İçeriğe geç

Dük Cruel'in Anıları{Düzenleniyor}

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Dük Cruel'in Anıları{Düzenleniyor}

Bölüm 6

[Yeniden Doğuş] Ed

Cruel'in ana eve dönüş ani şekilde dönmüştü, ürkmüş halk ve yaralı askerlerin arasından eve ulaştı."Mektubu alır almaz yola çıktım, siz iyi misiniz?" Yüksek tavanlı, bembeyaz sütünların dikilmiş salona girdiğinde annesiyle elleri tutuşmuş May ve arkalarındaysa dimdik ifadesiz duran Ed. "Ne harika bir aile tablosu."

"Cruel!" Arşidüşes ona dönerken hareketini Ed durdurdu. Cruel'in yanından geçerken suratsız,sağlam ve sert duruşuyla selamladı."Raporumu odanıza bırakacağım, Arşidük." İfadesi kadar seside soğuktu. Cruel yakut saçlarını karıştırarak mırıltıyla cevap verdip ayrıldı.

Yanı başında Ron'la ormana kadar ilerlediler, etraftaki küçük-büyük yaratık bedenlerinin arasından ilerlerken çürük koku etrafa sinmişti.

"Cael konuşalım." Cruel ve Cael birliğin sessiz kısımlarında baş başa kaldı, etrafı yokladı."Şövalyelerle çalıştığını duydum, teşekkürler."

Birlik üyelerinin ona saygılı davranışı kesinlikle onun düşündüğünden daha güçlü olduğunu kanıtlıyordu. Cale'in havası tanıdık ve özlem duymayacağım zamanları hatırlatıyordu. "Elimden geleni yaptım efendim." Artan saygısıyla önünde eğildi.

Göz ucuyla ona bakarken kollarını kavuşturdu Cruel, torbayı ona fırlattı. "Sana verecektim ama bunun için ekstra bir ödül daha vermem gerek, değil mi?"

Torbayı alarak yerinde dikildi, ifadesi onu ele verdi. "Crox'dan yardım alarak istediğin gibi kullan, ona haber vereceğim." Boynunu ovaladı olabildiğince rahat görünmeye çalışarak."Başka bir şey istersen" Ellerini kavuşturarak kafasını salladı,"Hiçbir şey, daha fazlasında gözüm yok."

Nutku tutulmuş ifadesine gülmemek zordu."komik." Cruel dudak uçlarında ufak kıvrımla cevabını kabul etti.

"Ed, kardeşiniz, gerçekten yetenekli." Cruel konunun küçük kardeşine gelmesine sinirlenmemiş gibi davrandı.

"Öyle mi? Yakın arkadaş oldunuz sanırım çünkü fikrini sormadım." İfadesi kasılarak geri çekildi, Cael'in ilişkilerini yanlış yorumladığı belli oluyordu. Cruel içinden söylenirken "Hediye bile getirmiştim oysa, hayal kırıklığı"diye laf arasından mırıldandı kendince. Cael şövalyelere karşı, Cruel'se Ron'a doğru ilerledi; sonraki karşılaşmaları akşam yemeğinde oldu, nefes ve lokma sesi dışında suskun ortam Ron'un Cruel'e fısıltısıyla bozuldu."Efendi Cruel hediyeleri ne zaman dağıtacaksınız" Cruel yutkunduktan sonra boğazını temizledi. "Daha sonra"

Masadan gürültüyle kalkarken Ed ile göz göze geldi, masayı terk etti. Odasına vardığında masasına yaslanarak zonklayan başını ovdu.

Vuran ay ışığı dışında oda karanlık ve sessizdi. Cruel başına vuran ağrıyla dişlerini sıktı, soğuk terleyen bedenin arkasından Cruel'in anıları geçti gözünün önünden.

Daha sonra tanıdık bir ses "Dük eski sağlığına kavuşmamış görünüyor." Ed içeri girdi. Sesi hâlâ sertti fakat soğuk değildi.

"Akademide işlerim yoğundu, sizi ziyaret edemedim." yavaşca önündeki koltuklara oturdu.

"Anlıyorum, orada başarılı bi pozisyonda olmalısın." Cruel iğneleyici ifadesini saklamadı. "Değişmemişsin abi." Kibirli çocuktan rahatsız olsa da içinde yayılmış özlem dolu sıcaklığa karşı gelemiyordu.

Ed'in "Abi" deyişi odada asılı kaldı. Bu kelime, aralarındaki uçurumu kapatmaya yetmeyecek kadar hafifti. Cruel, masanın kenarını sıkan parmaklarını gevşetti. Ay ışığı Ed'in yüzünün yarısını aydınlatırken, diğer yarısı karanlıkta kalıyordu.

"Başarı, bakış açısına göre değişir." dedi Ed, sesindeki o sert tınıyı koruyarak. "Akademide düzen ve disiplin vardır. Buradaki gibi kaos ve yumurta kabukları yoktur."

Cruel, kardeşinin Cael ile olandan haberdar olduğunu o an anladı. "Demek haberler hızlı yayılıyor. Küçük kardeşim beni mi izletiyor yoksa bu sadece bir tesadüf mü?"

Ed ayağa kalktı, yavaş adımlarla pencereye doğru ilerledi. "Seni izletmeme gerek yok abi. Yarattığın gürültü ormana kadar ulaşıyor. Annem senin için endişeleniyor, May ise korkuyor. Ben ise..." Durdu ve bakışlarını Cruel'e çevirdi. "Sadece bu yeni halinin ne kadar süreceğini merak ediyorum."

Cruel, başındaki ağrının hafiflediğini hissetti ama yerini keskin bir öfke almıştı. "Neyin peşindesin Ed? Eğer hesap sorma niyetindeysen, doğru zaman değil. Yorgunum."

"Hesap sormuyorum," dedi Ed, kapıya doğru yönelirken. Sesinde ilk kez belli belirsiz bir hüzün kırıntısı vardı. "Sadece getirdiğin o hediyeyi merak ediyorum. Gerçekten birilerine bir şey vermeyi mi öğrendin, yoksa bu da yeni bir oyunun parçası mı?" Kapı sessizce kapandığında Cruel odada yine yalnız kaldı.

-_---------------------

Yoruldum uykum varrrrr

Ed sizce nasıl biri?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.