.
Ertesi gün
Sabah alarmım ile uyandım. Hızlıca üzerime siyah kazağımı ve mavi pantolonunu giyip mutfağa gittim. Babam mutfakta yemek yapıyordu.
-Günaydın baba
-Günaydın kızım
-Bugün iş yok mu?
-Var ama saat dörtte önce okuluna gidicez hadi bakalım kahvaltı hazır!
Babama gülümsedim ve masaya oturdum. Babamda oturdu ve kahvaltımızı yaptık.
-Ellerine sağlık baba
Kahvaltımı taptıktan sonra hızlıca odama gittim. Hafif makyaj yapıp parfüm sıktım.Neyseki babam eve yakın bir okul seçmişti yani yürüme mesafesindeydi.Babamın seslenişiyle aşagı indim.
-Hazırsan çıkalım
-Hazırım
Ayakkakılarımızı giyip evden çıktık. 5-10 dakika yürüdükten sonra okulun bahçesine giriş yaptık. Okulun bahçesi güzeldi. Babamla birlikte yavaş yavaş okulun içine girdik.
Okul yıkık dökük değildi ve bu güzeldi. Babamla birlikte 2. kata müdürün odasına gittik.Kapıyı çaldığımızda içeriden 'Girin' sesi geldi ve kapıyı açıp içeri girdik.
müdürün karşısındaki deri koltuğa oturdu babam. Bende babamın yanına oturdum.
Yarım saat sonra işimizi halledip müdürün odasından çıktık.
-Yarın okula gidiceksin heyecanlı mısın?
-Ne demezsin
diye mırıldandım. Okulu sevmiyordum ama gerçekler acıtır gitmek zorundaydım. Okulu sevmememin nedeni yok sevmiyorum yani sebepsiz nefret.
Okul bahçesinden de çıkmıştık. Eve doğru gidiyorduk. Etrafa bakarken yine gözüme bir şey takıldı.Bu ela gözler....Bu dünkü kişiydi maskesi yoktu ama yine simsiyah giyinmişti.
Bana bakıp sırıttı. Tam o an titrediğimi hissettim korkutucuydu. 'Korkutucu ama bir o kadar da yakışıklıda'diye geçirdim içimden. Ah ne diyorum ben ya. Babam süpheli bakıslarıyla bana döndü.
-Bir şey mi oldu kızım?
-ııı....
Ne diyecektim ki.Evet baba izleniliyoruz mu diyom.Aslında diyebilirim ama emin değilim bize baktığına.
-Yok bir şey baba
-Tamam o zaman ben buradan karakola gidicem akşam geç gelebilirim.
Tamam baba.
Her ne kadar korksamda cesur kalmalıydım hem babamı işten alıkoyamazdım.
Babamla ayrılınca eve doğru hızlı adımlarla yürüdüm.Evin önüne geldiğimde hızlıca kaoıyı açtım ve kendimi içeri atıp kapıyı arkamdan kapattım.
Duşa girdim ve yorgunluğumu üzerimden atmaya calıştım. Duştan sonra üstümü giyinip yemek yedim ve güzel bir film seçip film izledim.
Filmden beş dakika sonra zil çaldı kapıyı açtım. Babam gelmişti. Babamı içeriye aldım ve ardından kapıyıl kapattım.Birlikte salondaki koltuklara oturduk. Babam konuşmaya başladı:
-Bugün bir baskın yaptık.
-Eee ne oldu baskında?
-Baskında Ünlü mafya ailelerinden biri olan Çınar Uygur'un malikanesi ne gittik ve baskında eşi Bahar Uygur öldü.
-Keşke öldürmeseymişsiniz en azından parmaklıklar ardında olsa bile hayatta olurdu.
-Çok direnmişti. Hadi Aylin uyu sen yarın okula gidiceksin.
Babamı başımla onaylayıp odama çıktım ve pijamalarımı giyip kendimi uykunun kollarına bıraktım.