
17 Yaşındaki Ryan Bright, telefonuna gelen bir çağrı ile uyandı. Saat gecenin 3:47 siydi. Bu saatte onu kim arardı? Telefonu eline aldı. Gözlerini ovuşturdu ve ekrana baktı, ışık karşısında gözlerini kıstı ve ekrana baktı. Bu çağrı komutanından gelmişti. Evet dogru duydumuz, komutan. Gözlerini endişeyle açtı ve komutanın onu neden aradığını öğrenmek için Price'ı geri aradı. Price telefonu açtığında ise yatağından kalktı.
Ryan "Komutanım, sorun ne-"
Price, Ryan'ın lafını böldü ve aceleyle konuşmaya başladı
Price "Ryan acil bir görev var, kaybedecek zaman yok. Hemen karargaha gel. On beş dakikaya. helikopterde olmalıyız. Tekrar ediyorum, on beş dakika!"
Diyerek telefonu kapattı ve Ryan'a cevaplamak için süre vermedi. Ryan aceleyle üzerini giyindi ve yüzünü yıkadı. Telefonunu yanına aldı ve bir ceket giyip evden çıktı. Arabasının kapısını hızla açtı ve anahtarı sokup kontağı çevirdi. Karargaha varmak için en hızı şekilde ilerliyordu. Karargaha pek uzak oturmadığı için üç dakikada karargaha vardı. Arabadan hızla indi. Soyunma odamnda üzerini değiştirdi, Daha sonra ise koğuşa indi ve görev arkadaşlarının orada hazır şekilde tam teçhizat durduğunu gördü.
Ryan-"Beyler, bu kadar aceleye neyin sebep olduğunu biliyor musunuz? Neden aniden göreve çağrı aldık böyle?"
Sesinde merakla sordu. Aynı zamanda hala sesinde üstlerine duyduğu saygı vardı. Ghost ve Soap, Ryan'a yorgun fakat sert bir bakış attı. Onlar da yeni uyanmış gibilerdi. Fakat Gaz tam tersine enerjik görünüyordu ve göreve hazırdı. Yüzlerinden anlaşıldığı üzere
durum ciddiydi.
Soap-"Görev ciddi, çocuk. Makarov'un araçlı konvoyunun tam konumuna sahibiz ve görünüşe göre bir şey planıyor."
Ghost göz devirdi
Ghost "Evet. Onun s*kik beynini patlatmak için güzel bir fırsat."
Gaz "Bence o kadar kolay
olmayacak. Geçmişte yaptıklarına
bakılırsa, bu bir tuzak gibi."
Diğerleri bu fikri onayladı. Price
koğuşun kapısını ittirerek açtı ve içeri girdi. Gözleriyle herkes orada mı diye kısa bir bakış attıktan sonra elindeki haritayı gösterdi. İşaret parmağını bir yere koydu. Dağlık bir yer. Burası kışı çok sert geçiren bir yerdi. Terör konvoyu geçişi için ise çok tenha ve uygun bir yer.
Price-"Buraya ineceğiz. Sonrasında ise önlerini kesmek için hızlı olmalıyız. Yürüyerek dereyi geçip karşıya geçeceğiz. Ne kadar hızlı hareket edersek o kadar iyi."
Price lafını bitirmeden helikopter ön sahaya indi. Komutanlar sıra halinde helikoptere bindi. Ryan da zaman kaybetmeyerek koştu ve helikoptere atladı. Helikopter yarım saat içerisinde hedefin olduğu dağa vardı. Tim helikopterden indi ve yürümeye başladılar. Ryan radarı tekrar kontrol etti. Karargahta gördüğü araç sabit duruyordu. Soap geldi ve elini Ryan'ın omzuna attı.
Soap-"Hey Ryan. Sigara içer misin?"
Ryan görev saatlerinde sigara içmezdi. Teklifi nazikçe reddetti.
Ryan-"Hayır, görev saatlerinde sigara kullanmıyorum. Yine de saol."
Soap-"Hadi ama, bir tane!"
Soap, Ryan'ın üzerine gitti. Fakat Ryan kararlıydı. Sonunda onu ikna etmeyi başardı ve radara geri döndü. Birkaç dakika sonra yürüyerek cepheye indiler. Pusuya yatmışlardı fakat birşey fark ettiler. Araç bomboştu ve etrafında kimse yoktu. Ayrıca konvoy da 7 dakika geçmesine rağmen hala ortada yoktu. Herkes şaşkın şaşkın etrafa bakarken Gaz radarı Ryan'ın elinden aldı. Gözleri fal taşı gibi açıldı.
Gaz-"S*KTİR, ARKAMIZDAN GELİYORLAR!"

Gaz bunu söylediği anda herkes arkasına baktı. Ghost sanki bunu tahmin etmiş gibi bir tavır takındı ve silahını o yöne çevirdi. Askerler kısa sürede KONNI tarafindan çevrelenmişti...
-DEVAM EDECEK...