İçeriğe geç

Düşen Yıldızın Gölgesi

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Düşen Yıldızın Gölgesi

Bölüm 6

Zihin Binasında Tur

Zihin binası genel anlamıyla çok kapsamlı bir binaydı. Sınıfları, çalışma alanları ve laboratuvarlarıyla tek kelime ile eşsiz gözüküyordu. Büyü sınıfları, teknik odaları, pratik odaları ve tabiikide dinlenme odası herşey mor ve siyah tonlarındaydı. Moru severim o konuda şikayetim yok ama cidden siyahla birleşince aşırı kasvetli bir alan oluşuyormuş gibi geliyor. Zihin binasındaki herkeste psikolojik sorunları var gibi davranmasa olmaz bide, gerçekten burda kendimi bi soytarı gibi hissediyorum ama kimseyi güldüremeyen bir soytarı gibi düşünün işkencemi şimdi anlamışsınızdır bence.

Size biraz önce anlattığım yerleri gezmeyi bitirince zihin ısınma ve kütüphane bölümüne gittik, normalde diğer binalarda böyle bir oda mevcut değil ama görevli kadınların söylediğine göre bu oda zihin binası yapılırken özel bir istekle konulmuş. İlginç acaba neden böyle bir ihtiyaç duydular zaten okulda bir tane toplu kütüphane bulunuyor, eminim zamanında mantıklı ve farklı bir sebebi vardır ama şuan da öğrenciler için pekte kullanışlı gözüktüğü söylenemez, neyse nedenini bilmemek bir noktada benim için çok daha iyi bir seçenek bence çünkü düşünüyorum da burda Jax veya Daphne burda olsaydı bana buranın tarihçesi hakkında destan dizerdiler o yüzden yapılış amacını bilmemek beni üzmüyor aksine bir noktada rahat hissettirdiğini bile söylebilirim.

Eğer yanlış saymadıysam upuzun kitaplıklardan oluşan toplamda 6 büyük bölüm vardı. Oldukça sade ve bazı yerleri eskimiş bir kütüphaneydi burası, raflarda özellikle eski püskü kitaplar olduğu görülüyordu ve tüm kitaplar sadece zihinle ilgiliydi toplu kütüphanedeki gibi fantastik romanlar veya dünya edebiyat klasikleri bulunmuyordu.

Biraz daha ilerledik görevli kadın birşeyler anlatırken benim dikkatim arkada temizlik yapan başka bir görevliye kaydı, normalde okulda bir temizlik görevlisinin temizlik yapması gayet normaldir ve bu kimsenin dikkatini çekmez ama bu farklı bir durumdu çünkü kız diğer temizlikçilere göre çok daha küçük duruyordu hatta bizimle yaşıt gibiydi. Saçları benden biraz daha uzundu yani omzunun biraz aşağısındaydı ve rengi tıpkı bal gibi bir sarısıydı, boyu uzundu, gözleri bir ceylanınkine çok benziyordu sipsiyahtı. O an aklımdan sadece kıza gidip neden okumak yerine çalıştığını sormak geçiyordu ama bunu yaparsam çok net bir şekilde daha dersler bile başlamadan yıldızım düşerdi ve -1 yıldızla başlamak gibi bi niyetimde yoktu. Tamam başkan olup binamı temsil etmeyecektim ama yinede hocaların beni ciddiye alması için o yıldızlara ihtiyacım vardı. Gitmedim ama uzaktan uzağa kızı kesmekten de vazgeçmemiştim, bian için kızla göz göze geldim ve bu aklıma garip bir düşünce getirmişti. Kız Gabriel'a benziyordu hemde fazlasıyla size şöyle söyliyim Gabriel'i alıp kız yapmışsınız gibiydi.

içimden saymaya başlasam da her maddede bir parmağımı yukarı kaldırıyordum.

Bal sarısı saç, uzun boy, simsiyah göz bunları saydıktan sonra birkaç dakika boyunca sustum ve düşündüm sonra ise kendime kızdım. Saçmalama Abigail 3 özellik onları akraba yapmaz dedim kendime ve biliyorum başka argümanım yok ama cidden felaket benziyorlar.

Ben bu düşüncelerle boğuşurken bizi serbest bıraktılar ve tüm cesaretimi toplayıp kızla konuşmaya karar verdim tamam daha fazla kanıt bulana kadar onun Gabriel ile akraba olduğunu düşünmek mantıksızdı ama gidip niye okumadığını ve nasıl öğrenciler ile yaşıt olmasına rağmen çalışmasına müsade edildiğini sorabilirdim yanına doğru yaklaştım ve sesimin düzgün çıkması için boğazımı temizledim ama sonra bunu yaptığım için kendimden utandım çünkü bu tipik bir Jax hareketiydi ve ben onun kadar bilgili görünmeye çalışsam muhtemelen rezil olurdum. Konuyu uzatmadım soğuk ama aynı zamanda meraklı bir ses tonuyla birlikte konuşmaya başladım.

Pardon size birşeyler sorabilirmiyim?

Bölüm Sonu

Bölüm sonu

2 yorum