Okulların açılmasını pek istediğim söylenemezdi. Ancak o günün gelmesi kaçınılmazdı.. Herkes okulu nasıl sevebiliyor? Onca zorba, onca sınav, onca ders, onca kural.... Anlıyordum, onların okula gitmeyi sevmeleri nin bi sebebi vardı... Onların arkadaşları ,çevreleri vardı. Bunu bende yaşardım. Bütün duygularım, umutlarım, hayallerim tek bir günde yıkılıp tekrar inşa edilebilirdi yada yıkılmayarak kendi çizgimde ilerleyebilirdim, arkadaşlarım olabilirdi... Hergün ilk haftaya hatta belki ilk güne bağlıydı.
Ama ilk gün hiç umduğum gibi geçmemişti. Herkes birbirlerin okuldan tanıyordu, kimse gelmemi umursamamıştı bile.. Kızların ve erkeklerin ağzından çıkmayan bi kelime vardı...bu kelimeye bende çok fazla anlam yüklemiştim, bu insanların ise günde kullandıkları bütün kelimelerin dörte biri "kankaaa"
Lan o ne biçim ses?! Gerçekten hayattan soğumak için tek bir sebebi sorsanız bunların kankalarına seslenişi derim.. Bir insanın yılda kulşandığı kelime ortalaması kadar günde kanka diye haykırıyorlar.... Her gün, her ders, her tenefüs... Tabi öyle kısaca özetleyince çok saçma birşey gibi geliyor ama bu yemin ederim travma sebebi.
𖤐𖤐𖤐
Okulun ikinci gibi o içimdeki polyanna kırıntılarıda ölmüş, her saniye hayatı sorgulayarak gittiğim lanet okulumda hiçbiri yetmezmiş gibi birde iletişim kurmaya çalıştığımda hiç bir sebep yokken sırf göz önünde bulunmak ve egolarını tatmin etmek etmek için boş yere zorbalanıyorum. Sonra yine ben asosyal oluyorum??!