Kör eden parlak ışık gözlerine çarptığında henüz yeni uyanıyordu, etraftaki sağır eden sessizliğe kulak verdiğindeyse cızırtılar kulaklarına ilişiyordu. Vücudu hiç olmadığı kadar bitkin vaziyette, sırtı yumuşak bir zemine değiyordu. Üstündeki ince pikenin varlığını hissedilen hissetmediği ise söz konusu bile değildi. Sonbaharın geldiğini, ormanlık alanda yürüyüş yaptığını aslında o gün çok mutlu olduğunu hatırladı. Ne kadar zorlasa da hafızasına devamı akın edemiyordu. Sanki söyleyeceği kelimeyi biliyor ama söyleyemiyordu, dilinin ucundan kelimelere akamıyordu; kaybettiği anılar da öyleydi. Zihninin köşesinde bir yerlerde inzivaya çekildiğini biliyordu fakat beyaz perdeye sıra gelince bomboştu. Yanına ifadesini almak için geldiklerinde dahi zor konuşabilmişti. Cızırtılar, bembeyaz duvarlar ve ağrıyan bir vücut ile akıl sağlığından olmak üzere gibi hissediyordu. Konuşamadı, neredeyse cümleleri boğazına batıyordu. Konuşamayacağını anlayarak ayrılmışlardı.
Bölüm 2
Sonbahar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.