Düşman Akademisi
İlk Kural
Selam.
Ben Alara.
Ve şu anda sana dünyanın en saçma okulundan yazıyorum:
Düşman Akademisi.
Buraya gelen herkes aynı şeyi öğreniyor.
Düşmanını tanı.
Ona güvenme.
Ve asla...
Aşık olma.
Evet.
Yanlış okumadın.
Burada aşık olmak yasak.
Hem de öyle “öğretmen görürse azarlar” tarzı bir yasak değil.
Gerçekten yasak.
Kapının girişinde bile yazıyor:
1. KURAL: RAKİBİNE ASLA GÜVENME.
2. KURAL: DUYGULARINI KONTROL ET.
3. KURAL: AŞIK OLMA.
Ben üçüncü maddeye özellikle takıldım.
Çünkü bir okulun neden öğrencilerine “aşık olmayın” diye kural koyduğunu hâlâ anlamış değilim.
Ta ki ilk dersime girene kadar.
Kapıyı açtım.
Sınıftaki herkes sustu.
Öğretmen tahtaya tek bir isim yazdı:
ALARA
Sonra bana döndü.
“Geç kaldın.”
“İki dakika.”
“Düşmanına karşı iki dakika bile fazla.”
Kaşlarımı çattım.
“Düşmanım kim?”
Sınıftaki birkaç kişi güldü.
Öğretmen ise hiç gülmedi.
Arkamdaki sıradan biri fısıldadı:
“Burada herkes senin düşmanın.”
Tam arkamı dönecekken öğretmen masaya bir dosya bıraktı.
“Alara. İlk görevin.”
Dosyayı açtım.
İçinde sınıftaki herkesin fotoğrafı vardı.
Ama bir fotoğrafın üzerine kırmızı bir çizgi çekilmişti.
Bir kişi hariç.
Fotoğrafı elime aldım.
“Bu kim?”
Öğretmen cevap vermedi.
Sınıftaki çocuklara baktım.
Kimse konuşmuyordu.
Sonra en arka sıradan sakin bir ses geldi:
“Onu bulursan neden burada olduğunu da öğrenirsin.”
Başımı çevirdim.
Çocuğun yüzünde hiçbir ifade yoktu.
“Sen kimsin?”
Bana baktı.
“Karan.”
Sonra dosyayı işaret etti.
“Ve o fotoğraftaki kişiyi bulmanı tavsiye etmiyorum.”
“Niye?”
Karan gözlerini kaçırmadan cevap verdi:
“Çünkü onu bulursan…”
Kısa bir sessizlik oldu.
“…okuldaki herkesin düşmanı olursun.”
