İçeriğe geç

Durakta Ki Numara | Yarı texting

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Durakta Ki Numara | Yarı texting

Bölüm 1

1. Bölüm~(Yapılan Yanlış)

Hoşgeldinizz sugar kızçelerimm💋💋

BEN GELDUMMM🏃‍♀️🏃‍♀️

Tiktokki ilginiz için teşekkür edip götümün arşa kalktığını bildirmek isterim ne güzel yorumlardı onlar😭😭😭beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın fikirleriniz benim için değerli(sizde değerlisiniz🤤🤤🤤~~ (Bende size destek olurum)

Çünkü Kpss gircem( o bana giricek) neyse avutayım dedim kendimi ama nasılll??? Sonra dedim aptalll! (Firdevs sesiyle) senin kitabın var ya bölüm yaz çok mantıklı geldi yazayım dedim. İyi yapmışım dimi🫠🫠

$$$$$$(para severiz)

Balım'dan

Yağmur, ince bir perde gibi yağıyor, dışarıdaki karanlık hava günün ne kadar yorucu geçtiğini daha da hissettiriyordu.

Okulun bahçesi, soğuk kış havasıyla doluydu. Gökyüzü griydi, rüzgar keskin ve sert esiyordu. Öğrencilerin çoğu evlerine kaçışmış, birkaç kişi dışında bahçede kimse kalmamıştı. Ama Balım, her zamanki gibi Zehra ve grubunun arasında ayakta duruyordu. Zehra'nın ses tonu, hem baskın hem de küçümseyiciydi diğer kızlar ise onun söylediklerine kahkahalarla eşlik ediyordu. Balım ise etmeye çalışıyordu.

Zehra, bir adım öne çıkıp gözlerini etrafta gezdirdi. Gözleri, durağın biraz aşağısında bankta oturan bir çocuğa takıldığında yüzünde alaycı bir gülümseme belirdi.

"Kuzey yine yalnız," dedi.

Balım, gözlerini hafifçe arkasına çevirip baktı. Kuzey, her zamanki yerinde, bir bankta oturuyordu. Kitabını okuyor, etrafına hiç bakmıyor ve durağın boşalmasını bekliyordu. Sessiz, gözlerden uzak, kendi halinde biri. Ama günlerdir hakkında konuşulan dedikodular, onun sessizliğini daha da görünür kılmıştı.

Zehra, dudaklarını bükerek konuşmaya devam etti:

"Kızcağıza neler yapmış, duydunuz değil mi? Yazık gerçekten. İnsan böyle sessiz diye melek zannediyor, ama bak, nasıl da sapık çıktı!"

Diğer kızlar kahkahalarla güldü. Balım, istemsizce Zehra'nın yüzüne baktı. Konuştukları her şeyin yalan olduğunu hissediyordu, ama bu grupta bir şeyleri sorgulamanın bedelini de çok iyi biliyordu. Sessizce yere bakmayı tercih etti.

Dedikodu birkaç gün önce çıkmıştı. Herkes farklı farklı konuşuyordu birileri Kuzey' in ona aşkını itiraf eden bir kızı reddettiği fakat kız reddedilmeyi gururuna yediremeyip ağladığında sırf rezil olmamak için okulda herkese Kuzey'in onu taciz ettiğini ve bu yüzden ağladını konuşuyor, başka taraf gerçekten taciz ettiğini konuşuyordu. Kimse Kuzey'i çok tanımazken bu dedikodu kısa sürede okulun her köşesine yayılmış ve Kuzey'i yalnız bırakmıştı.

İnsanlar ondan uzak duruyor, her gördüklerinde alaycı fısıltılarla arkasından konuşuyordu. Çünkü birini tacizci ilan etmek onlara daha kolay gelmişti. Çocuk resmen savunma yapmadığı için tacizci ilan edilmişti. Ne düşeneceğini bilmiyordu o kızı sevmediği için mi bu çocuğun yapmadığına inanıyordu yoksa gerçekten mi yapmadığını düşünüyordu bilmiyordu. Bu düşünceleri Zehra'nın sorusuyla biranda dağıldı.

Zehra, ellerini cebine sokup alaycı bir tavırla güldü. "Bence Kuzey'e bir ders vermeliyiz," dedi.

"Numarasını durağa yazalım. Belki birazcık rahatsız edilmek nasıl bir şeymiş, anlar!"

Balım'ın içi titredi. Zehra'nın söylediklerine hayır demek istedi, daha ne olduğunu bilmediği bir olay için bir insana zorbalık yapamazdı üstelik yaptığı çok fazlaydı ama dudaklarından bir kelime bile çıkmadı. Geçmişte yaşadığı zorbalıkları hatırladıkça, popüler kızlarla takılmanın onu bu durumdan koruyan bir zırh olduğunu hatırladı ve vicdanını bu şekilde rahatlatmaya çalıştı ama bu zırh, vicdanına her geçen gün daha fazla ağırlık yapıyordu.

"Bunu yapmamız gerekmez," diye mırıldandı, ama sesi o kadar alçaktı ki kimse duymadı. Zehra, cebinden bir kalem çıkardı ve duvara Kuzey'in numarasını yazmaya başladı. Büyük harflerle, dikkat çekecek şekilde yazıyordu:

"Arayın ve eğlenin! Sapık Kuzey size cevap versin!"

Balım, yazılanları izlerken midesine bir düğüm atılmış gibi hissetti. Zehra ve diğer kızlar kahkahalarla yazıyı izlerken o, bir adım geride duruyordu. İçindeki ses, bir şey yapmasını söylüyordu. Ama aynı zamanda başka bir ses, sessiz kalması gerektiğini fısıldıyordu.

Zehra işini bitirdiğinde, kalemi cebine koyup kızlara döndü ve sanki az önce hiç birşey yapmamış gibi birşeyler içmeye gitmeyi teklif etti ama Balım bu sırada kendisini bile duymakta zorluk çekiyordu zaten kimsede sen geliyor musun diye sormadı. Kendi kendine kalmıştı. O kadar çok düşünüyordu ki Zehraların ne kadar uzağa gittiğini bile görmemişti. Gözleri duvara yazılmış yazıya takılmıştı.

"Bu, yanlış," diye fısıldadı kendi kendine. Şuan ister istemez kendi yaşadıklarını hatırlayarak empati yapıyordu ve bu anıları hatırlamak şu hayatta istediği en son şey bile değildi.

Anlık düşündüğünde bile ne kadar acı çektiğini tekrardan hissetti ve daha fazla beklemeden hızlıca ellerini ceplerinden çıkardı, içinde artan rahatsızlık hissiyle duvara yaklaştı. Yavaşça yazıya dokundu. Betonun soğuk yüzeyine elini koyduğunda, kalbinin hızlı hızlı attığını hissetti.

Elini tekrardan cebine sokarak cebinden bir mendil çıkardı ve yazıyı silmeye başladı. Her harfi, her rakamı tek tek sildi. Ama yazıyı silmek, zihnine kazınmış olan numarayı silemedi. Kuzey'in telefon numarası artık aklındaydı.

_________

O gece, odasında yatağına uzanmış, elinde telefonu tutuyordu. Kuzey'in numarasını yazdı, sildi. Yeniden yazdı, yine sildi. İçinde bir savaş vardı. Mesaj atmak istiyordu, ama aynı zamanda bu duruma müdahil olmaktan korkuyordu.

Sonunda, bir mesaj yazdı:

05**: "Merhaba. Numaranı durakta gördüm ve sildim. Kim yazdı bilmiyorum, ama dikkatli olmanı tavsiye ederim. İnsanlar hakkında kötü konuşuyorlar."

Mesajı gönder tuşuna bastıktan sonra telefonu masanın üzerine bıraktı ve derin bir nefes aldı. Ama bu nefes, vicdanındaki ağırlığı hafifletmeye yetmedi.Yaşadığı zorbalıklar yaptıklarına bahane olmamalıydı. Ne kadar dayanmaya çalışsada galiba bu olay son nokta olmuştu. Ne kadar korksa da karşı durmalıydı belki o numarayı silmeseydi kaç kişi Kuzeyle dalga geçecekti. O da niye konuşmuyordu yahu?? Az savunsa ya kendini.

Zorbalandığı için olabilir mi Sherlock??

Eeh be bi sen eksiktin, sanki çektiğim vicdan azabı yetmiyor gibi niye geldin sen yine??

Ben hep burdayım da aptallıklarını izleyip, susmak hoşuma gidiyor.

Bana bak sen nasıl iç sessin ya değiştiremiyor muyum ben seni bıktım BIKTIM

Ne bağırıyon be düşünsen de duyuyom ben seni dışardan gören deli sanacak, 4 duvar arasında tıkılıp kalacaksın deli hastanesinde ,bende orda kalıcam KORKUNÇ. Sonra nasıl görürüm ben Kuzey'i???? Asıl ben seni değiştiricem asalak.

Taramalı tüfek misin olm sen?? Başım ağrıdı Allah çarpsın. Hem Kuzey ne alaka??

Düşündün ya, sana fazla gelmiştir az mantıklı düşünmek. Hem niye olmasın Zeus gibi çocuk.

Resmen zorbasın ayrıca salak saçma düşünme sadece yardım ettik.

Hmm ok ok tm kapa çeneni de git ders çalış ben cahille muhabbeti kestim.

---

Kuzey'den

Kuzey, okulun arka tarafındaki bir bankta oturuyordu. Kitabına gömülmüş, etrafındaki her şeyi görmezden gelir gibi görünüyordu. O, Balım için sadece bir yüzdü; fazla dikkat etmediği bir siluet. Ama bu siluetin göz ardı ettiği bir şey vardı. Balım,Kuzey'in dikkatini çekmişti ve Kuzey dikkatini çeken şeyleri gözlemlerdi. Fakat Balım'ı fazla gözlemlemişti.

Balım bunu bilmiyordu bunu nedenini Kuzey bile bilmiyor hala sorguluyordu. Onun kahkahalarının arasında kaybolmaya çalışmasını, popüler kızlara uyum sağlamak için kendi içinden ne kadar uzaklaştığını görüyordu. Balım'ın gözlerinde bir yalnızlık, bir kırgınlık vardı. Kuzey bu yalnızlığa dokunmak istiyordu, ama buna cesaret edememişti.

Dedikoduların çıktığı ilk gün, Kuzey sadece başını eğip sessiz kalmıştı. Çünkü o kız onu zaafıyla tehtid etmişti. Aslında bu olay Kuzey'e bir cevap olmuştu o nedeni artık sorgulamıyordu. Çünkü zaafı olduğunu farkettiği bir insanı neden gözlemlediğini sorgulamaya devam etse bir kere kendine yalan söylerdi.

Kuzey, mesajı aldığı anda kimden geldiğini anlamıştı. Balım. Mesajda bir isim yoktu, ama yazılan her kelimeyi onun dudaklarından duyar gibi hissediyordu. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.Kendi kendine mırıldandı:

"Beni fark etmiş."

Telefonu eline aldı ve ona sadece

'Ben seni tanıyorum Balım'

demek istedim ama bir cevap yazmadım. Balım'ı rahatsız etmekten korkuyordu. Onun bu mesajı atarken ne kadar zorlanmış olabileceğini düşünüyordu. Ama aynı zamanda, bu cesaretin ona olan duygularını daha da derinleştirdiğini hissediyordu.

---

Balım'dan

Odasında sessizlik içinde ders çalışırken bir yandan telefonu kontrol ediyor, bir yandan da kendi vicdanıyla yüzleşiyordu. Bu, bir başlangıç olabilirdi. Ama aynı zamanda, bu başlangıç daha büyük bir karmaşayı da beraberinde getirebilirdi. Ne olursa olsun Kuzey'i biraz dillendirmeye karar vermişti. Hem kendini savunursa ona da gerek kalmazdı.

Sen hala düşünüyor musun? Yat zıbar Allah aşkına 2 tane beyin hücren kalmış onlarda ölecek.

Şimdilik Son...

Nasıl buldunuz?Balım neden hemen silmedi diye kızmayın yaşadığı şeyleri bir sonraki bölümlerde öğreneceksiniz>

Siz en çok kimi sevdiniz???

Yazım yanlışı varsa lütfen kusura bakmayın insanız yapıyoz arada hatalar.

Kendinize cici bakın özletmeyin kendinizi ben takılıyom buralarda öptümsss💋

Bölüm sonu

2 yorum

  • Bence yazı fontlarını kullandığın yere göre değiştirebilirsin diğer kitaplarında öyleydi ve güzeldi bence

    1Yanıt