İçeriğe geç

Düşmanlığın gölgesindeki aşk

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Düşmanlığın gölgesindeki aşk

Bölüm 1

1.BÖLÜM: İLK KARŞILAMA

Sonunda bölümümün, son sınavını da verdiğime göre rahattım. Daha çok spora, yarışmalara ve en çok da yaz olimpiyatlara ağırlık vereceğim. 8 yıldır tekwando ve boksörlukle, son iki yıldır da okçulukta ilgileniyorum . Tekwando da Tükriye şampiyonluğum, boksörlükte il birinciliğim var. 3 yıldır sıkı çalışmamın sonunda; genç yetenekliler kulübünden, yıldızı parlayanlar kulübüne terfi edildim. Yanı bu yıl , yaz olimpiyatlara katılma fırsatım daha çok. Artık hayalime bir adım daha atmış oldum.

Okuldan çıkıp spor salonuna doğru yol aldım. İlk işim yıldızı parlayanlar kulübündeki, ahmet hoca ile görüşmekti. Daha sonra da okçuluk dersime geçecektim.

Bugünkü programım biraz fazla olduğu için, yürüyerek kendimi daha fazla yormamaya karar aldım. Otobüs durağına doğru yöneldim. Otobüs durağına , iki kişi daha vardı. Durağın köşesinde, bineceğim otobüsü beklemeye başladım. Aradan çok uzun süre geçmeden, 1 numaralı otobüs geldi. Durakta bekleyenler ise 1 numaralı otobüse bindiler. Benim otobüsüm, 3 numara olduğu için biraz daha bekleyecektim. O yüzden oturma kısımlarına geçtim.

Dışarda olduğum zaman, genelde insanlara ve dışarıya bakmayı daha çok severim. İnsanların nasıl bir karaktere sahip olduklarını anlamaya çalışırım. Sanki kendimi bir dizinin içinde buluyormuşum gibi olayları, insanları anlamaya çalışıyorum.

Karşı parkta, bir anne çocuklarıyla birlikte oyun oynuyordu. Gülüşleri tüm sokağı inletiyor, gelen geçen herkes anne ile çocuğuna bakıyordu. Bazıları yadırgayacak sözler söyleyip geçiyordu. Ama anne umursamayıp çocuklarıyla oynamaya devam etti.

Onları böyle gülümseyerek izlerken, yanıma birisinin oturduğunu fark etmedim. Kafamı çevirip baktığımda ; uzun boylu, orta kilolu, beyaz tenli, kumral şaçlı, keskin yüz hatları ve hafif kaslı birisiydi.

Onu gözetlediğimi anlamış gibi, telefondan kafasını kaldırıp bana baktı. Bende hızlıca tekrar önüme döndüm. Zaten hemen ardından da otobüs geldi.

Otobüse binerken, duraktaki çocukda arkamdan geliyor. Akbili okuttuktan sonra en arkalara doğru geçmeye başladım. Oturacak yer olmadığı için mecbur ayakta gidecektim.

Şoför, bir durakta durunca insanlar binmeye başladı.

Soför "Arkaya doğru geçin " diyerek, insanları yönlendiriyor. İnsanlar ise arkaya doğru, sıkışarak geliyorlar.

Otobüs durağındaki çocuk, yanıma gelerek tutacaklardan tutulmaya başladı. Tüm dikkatimi yola vermişken, otobüs şoförü anı fren yaptı. Dengemi kaybederek yandaki çocuğun üzerine düştüm.

Herkes şoföre hakaret ederken, bende çocuğun üzerinde kalktım. Çocuk bana sert bakarak farklı bir yöne geçti.

" sanki benim suçum hödük" diyerek de kendi içimden geçirdim.

Yaklaşık yarım saat sonra, varacağım yere gelmiştim. Otobüsten inerek, spor salonun girişinden girdim. İlk işim Ahmet hocayı bulmaktı. Koçluk özel odalarda, Ahmet hocanın özel odasını bulduktan sonra kapıyı tıklayarak içerden onay sesini bekledim.

"Gelebilirsin" Ahmet hocanın sesini duyduktan sonra, kapıyı açarak içeriye girdim.

Güler bir yüzle "merhaba hocam ben Beril Gümüş. Genç yetenekliler kulübünden buraya terfi edildim. Genç yetenekliler kulübündeki Yunus hocam size yönlendirdi. Ders saatini ve hafta da kaç gün olacağını soracaktım.

"Öncellikle hoş geldin Beril. Son zamanlardaki yaptığın başarılarını falan duydum. Çok yetenekli ve başarılı bir ögrencisin, buraya da zaten bunun için geldin. Burası diğer kulüpten biraz daha disiplin ve biraz daha zorlayıcı bir kulüp, eminim ki elinden geleninin en iyisini yapacaksın. Ders günleri ise, haftanın 7 günü olacak. İlerliyen zamanda, 6 gün antrenman 1 günü ise ftns olacak. Herkese özel beslenme ve spor programı verilecek. Bi sabahları ders oluyo birde akşamları hangisine müsaitsen ona gelebilirsin. Sabhları:10.00'dan öğlen 13.00'e kadar. Akşamları da: 17.00'dan 20.00'a kadar. Hangisine müsaitsen ona gelirsin.

Dedi ve sözü bana bıraktı.

"Benim okçuluk ve boksörlük derslerim de var ,sabahları o yüzden gelemem. Ama akşamki derslere muhakak gelirim. Birde bu programları ne zaman vereceksiniz?

"Yeni gelenleri önce gözetmemiz lazım. Daha sonra kilosunu, boyunu, yağlarına bakıp ona göre uzman doktor ve hocalarla bir program hazırlıyacağız . Bu da en az 3‐4 hafta bulur. "

"Anladım hocam teşekkür ederim. "

"Önemli değil Berilciğim, yarın akşam gel derslere başla.

"Muhakkak geleceğim hocam, başka bişey yoksa müsaadenizi işteyim?"

"Şu anlık yok Beril, olursa sana söylerim."

"Tamamdır hocam teşekkür ederim. " diyerek ayağa kalktım.

"Tekrar kolay gelsin, iyi günler hocam. " diyerek kapıdan dışarıya çıktım.

Hızlıca ordan uzaklaşıp, okçuluk dersi için üstümü değiştirmeye gittim ordan da malzemeleri aldıktan sonra, atış yapacağımız alana doğru gitmeye başladım. Hızlı adımlarla giderken önüme aniden otobüs durağında karşılaştığımız çocuk çıktı ve çarpıştık.

Üsten bakarak "Önüne baksana"

dedim.

O da bana karşılık " asıl sen yavaş gitsene " dedi.

Kaşlarımı çatarak elimdeki malzemeleri gösterdim. " keyfimden hızlı gitmiyorum değil mi, acelem var ki hızlı gidiyorum?"

Küçümseyici bir ifadeyle," durakta beni süzerken acelen yoktu ama?"

İnkâr ederk "hayır seni süzmüyordum" diyerek üste çıktım.

" ve ayrıca şuan seninle hiç uğraşamıyacam, dersim var. " diyerek hızlıca ordan uzaklaştım. Arkadan gülme ve bir sürü laf duysam da, arkamı dönmeden yoluma devam ettim.

...

Ders bitti ve evime geldim. Annem mutfakta uğraşıyordu, babam ise eve daha gelmemişti.

"Ben geldim sultanım " diyerek yanaklarından öptüm. Annem de bana karşılık vererk

"Hoşgeldin güzel kızım " diyerek o da benim yanaklarından öptü.

"Yemekte ne var?" Diyerek tencerelerin kapaklarını açtım. Annemle ikimiz aynı anda " domates çorbası ve kabak yemeği " dedik.

Annem " hadi git üstünü falan değiştir, birazdan baban gelir beraber yemeğe ğeçeriz"

"Tamam sultanım, ben hemen geliyorum. Daha bugünün dedikodusunu yapacağız. " diyerek ikimizde güldük.

"Sen böyle oyalanırsan, anlatamiyacaksin ona göre. "

Annemin bu söylediklerinden sonra, koşar adımlarla odama geçtim. Pijamalarımı giydim, diğer kıyafetleri kirli sepetine koydum, banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım ve mutfağa tekrar geldim. Annem çoktan masayı hazırlamış ve hatta çay suyu bile koymuştu.

Annemin yanına gidip bugün olan biten herşeyi ona anlatmaya başlamıştım. Biraz anlattıktan sonra babam geldi ve o da bize dahil oldu. Hepimiz tek tek bugün ne yaşadıysak anlattık, güldük ve eğlendik.

Yemek yeme, çay içme, sohbet etmek, mutfak toplama derken saat baya geç olmuştu. Annemlere iyi geceler öpücüğü verdikden sonra , odama geçip yatağıma yattım. Yarının en güzel geçmesi için de içimden dua ettim. Yorgunluktan artık gözlerimi açamıyordum. Bende kendimi uykuya bıraktım.

Güzel yoru

Bölüm sonu

2 yorum