Malikanedeki gerilim devam ederken günler geçti, Cruel'in ilişkileri artık olduğundan daha anlamsız gelmeye başlamıştı. Sessizliğin getirdiği huzursuzlukla masasındaydı Cruel. Kendinden emin değildi. Kendi ailesi olmasa bile ona aile gözüyle bakan bu insanlara karşı belli belirsiz, belki kıskançlık belki öfke duygusunu sanki vücuduna batırılan bir iğneymiş gibi hissediyordu. Bu devam ettikçe karamsarlaşıyor ve Cael'in meselesine kafa yoramıyordu. "Olmam gerektiği gibi." Gözlerini kaparken arkasına yaslandı.
Tık. Parmağını masaya vurdu. "Cruel gibi davranmak benim hatamdı."
Tık. Parmağını tekrar vurdu bu sefer hareketini daha donuk gözlerle takip etti.
"Ben Cruel değildim, hiçbir zaman olmadım." Masada dikilirken yumrukları sıkılaştı.
Hızlı adımlarla çalışma odasından çıktı, kapıda bekleyen Ron ani kapının çarpma sesiyle Cruel'i dikizledi, içeri girmek için orada bekleyen Cael ise ağzını açmadı. ikiside Cruel'in hem öfkeli hem kırgın ifadesine verdikleri tepkiyi Cruel oradan uzaklaşırken görmemişti bile.
Cruel sesli adımlarla Malikaneden çıkarken kimse ona yaklaşamadı, yaydığı atmosfer öncekinden farklıydı. Sessiz bir köşede büyük ceviz ağacının altında otururken gözlerine eski hayatında yaşadığı o ızdırap ve acı dolu anlar geldi. Paralı asker kralı Grek'in hayatı.
Cruel -o zamanki adıyla henüz kimliği bile olmayan çocuk -dizlerinin üzerine çökmüş, yere bakıyordu. Taş zeminde kurumuş kan izleri vardı; hangisi ona aitti, hangisi başkasına bilmiyordu. Zincir her hareket ettiğinde metal sesi yankılanıyor, bu ses kasabada duyduğu son çığlıklarla birleşiyordu zihninde.
Yanmış tahta, yanmış et. Tüm bu kokular birleşiyordu. Başını kaldırdığında gördüğü şey hâlâ zihninin arkasına kazılıydı: Evler yoktu. Sadece devrilmiş duvarlar ve üstü örtülmemiş bedenler. Crossman şövalyeleri işlerini bitirmişti. Hiçbiri geriye bakmamıştı.
"Bu mu?" dedi biri.
Kalın bir el saçlarından tutup başını yukarı kaldırdı. Göz göze geldiler. Adamın yüzünde öfke yoktu, merak bile yoktu. Sadece hesap vardı."Çok zayıf." Bir diğeri omuz silkti. "Canlı. Bu yeter." Zinciri çektiler. Ayakları sürüklendi, dizleri yere çarptı ama durmadılar.
Sonra başka bir yer.
Başka yüzler ve aynı bakışlar."Adı ne?" diye sordular, cevap gelmedi.
"Önemi yok," dedi biri. "Grek diyelim. Kuzeyli gibi duruyor." O isim o gün ona yapıştı.
İlk kılıcı eline verdiğinde ağırlığı neredeyse düşürecekti. Ellerinin titrediğini hatırlıyordu. Ama arkasından gelen tekme, titremeyi durdurmuştu.
"Öl ya da vur," demişlerdi, başka seçenek yoktu.
Kendisi ise o yaşında esir düşmüş, satılmış, köle olmuş ve paralı asker olarak yaşamına devam etmişti. Ve bu hayatı yaşadığı acıya karşılık bir ödül olarak görmüştü.
...
Ron ve Cael orada sessizce beklerken Ron huzursuzca homurdanmış, Cael ise endişeli ifadesini tutuyordu. kapısı sonuna kadar açık olan odaya girerek Ron, Cael'e karşılık "Onu rahat bırak, eninde sonunda yolunu bulur." dedi yüzündeki her zaman ki gülümsemesi yokken. Cael ise Ron'un gerçek kimliğini bilirmiş gibi savunmacı ses tonuyla "Nasıl bunu diyebiliyorsun? Rahatsız görünüyordu." Ron ise siyah vurucu gözleriyle cael'i duymazlıktan geldi.
Ron, Cruel'i büyüten asıl kişiydi, eski Dük Pekan her zaman soğuk biriydi. İlk oğlu olan Cruel doğduğunda onu sadece varisi olarak görmüş, oğlunun yeteneksiz ve zayıflığıyla karşılaşıncaysa yaşadığı hayal kırıklığını saklamamıştı. İkinci oğlu aradığını verdiğinde ilgisini hiç çekinmeden ona yöneltmişti. Bu süre boyunca Cruel ruhsuz bir çocuk olarak yaşamış, Ron ise belli bir mesafeden ona kendi oğluymuş gibi davranmıştı.
Soy adı dışında bir bağı sahip olmayan bu aile son evlat olan May ile toparlanmaya başlamıştı. Eski Dük Pekan Cruel'e göstermediği duyguları belli karşılıklarla diğerlerine yöneltmiş, tabii bu zamanda onlar sadece onun için çalışan oyuncaklardan başka bişe olmamıştı. Cruel ise ailenin bu kirli yüzünü kardeşi May'a göstermemeye kararlıydı, onun temiz kalmasını istiyordu. Yoksa o da burada yok olacaktı.
Cruel çalıştı, çalıştıkça yeteneksizliği yüzüne vurdu. Kendi güçsüzlüğüne nefret kusarak çalışmaya devam etmişti. Bu süre de Ed her zaman ilk sırada olmuştu.
--------------------------------
Crossman şövalyeleri: Sınır krallığın şövalyeleri
Eee hikaye nasıl gidiyor, teori varmıı??????