"Acı günün izi "
Amir abimin yakın arkadaşıydı abim bizi ögrendinde ise biz okuldaydık. Abim ilk bana sordu ben sesiz kalınca anladı beni bir hışımla amirin yanına gitti. Bende ardından gittim ama birşey yapmamıyordum biri abim diğeri sevdim insandı. Annemle babamda kavgadan ve amirden haberdar olmuşlardı.Ama annem ve babamın yanında bana ve ona destek olmuştu abim ben onu hayretler içinde onu seyretmiştim.Dün olanlardan hemen sonra soluğu yiğit abimin yanında aldım. Dün ailem ile amiri tanıştırdığımda hepsi kararıma destek olmamıştı ama yiğit abim bana destek olması beni gururlandırmıştı. Amir abimin yakın arkadaşıydı okulda ilk bana çok kızmıştı bizi öğrendiğinde hatta amiri dövmüştü. Ama annem ve babamın yanında bana ve ona destek olmustu bende hayretler içinde onu izlemiştim son senesiydi o bu sene okuyup avukat olacaktı amir gibi ben henüz üniversite sınavına hazırlanıyordum. Çünkü ilk sene istemediğim bir bölüm gelince tekrar sınava hazırlandım. Çünkü mimarlık istiyordum. Babam ile yaşıyordum gayet zengin bir ailem vardı babam mimar annem doktor abim ise avukat olacaktı bende babamın izinden ilerlemek istedim onun gibi mimar olmak istedim şirketimizde çalışmak için babam da tek kız olduğum için bana bu kararımda destek olmuştu ben bu desteği ilişkim için beklerken babam sırf amirin benden 4 yaş büyük olmasını sorun edip bize karşı çıkmıştı. Her ne kadar amiri sevmese benim ve abimin arkadaşı olduğu için pek birşey demiyordu. Ve bu beni mutlu ediyordu benim abim bir taneydi bir dediğimi iki etmezdi. Bende sözünden pek çıkmazdım ta ki amiri o gün abimin yanında gördüğüm güne kadar amiri görür görmez etkilenmiştim. Kardeşiyle arkadaş olmuştuk hatta sırf amiri anlatsın diye her gelişinde ona çaktırmadan amiri sorardım. Bende gülümseyerek onu dinlerdim sonuçta sevdiğim adamı anlatıyordu. Arada nasıl oluyorsa laf abime geliyordu. Ben abimin hayatında birinin olduğunu onu çok sevdiğini söylediğimde yüzünde anlamadığım bir hüzün görsem de onu umursamadım sonuçta abimi sevmiş olamaz degilmi abisi olarak görmese ona abi diye seslenmezdi ben abimin yanında bile ona abi denemiştim ordan biliyorum. Daha sonra artık dayanamayıp amire açıldığımda amirde beni sevdiğini söylediğinde şaşırmıştım ben onu beni kardeşi olarak görüp red edeceğini düşünürken oda beni sevdiğini söylemişti. Bir süre herkesten gizleyerek ilişkimizi yaşadık sonra abim olayı amirden duyup onu dövdüğünü söylediğinde onunla küsmüştüm ne kadar gönlümü almaya gelse de yüz vermemiştim ta ki beni o yemekte babamlara savunduğu güne kadar o gün yanımda olmuştu babama arkadaşı olduğunu ondan bana zarar gelmeyeceğini söylediğin de babamda onu dinleyip ilişkimize karışmamıştı. O gün onunla barışıp odasına gidip abime sarılıp " iyi ki varsın abi sen olmasaydın babam amirle birlikte olmamıza izin vermezdi ben onsuz yapamazdım abim ona olan sevgim çok büyük " dediğimde abim bana sarılıp " biliyorum kuzum bende aşık oldum hiç olmayacak birine bundan ötürü seni anlıyorum " dediğinde ondan ayrılıp " ee abicim sır gibi sakladığın yengemle ne zaman tanışıyorum acele etsen iyi olur çünkü ben dayanamıyorum artık onunla tanışmak istiyorum " dediğimde hafif gamzelerini belli edercesine gülüp " yarın mine hejan amani" dediğinde heyacanla ona " tamam sen uyu zaman yarın erken kalk bende uyuyayım hemen yarın olsun " dediğimde abim kahkaha atıp arkamdan " tamam deli kız " dediğinde birsey demeyip hemen odama gidip amiri aradım ilk çalışta açar açmaz ona gülerek " benim mükemmel yakışıklı sevgilim neler yapıyor acaba ondan almam gereken bir izin varda yarın için " dediğimde kahkaha atarak "benim küçük sevgilimin kalbindeyim her zaman da ne isteyeceksin benden sen onu söyle bak unutma yarın yemek yiyeceğiz " dediğinde ona gülerek "sevgilim maalesef yarın abimle bir işimiz var kız arkadaşı ile tanışacagım daha sonra abimle kız arkadaşını bize getirip ailecek yemek yiyeceğiz onun için aradım yarın buluşmayacağız sevgili yengemle tanışacagım " dememle amir bir an durakladı ve daha sonra " tamam sevgilim siz yemek yeyin bende ailemle yemek yerim herhalde sonra konuşuruz olurmu işim çıktı kapatmam gerek " dediğinde şaşırmıştım amir böyle yapmazdı işi önemli olsa dahi benimle konuşurdu. Demek çok önemli bir şey olmuştu. Ama aklıma takılmıştı amirin bu davranışı acaba ne olmuş olabilir benimle konuşmasını bölecek kadar diye düşünürek uyuyakaldım. Sabah uyanır uyanmaz abimin odasına baskın yaparcasına daldım abim yataktan yere düştüğünde ona gülerek " korktun mu abicim " dememle abimle gülerek " beni böyle uyandırmanı özlemişim be kardeşlerin gülü " dediğinde ona sarılarak " bende seninle küs olmamayı özlemişim abilerin en tatlısı " dememle bana sıkıca sarılıp " ah kuzum ya gerçekten amiri seviyorsun hayatın anlamını yapmışsın benim gibi ben önceden sevda aşk nedir bilmezdim o karşıma çıkmadan şimdi anlıyorum seni insanın aklı fikri o oluyor kendinden çok onu düşünüyor ben onu düşünmeden yapamıyorum hatta bugün annemlerle tanıştıracagım evlilik teklifi edeceğim " dediğinde şaşırıp sevindim " ah be abi evlende gözümüz düğün görsün " dedigimde abim benden ayrılıp " tabi anlıyorum seni senin amacın beni ortadan kaldırıp kendin amirle evlenmen" deyince kaşlarımı çatıp ona burun kıvırarak " ah be abim sen evlensende evlenmesende ben evleneceğim okulum biter bitmez " dememle abim burnumu parmaklarının arasından sıkıştırıp " ben evlenmeden evlenemezsin küçük hanım çünkü biz daha ölmedik ben seni telli duvaklı gelin edeceğim " demesiyle yanağımdan bir damla göz yaşı süzülürken gülümsemeye çalışarak " ölmek ne demek abim sen benim diğer yanımsın sen olmadan evlenmeyi düşünmem dahi" dediğimde abim bana sarılıp " ah be kardeşim abisini de düşünürmüş merak etme söz seni evlendirmeden çekip gitmeyeceğim seni ben damada teslim edeceğim" dediğinde gülümsedim ve ondan ayrılıp " biraz daha geç kalırsan yengem seni terk edecek bende tanışmadan yengemle papaz olacağım " dememle abim gamzelerini belli edercesine kahkaha atıp "haklısın güzelim eğer onu bekletirsem benden ayrılır o yüzden duygusal moddan çıkıp bana kıyafet ayarla yoksa ortada buluşacak olacağın bir yengen kalmayacak " dediğinde ona gülümseyip dolaptan ona güzel gösterişli bir takım ayarladım ve odasından çıktım " ve kendi odama girip güzel şık yırtmacı olan bir deri etek ve üstüne de mavi önden bağlamalı bir gömlek seçip duşa girdim duştan çıkıp onları giyip kendimi aynadan süzerken abimin odaya dalmasıyla bakışlarımı ona çevirdim çok yakışıklı olmuştu yanıma gelip kaşlarını çatıp "bu eteğin yarısı nerde güzelim beni delirtmek mi amacın kesinlikle benim yanımdan ayrılmıyorsun yoksa birilerini fena döverim ve karakolluk oluruz " dediğinde ona gülümseyerek "' benim abim çok ama çok yakışıklı olmuş yengem seni görür görmez yeniden aşık olacak " dediğimde yanağıma dokunacagı sırada geri cekilip ona kafamı sağa sola sallayıp " üzgünüm abicim makyajım bozulabilir bunu istemem " deyip geri cekildim daha sonra aşağı indik beraber abimin arabasına bindim ona gülerek " hadi abicim çalıştır arabayı bir an önce oraya gidelim senin aklını çelen yengemle tanışalım " dememle abim bana kaşını çatıp " zaten gerginim daha germe beni evlilik teklifi edeceğim bugün ona kardeşiyle tanışacagım ayrıca " demesiyle kahkaha attım ve elimle yüzündeki kirpiği aldım " hadi abim o zaman çalıştır ne duruyorsun bir an önce varalım oraya " dediğimde abim arabayı çalıştırdı ve yolculuk sesiz geçmişti taaki geleceğimiz yere vardığımızda abim bana bakıp " nasıl olmuşum kılık kıyafetim düzgün mü " diye sorarken ona gülümseyip her zamanki gibi yakıyorsun abim " deyip abimin peşinden restoranda ilerledik abim masaya doğru adım atarken bende arkasından ilerledim yengemi görür görmez beni unutmuştu bende yanına gittiğimde kız önce şaşırdı herhalde abim haber vermemişti abim düşüncelerden çıkıp sevgilisine kısa bir bakış atıp bana döndü ve gülerek " sevgilim bu benim baş belası kardeşim " daha sonra bana bakıp gamzesini gösterircesine " bu da sevgilim yani yengen cansu acar güzelim demesiyle biricik tatlı yengeme bakıp " memnun oldum yengem abim çapkın olduğu için böylesine onu deli divane aşık eden kişiyi merak ettim" dememle yengem bana bakıp gülümseyip " bende memnun oldum şey " dediğinde ona gülümseyip " mine hejan adım" dediğimde yengem abime bakıp " neden onla tanışacağımı önceden söylemedin yiğit ona göre hazırlanır gelirdim hem neden daha önce neden tatlı kardeşinle beni daha önce tanıstırmadın " diye sitem edince ikisine gülümsedim o sırada garson masamıza gelip beni süzdügünde gözümü devirdim ve abime bakıp " abicim ben aç degilim ben gideyim hem siz takılın yengemle de tanıştım " dediğimde abim gözleriyle beni tehdit ederek kalmamı istesede yengemden ötürü pek birşey dememişti bu yüzden şanslıydım. Daha sonra yengemin elindeki deri bileklik ilgimi çekti ve yengeme bakıp "yenge o elindeki bileklik çok güzel kimin" diye sormamla yengem bana dönüp" ah canım beğendin ama bu benim kardeşimin az sonra gelip alacak bilekliği senle tanıştırmayı çok isterdim sen gitmeseydin" bende ona gülümseyerek" anladım o zaman ben sizi baş başa bırakayım" dediğimde derin bir sohbetteydi çünkü onlar derin sohbetteyken amir bana mesaj atıp onunla buluşmamı istemişti.fakat abimle yengem mesaj sesini dahi duymamıştı. bende onu kırmayıp ordan ayrıldım o sırada önüme bakmadan hızla kapıdan çıkarken biriyle çarpıstım tıpkı abim gibi gamzeleri olan ela gözlü bir çocuktu oda bir süre beni incelediği sırada ondan özür dileyip arkama bakmadan çıktım ve şanslıydım önümde bir taksi belirmişti ve bende taksiye binip amirin beni çağırdığı yere gittim ve gördüğüm manzarayla gülümsemeden edemedim bana güzel bir sürpriz hazırlamıştı demek dün bu yüzden konuşmak istememişti sebebi bana sürpriz hazırlamakmış bende günahını almıştım beni fark eder etmez gözleriyle beni süzüp " sevgilim bu dünyada ki en güzel kız sen olabilirsin şuan çünkü dilim tutuldu " demesiyle boynuna atılıp " benimde dünyadaki en yakışıklı avukat adayını görünce dilim tutuldu şuan " dememle benden ayrılıp dudağıma güzel bir öpücük kondurup geri çekildi ve bana bakıp " güzelim kurt gibi açım yemek yiyelim '" dediğinde surat asıp " bende hödük sevgilim nerde kaldı diyordum bekletmeden geldi " dememle kahkaha atıp " hödük sevgilin istersen seninle karnını doyurabilir" demesiyle yanaklarımın kırmızı dönmesiyle amir kahakaha atarak " ben öyle düşünmüştüm o zaman yemek yiyoruz değil mi sevgilim" deyip göz kırpmasıyla onun gözlerinde takılı kalmıştım her hareketiyle beni etkileyen tek erkekti oturup sesizce yemek yerken telefonun sesiyle amire baktım "kimmiş sevgilim arayan " dememle bana gülümseyip " stajım için aramışlar hayatım bir problem çıkmış oraya gitmem gerekli ben seni eve bırakayım" demesiyle dediğini yapıp peşinden ilerleyip arabasına bindim kısa bir süre sonra beni eve bırakıp dudağıma öpücük kondurup gitmişti bende eve gelir gelmez günün yorgunluğuyla pijamalarımı giyip yatağımda uzandım aklım halen abimdeydi acaba yengeme evlilik teklifi etmismiydi bende dayanamayıp onu aradım o sırada telefonu meşgul çaldığında müsait olmadığını düşündüm ve kitap okumaya başladım bir süre sonra kitabı masaya bırakıp telefonumu elime alıp abimi tekrar aradım bu sefer telefonu açtıgında bir kaza sesi duymamla telefon elimden kayıp düşerken telefonu elime alıp abimi tekrar aradım telefonun açmasıyla " abicim ne oldu o ses neydi " diye sorduğumda yabancı bir ses " aradığınız kişi şuan kazazade hastaneye kaldırıyor ağır yaralı demesiyle endişeyle " abim iyimi hangi hastanede " diye sormamla karşıdaki kişi derin bir nefes alıp "alf Hastanesi'nde götürüyorlar onu şuan siz arayınca açtım " dediğinde telefonu kapatıp direk odadan dışarı çıktım annem anlamaz gözlerle bana bakarken bende papağan gibi " abim kaza yapmış anne hastanede şuan yanına gitmeliyim onu yanlız bırakmamalıyım onun bize ihtiyacı var dememle annem yere yığıldı babam bana bakıp ikimizi hastaneye götürdü ben cevap bekliyordu " baba bizi alf Hastanesi'ne götür abim kaza yapmış annem bu yüzden bayıldı " dememle babam hızla arabayı kullanıp bizi hastaneye getirir getirmez danışmana gidip " yiğit Amani nerde şuan diye sorduğumda danışman bize bakıp " o yoldan gelirken vefat etti şuan morga alındı doktoru Serkan kalaycı size morgu gösterir teşhis etmeniz demesiyle daha fazla bilincin dayanamadığı için bayıldım ve sonra gözümü açar açmaz zihnimde sadece şu iki söz yiğit Amani hastaneye yetiştirilmeden vefat etti yankılanıyordu annem yanıma gelip " kızım. Oğlum öldü benim oğlum senin abin öldü baban araştırıyor kaza alanında onu gördüm kızım cansız yatıyordu donuyordu ben birsey yapamıyorum oğlum soğukta üşüyor eve götürelim onu hadi ordan çıkar onu mine oğlum soğuğu sevmez " dediğinde anneme ağlayarak sarılıp "anne o öldü bizi bırakıp gitti hade eve gidelim bende babamın yanına gideyim abime bunu yapanı öğreneyim intikam alayım " dememle annem sakinleştirici yaptıkları için annemi ikna etmem zor olmamıştı annemi eve götürüp kaza yerine gittim abimin arabası çok kötü çarpmıştı babam geldiğimi fark ettiğinde bana sarılıp " kızım abinin arabasını bozmuşlar kasıtlı yapmışlar şimdi tek hedefim oğlumun katilini hapse artırmadan bana ölmek yok " dediğinde babama ve abimin aracına baktım orda bir bileklik fark etmiştim hemen araca doğru gittim bilekliği üstünde bir logo vardı bilekliği ordan hemen alıp gizlice cebime aldım koydum bu abime kıyan şerefsizin bilekliğiydi kesin onu bulmadan hapse artırmadan bana uyku haramdı babam daha fazla gördüklerine dayanmayınca onu alıp arabaya koydum ve arabayı ben sürüp onunla eve girdik ailemizden kimseden çıt dahi çıkmıyordu amani ailesi yıkılmıştı abimin ölümüyle cebimdeki bilekliği çıkarıp sıktım ve o an içimden yemin ettim bende mineysem seni hapse göndermeden ölmem diye geçirip odama gittim ve bilgisayarda araştırma yaptım o esnada bu bilekliği benim bir yerden gördüğüm aklıma geldi aklımı biraz zorladıktan sonra hatırladım evet evet bu bileklik abimin sevgilisinde görmüştüm ona sorduğumda kardeşine ait olduğunu birazdan alacağını söylemişti o an öfkeden deliye döndüm yani bunu yapan sevgilisinin kardeşiydi laptopu elime aldım ve adını soyadını yazdım kardeşiyle birlikte oldukları haberi gördüm bileklik onun elindeydi bugün çarpıştığım çocuktu hemen adına baktım telefondan adı şuydu Enes Alp acar yazmamla çocuğun resmini gördüm ve ona tiksinircesine bakıp senden abimin intikamını alacağım Enes Alp sen nasıl abimi öldürdüysen bende seni hapse tıktırmadan bana rahat yok dedim içimden daha sonra hakkında çıkan en son haber baktım zenginlerdi bu yüzden kendi okulları vardı büyük ihtimalle orada okuyacaktı. Bende o üniversiteyi ona cehennem edip hapse tıktırmak için o üniversite hakkında Bilgi topladım ve okul puanına bakıp kendime ders çalışmak için bir takvim ayarladım ona göre ders çalışma programı yaptım üniversitenin taban puanı yüksekti o yüzden sıkı bir çalışma programı hazırladım ve o gün boyunca abimi sayıklayarak ve ağlayarak uyudum...
.......******.....******.....****....****.....****.......