İçeriğe geç

Düş

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Düş

Bölüm 1

Bölüm |1

..Neden ?

O güne dair ağzımdan cikan, cikabilen tek kelime buydu.

Belki de hic söylenmemisti o sözcük , iç sesimden yankilaniyordu.

Acaba oylemiydi?

Artik bundan bile emin degilim.

Gözümü açtığımda bir konser salonunda buldum kendimi .

Zihnimde canlandı o salona dair tüm anılarım.

Kulağımda bir ses ufak ve çok uzakta sanki, ama anıları çok büyük ve etkisi muazzam.

Ordayim evet, o anı tekrardan yaşıyorum.

Ilerlemeye cekiniyor olsamda, ilerliyorum .

Nerde olduğumu anladim.

Aslinda derin bir sessizliğe sahip bu salonda, Insanlarin fisildamalarini duyabiliyordum.

Biraz uzakdan minicik bir ışık belirdi ve ordaydi.

Işğın altinda kocaman kanadiyla duran soğuk ama bi okadar da etkileyici Piyano.

Ama nasil ?

Daha bu sabah kapıdan cıkıp darmadağın olmuş olan kafami toparlamak icin evden disari cikmistim oysaki.

Suan ben nasil burdayim ve neden ..

Kafami sağ tarafa cevirdiğimde yanimda duran ama benim hic farketmediğim Piyano ögretmenim duruyordu.

Gördügüm ve rastladığım en uzun kadındı.

Belki de ben genetiğimden dolay kisa olduğumdan bana hep uzun gelmıştı.

Yine sol tarafindan ördüğü up uzun siyah gri saçlarini sallanıyordu.

Hep nefret etmışımdır saçından, zaten uzun ve ince olan kemikli yüzünü daha da ince gösteriyordu.

Belki de benim saçlarim kisa olduğundan, kıskanmışımdır.

Tabi o zaman, o yaşlarda bu şekilde düsünmüyordum, düşünemiyordum.

Zaten ufak ve iri bir kiz olan ben, Hocamın yaninda daha da minik daha da iri duruyordum.

O zamanlar da hissetdigim o samimiyetsizligi ve ketun duruşu hic değışmemisti.

Dönüp yüzüme bakti..

'' Hadi ama sıra sende biz bunu konuşmuştuk, yapamasanda sorun yok ama yapacaksin bir sekilde " dediğini resmen beynimin icinde duydum.

Biraz titreyerek biraz heycanlı ,biraz endişeli bir şekilde ama bir nevi de özgüvenli.

Belki kimsenin anlamamasi icin takınmıştım o özgüveni.

Etrafıma bakına bakına ,mor kadife elbisemle ilerledim piyanoya doğru.

Sandelyesini düzeltdim ve ışıkların icinde ailemi Annemi ve Babami aramaya başladım.

Bulamadım ..

Işıklar dindi, salon sessizleşti ilk dokunuşum gercekleşti.

Çaldım.. bana verilen parça belki 2 en fazla 3 dakikalik minik bir parçaydi.

Enteresan bir şekilde her anını yaşadığim halde , çaldığım şarkiyi ne duyuyor ne hatirliyordum.

Anlımdan ter akiyordu nihayetinde bittiğinde.

Alkış beklerken daha da derinleşen bir sessizlikle karşilaştim.

Başimi kaldırdim ve kimse yokdu..

Hala ne olduğunu algılamıyor iç sesimin paniklemesini dindiremiyordum.

Meğerse bu benim yolculuğmda aldığım ilk yaraymış.

BÖLÜM A -

Güneşin sıcaklığını tenimde, göz kapaklarımda hissediyorum.

Güneşin yüzüme vurmasından sadece yılın soğuk zamanlarında hoşlanırdım.

Ama bu farklıydı beni rahatsız etmektense, sanki yıllardır güneş görmemiş ve sonunda kavuşmuş kadar mutluydum.

Artik o kocaman ve ürkütücü salonda değildim.

Tanıdık yakın zamanda vakit geçirdiğim bir yerdeyim farkındayım.

Herzaman cam kenarında bulundurduğum tütsü cubuklarin kokusunu alabiliyordum.

Bir önceki gün çıkıp kurtulmak istediğim o ev, oda yatak bu hayat suan çokta rahatsız etmiyordu.

Bir rüya görmeme ,gerçek dışı bir şey yaşamamada bir nevi sevindim, cünkü en son ne zaman bir Rüya hatta bir kabus gördüğümü bile hatırlamıyordum.

Yüzümde degisik alışık olmadığım bi tebessümle gözlerimi açtım.

Evet evimdeyim.

Sadece bir rüyaydı yada ben yine bi kriz geçirdim .

Bu daha olası bi durumdu bu aralar.

Gerçi ben alıştım sanki bu durumlara.

Yatağımdan cikip pencereye yöneldim, herzaman yaptığım şeydi.

Ölen bu dünyada son kalan oksijeni ciğerlerime çekmek için pencereyi açtım.

Suan uzamış olan saçlarımı tepeden darmadağın toplayıp bende alışkanlık haline gelen günü olumlamaya başlayacaktım ( bilirsiniz işte evren beni seviyor, kabul ediyorum olumluyorum 777 ve benzerleri) .

Sokağa baktim yine değişmeyen bir insan yoğunluğu, hepsinde bir telaş aşağıda yaşlı Jo herzamanki gibi karşı binadaki kızıl ve obez kadınla şiddetli bir şekilde kavga ediyordu.

Çapraz sokakta son ses müzik sesleri geliyordu.

Kesin yine bir mağaza sözde İndirimlerine başlayıp, iflas etmek üzere olduğu için elinde kalanları çıkartmaya çalışıyordur.

Hareketli sokağı izlerken yine düşüncelerime dalmışım.

Ben mi çok gerçekçi yaklaşıyorum dünyaya yoksa insanlar mı çok havari yaşıyordu.

Beş on dakika kadar cam kenarında oturup normal bi insan olmaya çalıştıktan sonra bedenimin yavas yavas beni sabah kahvesi krizine soktuğunu hissettim .

Inip kendime bi kahve alıp monoton ve rutin günüme başlamayı hedeflemiştim.

Hayatımın 10.592.0238 inci gününden kocaman bi Günaydın...

Ne heycan verici ama .. dimi ?

Üzerime birşeyler atdim ve yatak odasından ciktim, evet hala aynı evdeydim benim Evim burası.

Demekki dün gece yine eve gelmiştim.

Ne olduğuna dair en ufak bir fikrim yoktu,hatırladığım bir anı ,bir tahmin dahi yürütemiyordum.

Tek hatırladığım darlık ,karanlık ve kalp çarpıntısı.

İç sesimi tekrar net bir biçimde duyabiliyordum.

"Klasik bir panik atak geçirdin Maggie, başka ne olabilir ki "?.

Koridorda parmaklarımı duvara süre süre ilerleyip, resmen kafamın içindeki sesle konuşuyordum.

O an birsey farketdim aslinda uzun zaman önce farkedip çokta üzerine düşünmediğim birseydi.

Yalnız değildim ve hiç olmayacaktım.

Kafamdaki ses beni asla yanliz bırakmayacak , bana sırtını dönmeyecekti.

İç çekerek mutfağa doğru ilerledim .

Benim adım Maggie, ben iyim , daha da iyi olacağım. Mutluyum huzurluyum dünyanın, hayatın bana verdiği hersey için sonsuz minnet duyuyorum.

(Ne iyim ama )

Kahve makinesi dolaptan indirirken,arka odadan gelen bir sese birden durakladım.

Neydi o ?

Acaba Tara mi evde ?

İmkansız çünkü o bu saatde daha yeni işten cikmis oluyordu.

Erken mi çıkmıştı acaba ?

Kahve makinesini yavaşça ve sessizce tezgahın üzerine biraktim.

Yine aynı yavaşlıkta arkamı döndüm, küçükken birşeyden korktuğum zaman, görünmez olduğumu zanneder, sessizce ya bekler yada beni korkutan şeyden uzaklasirdim.

Bazen bu hayal ettiğim yatağımın altındaki 5 bacaklı canavar olurdu.

Bazen de gece yarısı odanın camımda,belirleyen kocaman bir göz.

O zamanlar küçüktüm ama sanırım tek gözlü canavar, bir filmden aklımda ve zihnimde kaldi.

Peki ya suan karşımda gordugum manzara,üzerime gelen dev dalgalar bi hayal ürünümü yoksa gerçek mi ?

İç sesim ordamisin?

Bölüm sonu

1 yorum