Bir kaç dersin ardından sonunda öğle arası gelmişti. Canımm kuzenim ve bir kaç arkadaşım ile bahçeye çıkıp voleybol oynamaya başladık. Başlarda çok eğlenceliydi çok eğleniyorduk ki İlayda ayağını kırana kadar. Hemen İlaydanın yanına koştuk. Babamlar ambulans çağırdılar. İlayda gitti tenefüste bitmişti zaten. Tam yukarı çıkacakken Deniz yanıma geldi ve beni kenara çekti, ve şunları söyledi;
- Selam Kumsal, naber?
- İyi Deniz sen?
- Bende hmm sana birşey söyleyeceğim.
- Söyle ¿
- Biliyorsun sen çok güzelsin. Çok ama çok
- E-evet?
- Benimle olur musun? Lütfen bak gerçekten..
(Aklım durmuştu sanki o an tüm dünyam dönmeye başladı. Okulda herkesin ona aşık olduğu erkek nasıl beni sevebilirdi?)
- Evet kumsal, evet ya da hayır?
- Hmm tamam olur. Olalım ama bi şartla
- Neymiş o şartt?
-Babama söylemek yok. Duyarsa beni keser. O yüzden babama söylemek yokk.
- Oha be Emir hoca mı seni kesicek? Abartıyorsun bence Kumsal, o çok iyi biri. Ama söylemem merak etme.
- (*içinden* He abartıyom)
- Her neyse bebeğim tenefüste görüşürüz. Ha bu arada unutma "sonunda ölüm bile olsa seni seveceğim"
- Bende bende hadi bay
Deniz okulda ki en popüler kişiydi, ve herkes onun peşinden koşuyordu. Nasıl oldu da acaba beni sevebildi bilmiyorum. Hâlâ aklım almıyor.