Bazı insanlar olurdu. Bir insanı üzer, neşelendirir, sinirlendirir, heyecanlandırırdı. İşte, bende onlardan tam 4 tane vardı. Bir de Aid'im vardı ama onu saymıyorum. O beni hep neşelendirirdi. Lolá, Ashtine, Francis ve Theodore. Onlarda birnevi benim evim sayılırdı. Lakin hiçbiri benim için bir Aideth edemezdi. Neşeyle bahçeye çıktım. Sanki bir Prenses gibi değil, küçük yaramaz bir kız gibi inmiştim. Bunu umursamadım ve en mutlu halimle onlara baktım. "Hoşgeldiniz, tatlı belalarım." dedim gülümseyerek. Teker teker hepsine sarıldım. Onları sarayımızda ağırladım, yedirdim, içirdim. Odalarının en ince detaylarıyla bile ilgilendim. Yavaş yavaş karanlık çökünce hepsi odasına çekildi. Lakin ben hala pencerenin önünde kahvemi yudumluyordum. Yıldızları seyrediyordum. Sadece yıldızları. Kahvemi bir kenara bıraktım ve pencereden etrafı kontrol ettim. Bir baş gördüm. Aideth'a aitti. Onu görünce gülümsedim ve başımı tekrar gökyüzüne çevirdim. O an, bir yıldız kaydı. Halam bana küçükken hep "Yıldız kaydığında, bir dilek dile. Gerçekleşme olasılığı diğer dileklere göre daha yüksektir." derdi. Dileğim şuydu, ailemle, dostlarımla, Aideth'a hep beraber yaşamak. Huzurlu, mutlu, hüzünsüx bir şekilde...
Bölüm 9
Güvenin Hizmetinde
Bölüm sonu
Sonraki bölüm kilitli
10. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.