İçeriğe geç

Dün Gibi Yeniden Sen

Bölüm 6 · 8 dk okuma

Dün Gibi Yeniden Sen

Bölüm 6

6. BÖLÜM

İşlerimiz bittikten sonra direk odama gidip hemen duş aldım. Dolabımın başında ne giysem diye düşünüyordum artık karar vermem gerekiyordu her an gelebilirlerdi. Kot şort eteğim vardı onu giydim üstünede beyaz düz bir tişört giydim. Hemen saçlarımı taradım ve kurutmaya gerek duymadan iki balıksırtı ördüm. Birazda makyaj yaptım eyeliner ve rimel vazgeçilmezimdi. Artık hazırdım parfümümü sıkıp salona geçtim. Annem masayı bile hazırlamıştı bile.

Koltuğa oturup telefonumu elime aldım bilinmeyenden mesaj yoktu. Galiba ona alışmaya başlıyordum. İşte bundan korkuyordum bir gün giderse boşluğa düşmekten her neyse her şey olacağına varırdı. Şimdi biraz heyecanlıydım. Keremi merak ediyordum bayadır görmüyordum onu. Kerem benim çocukluk aşkımdı ama tabi bundan kendisinin haberi yok. Biz onunla liseye kadar aynı okulda aynı sınıftaydık. sonra biz taşınınca bütün bağlarımız koptu tabi. Ama unuttum mu hayır yeri bende hep ayrıydı. O beni arkadaş olarak görüyordu benimle uğraşmayı çok severdi ben biraz duygusal biri olduğumdan hemen ağlama potansiyeline sahibim ve bunu çok iyi bildiğinden beni hep ağlatırdı ama sonrada kıyamaz gelir özür diler güldürmeye çalışır ve başarırdı da. Bana karşı hep çok iyiydi. Belkide çocukluk aşkım olmasındaki en büyük etkende buydu. Peki neden çocukluk şimdi ne değişti derseniz kabullendim ya ondan unutmaya alışmaya çalışıyorum bizden olamayacağına. Ben düşüncelerimle savaşırken kapı çaldı babamla birlikte ayaklandığımız sırada annem koridordan ben açıyorum diye seslendi biz yinede ayıp olmasın diye kapıya kadar gittik. Kapıya yaklaştıkça heyecanım artıyordu. Haksızlık ama bu böyle olmaması gerekiyordu.

-Hoşgeldiniz dedi annem eliyle içeriyi gösterdi her ne kadar bakınsamda onu göremiyordum.

-Hoşbulduk dedi hepsi bir ağızdan içeri girdiler sırayla ilk Hüseyin amca girdi annemle babamı geçtikten sonra sıra bana geldi.

-Hoşgeldiniz diyip elini öptüm.

-Hoşbulduk güzel kızım sen ne kadar da büyümüşsün böyle görüyor musun Hatice?

Derken Hatice teyzenin elinide öptüm.

-Ahhh görmem mi Hüseyin Maşallah kızımıza neyse içerde devam ederiz dedi Hatice teyze Hüseyin amcayıda aldılar gösterdiğim yöne doğru ilerlediler. Arkadan Asyayla selamlaştık.

-Hoşgeldin diyip sarıldım.

Özlemiştim vallahi.

-Hoşbuldum kız özledim he seni görüşemedik bayadır.

-Eveet öyle denk geldi ama bundan sonra açmayalım arayı.

-Hadi kızım hadi içerde devam edersiniz dedi babam bizide elleriyle salona yönlendirdi annemde kapıyı kapatıp geldi peşimizden gelmemişti galiba Kerem.

-Hatice Kerem nerede oda gelecek demiştin?

Diye sordu annem ayy Allah razı olsun emi anam senden.

-Gelir şimdi arabada bir d şeyler unutmuşuz onları almaya gitti.

Derken kapı çaldı.

-Ben bakarım diyip ayaklandım.

Kapıyı açmadan aynadan son bir kez kendimi kontrol ettim ve kapıyı açtım. Keremle göz göze geldik ne o bir şey söyledi bir dakika kadar ne ben sadece bakıştık o beni ben onu inceledim. Sessizliği bozan ise o oldu hafif bir sırıtmayla birlikte.

-Ne o kız almıcak mısın beni içeriye diye sordu gülerek ayakkabılarını çıkarmaya başladı. Bende silkelenip bir kendime geldim.

-Ay olur mu öyle şey geç bir an dalmışım işte.

-Dalarsın tabi yaa böyle yakışıklı birini görünce normal diyip göz kırptı. Ayyy resmen dalga geçiyordu benimle hemen yüzüm alev alev yanmaya başladı. Bunu bilerek yaptığını farkındaydım eskidende hep böyle yapardı.

İçeri geçtiği gibi ellerindeki poşetleri gösterdi.

-Utanman bittiyse mutfak ne tarafta söylede şunları bırakayım.

-Bana baksana sen.

-He bakıyorum zaten gözlerini kaçıran ben değilim sensin.

-Ya utanmıyorum ben hem neden utanayım ki zaten sana öyle geliyo.

-Aynen canım bana öyle geliyor herhalde hadi mutfağı göster kaldık kapıda böyle.

Elimle mutfağı gösterdim bende peşinden ilerledim ama başka bir şey diyemedim dut yemiş bülbül gibiydim. Zaten konuşsam bile ne diyeceğimi bilmiyordum. Poşetleri masaya koydu içindekileri çıkarmaya başladı bir baklava kutusu çıkardı ve elime tutuşturdu.

-Hadi al bunu dolaba koyda bir kendine gel artık dilini mi yuttun. Elinden kutuyu alıp dolaba koydum.

-Ne dilimi yutucam be saçmalama ne konuşcam seninle konuşcak bir şey mi var derken arkamı döndüm. İçecekleri uzatıyordu bu sefer onlarıda alıp dolaba koydum.

-Aşk olsun konuşcak hiç mi bir şeyimiz yok ya kaç yıldır görüşmüyoruz?

-Dediğin gibi kaç yıldır görüşmüyoruz her şeyin eskisi gibi olmasını bekleyemezsin.

-Ama ben bekliyorum.

-Bekleyemezsin işte. Bu dediğimden sonra biraz bana yaklaştı.

-Bekliyorum İrem ve bunu değiştiremezsin dedi.

-Sende beklemelisin ki kaldığımız yerden devam edebilelim.

-Çünkü ben seni özledim.

Her cümlesinde biraz daha yaklaşmıştı bana sanki evin sıcaklığı gittikçe artıyordu ve biz neden bu kadar yakındık? Kafayı yedirtecekti bu çocuk bana. Ve o beni özlediğini mi söylüyor aman İrem söylese nolcak sanki senin onu özlediğin gibi özlüyor seni arkadaşça özlemiş işte başka bir şey düşünüp umutlanma sakın. İç sesimle konuşmam sonucu umutlanmam seçeneğini uygulamam gerekirdi ama tabiki dudaklarımdan dökülen kelimeler başkaydı.

-Özledim derken?

-Ee özledim tabi yanii özledim evet.

-Ne manada diyorsun bunu?

-Sen ne manada olsun isterdin?

Allahım resmen benimle oyun oynuyordu.

-Çocuklar nerde kaldınız? Annemin sesini duymamla hemen onu ittirdim. Pis pis sırıtmaya başladı.

-Geliyoruz anneee.

-Gülme hadi artık gidelim.

Ona yolu gösterip yürümesini bekledim ama o omuzlarım tutup beni yavaşça ittirerek yürütmeye başladı. Salonun kapısına gelince hemen ellerini çekti. Salona girince annemin yanına oturdum hemen. Oda Hatice teyzenin yanına. Ondan başka her yere bakıyordum.

-Hadi yemekler soğumadan yemeğe geçelim dedi annem hep beraber masaya oturup sohbet eşliğinde güzelce yemeklerimizi yedik daha sonra çay faslında herkes bahçeye çıkmıştı. Annemler eve daha yakın olan kısımdaki masaya oturdular bizde biraz ilerdekine oturmuştuk.

-Eee neler yapıyorsun İrem görüşmeyeli? diye bir soru yöneltti Asya.

-İyi vallahi ne olsun okula ev falan başka yaptığım bir şey yok sen neler yapıyorsun?

-Aynı bende artı olarak birde bununla uğraşıyorum dedi Keremi göstererek.

-Allah sabır versin sana ne diyim dedim gülerek.

-Ya abartın ikinizde neyim varmış benim?

-Neyin yokki Asyayla ikimiz aynı anda cevap verince şok oldu Kerem.

-Siz ikiniz varya çok fenasınız elbet Kerem dersiniz size hatırlatırım bunu.

-Numaranı versene İrem kaydedeyimde arada canım ikizime bakıp acaba neden kız değil diye düşündüğümde sana yazarım.

-Ya tabi istediğin zaman yazabilirsin saçmalama illa öyle zamanlarda yazmana gerek yok diyip numaramı verdim.

-Özlemişim vallahi ya İrem dedi Asya.

-Ne manada diyorsun bunu? diye soran Keremdi. Ben ona sana inanmıyorum bakışlarımı atarken Asyada anlamsız gözlerle ona bakıyordu.

-Ne manada olcak salak özlemek manasında işte.

-Ne bileyim İrem sormadan ben sorayım dedim.

-Ben öyle bir soru sormayacaktım bir kere canım merak etme ben kendim konuşabilirim. Bende seni özledim Asya vallahi buraya ilk taşındığımızda yokluğun çok koydu.

-Yokluğunuz demek istedin herhalde.

-Öfff Kerem her şeyden kendine bir pay çıkarma bee. İrem keşke iletişimiz kopmasaydı. Bizde yani bende seni hep düşündüm ama sen konuşmak istemiyorsun falan sandık ayy yani sandım.

-Ay olur mu öyle şey o dönem resmen bunalıma girmiştim ben mahalle, yeni ev, yeni okul derken bir süre okuldan bile arkadaş edinemedim yoksa neden sizinle konuşmak, görüşmek istemiyeyim.

-Yaa inanmıyorum özür dilerim o zaman İrem ben kendi adıma keşke ben yazsaydım yalnız bırakmasaydım seni.

-Olur mu öyle şey canım o zaman bende özür dilerim öyle düşünmeye neden olduğum için.

-Önemli değil diye lafa atlayan Keremdi. Asyayla ikimizde yine aynı anda göz devirdik.

-Ay ama siz fazla olmaya başladınız he bu böyle olmaz kendimi dışlanmış hissediyorum.

-İkizim olur mu öyle şey senin yerin çok ayrı dimi İrem?

-Aynen aynen çok ayrı mesela Asya İzmir ise sen Kilissin anlatabildim mi?

-Ben anladım seni şimdi dur sen.

-Ne anladın yurdagül ne anladın diyerek sert olmayan bir şekilde koluna vurdum.

-Sen beni o kadar özledin ki canın istiyor ki eskisi gibi uğraşayım seninle dimi?

-Ayyy evet Kerem nerden bildin lütfen uğraş benim lütfennn.

-Bunu sen istedin kızım bana bak.

-Çocuklar hadi kalkıyoruz artık diye seslendi Hatice teyze.

-Noldu canım bir şey mi diyordun yoksa neyse artık başka zamana.

Hepimiz ayaklandık tam o sırada dünyam dönmeye başladı.

-Ya bırak manyak mısın yaa bıraksana. Kerem elleriyle saçlarımı karıştırmaya başladı ama öyle böyle değil resmen karmakarışık olmuştu. Ellerine uzanmaya çalışsamda nafileydi. Bundan nefret ettiğimi biliyordu inadına yapıyordu.

-Noldu minikkuş illa benimle uğraş özledim diyen sendin nolduu

-Ya tamam bırak bak başım döndü iyicene abi eskiden yetişebiliyordum durdurabiliyordum seni şimdi yetişemiyorum bile ya noldu sana böyle

-Oğlum tamam bırak artık kızı dedi Hüseyin amca

Keremde durdu sonra bana bakıp gülmeye başladı kim bilir ne haldeydim.

-Bana bak Kerem sen bittin oğlum buraya gel diyerek peşinden koşturmaya başladım.

Annemlerin yanından koşarak dışarı çıktı. Bende peşinden tabi.

-Bunlar hiç değişmeyecek, büyümücekler herhalde dedi Hüseyin amca.

-Amann Hüseyin boşver daha iyiler böyle büyüyüpte ne yapacaklar sanki diye konuşurlarken bırakmıştım annemleri

Ama tabi Keremi bulabilene aşk olsun nereye gitmişti bu evin dış kapısına doğru adımladım tam dışarı çıkıyordum ki

-Noldu yoruldun mu diye birden önüme atladı Kerem

-Hih diyip başparmağımla dişim ittirdim.

-Ya sen manyak mısın aklımı aldın oha ya böyle korkutulur mu insan diyerek elimi kalbime götürdüm. Hem gözüm dolmuştu bu huyumdan nefret ediyordum. Çok duygusaldım olur olmadık yerde ve zamanda ağlayabilirdim.

-Ayy kalbim çıkıcak şimdi.

Bir anda Kerem dibime girdi ve elini kalbimin üzerindeki elimin üzerine koydu.

-İyi misin? Ben özür dilerim seni korkutmak istememiştim yani bu denli korkucağını düşünemedim İrem özür dilerim diyip sarıldı ban ben iyice şok olmuş bir şekilde donakaldım.

-Keremm nerdesiniz? Asyanın sesini duyunca hemen ittirdim onu bizi görüp yanlış anlayabilirdi. Kerem hemen toparlandı tabi.

-Daha iyi misin?

-Evet iyiyim.

-Özür dilerim tekrar İrem.

-Önemli değil.

-Heh sonunda buldum sizi napıyorsunuz burda hadi babamlar bekliyor kapıda.

-Tamam hadi gidelim dedi Kerem ve bana göz kırpıp önden yürümeye başladı. Asyada koluma girdi ve bizde peşinden yürümeye başladık.

-Noldu kız size?

-Bir şey olmadı ya Kerem korkuttu beni gece gece de ondan özür diledi sonrasında işte.

-Klasik abim.

Kapının oraya geldiğimizde herkes birbirleriyle vedalaştı bizide onlara davet ettiler. Ve görüşürüzler falan derken gitmişlerdi. Bende kendimi hemen duşa attım ve sonrasında direk yatağa girdim yorulduğum için hemen uyumuşum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.