolaymış. *Şaşkın şekilde baktım* Ben: Nasıl buldun lan şifreyi! Chris: Meslek sırrı. Ben: Sen ülkede ki mafyalar ile ilgileniyorsun, şifre bulmak nasıl meslek sırrın ola bilir? Chris: Bilmem *gülümsedi.* Ben: Of ne yapıyosan yap gidiyorum ben. Chris: Dur Benide bekle bende geliyorum. *Saçımı karıştırdı.* Ben: Chris seni döverim ciddiyim. Chris: Düelloya varmısın? Ben: Ülkenin düellolarını yöneten bir insan olarak tabikide varım. *Chris rekabetçi bir gülümseme attı.* Chris: Peki o zaman. Şu olayı çözelim sonrada bir düello yapalım. Ben: Olurr! *Chris ile evden çıktık ve arabanın önüne geldik* Ben: Bu sefer arabayı ben sürüyorum. Chris: Nedenmiş o? Ben: Benim arabam çünkü. Chris: Peki ben motor ile gelicem zaten. Ben: Bir kere benim kullandığım arabaya binsen şaşarım. Chris: Yapcak birşey yok. *Chris e baktım ve kafamı çevirip* Ben: Ben ormana gidiyorum yürüyerek gidicem işi sabah hallederiz. Chris: Daha demin arabaya binip gidiyordun hani? Ben: Vazgeçtim olamaz mı? Chris: Peki sen bilirsin. *Kaskını taktı.* Ben: Yada vaz geçtim bende seninle gelicem. Chris: Tamam bin arkaya. Ben: Niye senin motoruna bineyim ki? *Kendi motorumun yanına gittim.* Chris: Yarış diyorsun yani? Ben: En sevdiğin şey yarışmak değil mi zaten? *Gülümsedim.* Chris: Öyle. *oda gülümsedi.* *İkimizde motorlara bindik. Motor ile Chris in yanına geçtim.* Chris: Sen önden git zaten yetişirim sana. Ben: Artistlik yapma lan bana. Chris: Korktun mu? Ben: Ne korkucam senden! *Motoru hızlıca önden sürdüm. Chris benim iyice ilerleme mi bekledi ve Motoru bir anda aşırı hızlı sürerek yanıma yetişti. Hatta beni bile geçmişti.* Ben: OHA! Gece: Hyun sen istesen de bu kadar hızlı olamazsın. Ben: Çocuk motorun piri olmuş. *Chris e yetişmek için Motoru daha hızlı sürdüm ama asla işe yaramadı. Bir süre sonra düello yerimin önünde durduk. Chris gizlice kapıdan içeriyi izliyordu. O sırada arkadan biri Chris e saldıracaktı ki* Ben: CHRİS DİKKAT ET! ~Bölüm sonu~

Bölüm sonu

1 yorum