İçeriğe geç

Dük Cruel'in Anıları{Düzenleniyor}

Bölüm 22 · 5 dk okuma

Dük Cruel'in Anıları{Düzenleniyor}

Bölüm 22

[Unutulmuşlar] Veth Markiliği savaşları

Sıkı,küf kokan sokaklar ve kendinden emin duran Laura, karşısında Rodos ve yaralı Rahip. Laura; turkuaz, uzun saçlarıyla oynaşırken önlerinde kılıcını doğrultmuş Rodos. "İyi misin Liunes?"

"İyiyim, işini bitirmeye bak."

Kadın iki adamın rahat ve umursamaz konuşmalarına sinirlenmeye başladı.

"Kendinden çok emin görünüyorsun." Müzip bir kinayeyle gülümsüyordu.

Rodos kaşları çatık şekilde iç çekti, baş ağrıtıcıydı. Kadın ise misinayı andıran silahını büyük memnuniyetle çıkardı.

...

Rodos ona yaklaşamazken kadın uzak mesafeden kolayca erişebiliyordu, hırçın telleri Liunes'i korumaya çalışan Rodos'u sinir ediyordu ki Rodos Liunes'in işaretiyle öne atıldı, hızlandı. Tellerini savuştururken bir eliyle kavrayıp Laura'nın tellerini etkisizleştirdi. Liunes oturduğu yerden kalkarken bir şeyler mırıldanarak ilerledi, saldırılar ona isabet etmedi.

"... ve Tanrıça Penepole'ye dua ediyoruz."

"..."

Susmasıyla Rodos avuçunda kılıcını kavrayarak telleri doğrayabilmeye başladı. Laura iki adamın arkasında yükselen simâ'dan korktu. korkarak geri adımladı.

"Tanrıça...Penepole?"

Monofilament tellerine arta kalan uğursuz manasını işlerken yavaştı fakat Rodos'un telleri kavrayan ellerinde kanama başladı.

İlerlemesini yavaşlatırken Laura umut hissetti ama çok uzun sürmedi. Rodos'un arkasında duran Rahip zayıfca öne çıkarken avuçlarını birbirine sürttü, mırıldandı. sonunda Rodos acıyı unuturmuşcasına emince ilerledi. Laura Tanrıça'nın kendini gösteren gölgesiyle gözleri karardı.

Cael sarılı koluyla Yoğun mana kalıntılarını takip ederek Rahip ve Rodos'a ulaştı. "Hızlı olalım, elflerin köyüne gitmemiz gerek."

Vine Cruel'in sudan mızraklarıyla başa çıkamıyordu, herhangi bir su büyüsünden güçlü saldırıları simyayla birleşmiş gibi bir volkanın sıcaklığına sahipti. Mızraklar ona değdikce yandı, yanan noktalar iyileşmedi. Ateşin bu mühür gibi yeteneğini kullanarak fevri dönmüş, kibirli Vine'nın sadece ona bakan aynasını parçalamış ve elleri arasında düşen bedenine anlamsızca bakıyordu. "Bir an Grek gibi hissettim." Aklındaki düşünceden irkti. Arkasında bırakmaya çalıştığı hayatın tekrar onu bulması en son isteğiydi.

Sonra Meriette geldi, yıpranmış aynı zamanda daha güçlü görünüyordu. "Bitirmiş görünüyorsun, Cael ve Rahibi bulalım."

Meriette aklında sorular ve dile gelmemiş düşüncelerle bakıyordu. "Bir araya geldikten sonra konuşuruz, alabildiğin delileri al."

...

Cruel meydanda Jaykar ile konuşurken koşuşturan at sesleri yaklaşıyordu. Hızlı yolculuktan ter ve kan içinde kalan Cael, Cruel'i sağlam dikildiğini görünce rahat nefes aldı, boğazındaki düğümlenmiş boğum açılmış gibi hissetmişti.

"Efendi Cruel!"

Rahip ve Rodos ise kafalarını uslanmaz, laf anlamaz Cael'i uyarıyor gibi sallıyordu.

"Biz demiştik, değil mi?"

Rahip Cruel'e adım adım yaklaşırken kısık gözleri aydınlanmıştı. "Sizin için endişelendik Lordum." Önünde tam puanlık selamlamayla ilgiyi kendine çekip Cruel'e bir şeyler fısıldadı.

"Rehinemiz var efendim, konuşmak isteyebilirsiniz." Cruel adamın tonlamasına karşın dudaklarını büzdü. Gözleri Rodos'un avuçunda izi kalmış yarayla Cael'in sargılı omzuna iliştiğinde huysuzca mırıldandı. "Sizede mi?" Atmosfer gerilirken Jaykar bir hediye teklif etti. "Esteria'nın kolyesi, orman ve bölgemiz için çalışmanıza teşekkür olarak düşün."

Esteria'nın kolyesi, Eateria iblis diyarının düşmüş antik bir şeytanıydı. Esteria'nın uğursuz lanetini alan bu kolye ise elflerin yadigarıydı. "... Aynı zamanda Merie'yi getirmenin bedeli." Son kısmı sadece Cruel duyacak şekilde söyledi.

"Esirler nerede?" Cruel Rodosa yöneldi. "Veth Maderşahı Lyria mahzeni kullanabileceğimizi söyledi." Cruel'ın aklında Lyria'nın kristal gözleriyle teklifi ürkünç şekilde kabul edişi canlandı. "Şu kadın..."

Uzun sürmedi, gürültülü şamataya kıyasla suskun, sakin yolun sonunda Veth'e ulaşıldı. Büyük gökyüzüne gömülmüş gibi görünen malikaneye vardıklarında onları ilk karşılayan girişteki Markiz ailesiydi, ara yollardaysa Cael ve Rodos'a gönderilen mendil ve bezler.

"Şimdi bakınca aslında yakışıklılar, leydiler arasında popüler olmalılar."

Maderşah Lyria, Rodos ile Cael için özel imparatorluk şifacılarını ağırlamış, Rahibi ise kendince ödüllendirmişti. Sıra Cruel'e geldiğindeyse onu küçük elmaslar karanlığı aydınlatmaya başladığı vakit, Veth bölgesinin en ılıman ve gökyüzüne hakim bölgesine çağırmıştı.

"Erken gelmişsiniz Lord Cruel."

"Hediyemi heyecanla beklediğimi söyleyebilirim."

Hafif rüzgârların kaynağı, sessiz ve asil yaratıklar yaklaşırken Cruel şaşkınlığını gizlemedi.

"Ejderhalar mı?" Karanlıkta onlara yaklaşan ve yaklaştıkça kendilerini ortaya seren ejderhalar asil yaratıklardı. Pangea'nın en kuzey dağlarında ulaşılmaz uçralarda yaşadığı rivayet edilen soy, kibirleriyle kendilerini en üstün soy olarak görürdü.

Yaklaşan asil soyun iki mensubu belli insan görünüşleri alarak iletişimi kolaylaştırdı. Öndeki uzun örgülü, gümüş lekeli yaklaştı. Bir süre süzdü, gözü kolyeye sonra Lyria'a kaydı.

...

Altın lekeli, ışığın ejderi Uman, Cruel onu pislik mahlukatlardan kurtardığı vakit özgürlüğüne kavuşmuştu. Bir süre onu izledi ve "Ne tür bir yaratığım?" sorusunun cevabını aradı.

Deli hızıyla gelişen ejderhalar için güçlenmek zor değildi ki binlerce yıl yaşayan ışık ejderhasının enkarnasyonu ve varisi Uman şakaya gelmeyen bir güce, hatta tanrısal bir yetkiye sahipti.

Cruel davet aldığı vakit kirli laboratuvarı yıktı, iz bırakmadan her şeyi yok etti. Orada öyle bir felakat gerçekleşti ki oradakiler son anları olduğunu anlayamadılar. Gelişim döneminde insan halkıyla anlaşarak yumurtasını satan ejderhalar güne çıkınca soy bölündü. İnsan grubunun "Ebedi Ay Tarikatı" ile bağlantısını öğrenince onunla aynı hedefi paylaşan Cruel'i aradı.

İkinci kere doğmuş kızıl saçlı adam

Kehaneti bir kere daha anlam kazandı. Yanında Yancısı Eruben - Altın ejderha- İnsanlıkta tüm alt soylarını korumayı hedefleyen Lyria- Yakut ejderha- Cruel'in ziyareti duyrulunca Lyria ve onun hatasız kehanet tespitiyle şimdiki zamana ulaşıldı.

"..."

Cruel hesap dışı olaylara alışıktı olsa da bu onu da aşıyordu.

"Yani...benimle çalışmak mı istiyorsun? Muhtemelen tek çalışırsan daha hızlı olurdu."

Uman sevdiği tek insana, gözünde zayıf görünen ama rakamsız hayat kurtaran adama baktı.

"Lyria bir istisna olsa da bizim insan dünyasına karışmamız dengeyi bozacaktır." Eruben katı sayılmayan sesiyle öne çıktı.

"Efendi Uman'ın yumurtasını satanlar Clopeth ve Nova yani Düşen Ejder Hükümdarı ve Su Ejderi."

Clopeth yozlaşması bir yana insanların dönüm noktalarına müdahalesi yüzünden düşmüş ünvanını almış, onun boşluğunu sonsuz ışığın ejderi geçmişti.

"O aptallar ejderhaların adını kirletiyor."

Cruel karşıda Lyria bir yana, ortaklık teklif eden asil soyun samimiyetini ve dürüstlüğünü hissediyordu. "Peki lâkin bildiğiniz her şeyi anlatın." Cruel otoritesini bozmadı.

Lyria hediye verilen Esteria'nın kolyesini işaret etti. "O şeyde bir şeytan mühürlü."

Cruel düşmüş Estaria'nın gücüne sahip olduğunu biliyordu ama direkt kendi mührü olması kulağa belalı geliyordu. "O şey yanında oldukca antik kalıntılarını kullanamazsın." Cruel anlamlandıramadan baktı.

"Esteria doyumsuz ve kibirli biriydi, Antik Kalıntılar ise kutsal kabul edilir fakat gariptir ki çoktan iki taneye sahipsin."

Lyria açıklamaya devam etmeden böldü.

" Üç kalıntıya sahibim." Cruel saf ateş ve dalganın kalıntısının yanında sahip olduğu yürek kalbinin gerçeğinden habersizdi. "Hayır, temelde iki tane ama... Başka bir şey bulmuş olabilirsin."

Lyria aklında belirsizlikle Cruel'i cevapsız bıraktı. "Kalıntıları kullanmak içi harcadığın mana'nın maddi hesabı yok. Esteria ise manayı etkisiz kılıyor, bire bir emiyor diyebilirsin." Cruel ne yapması gerektiğinden emin değildi.

"Onu Cael denen çocuğa ver, senden daha çok işine yarar. Bizim sana verceğimiz şey daha farklı." Uman bir adım daha yaklaşarak alnına pak bir işaret yerleştirdi. "Bu ejderha soyunun nefesi, ileride çok işine yarayacaktır." Cruel vücuduna akan ve içinde karışan farklı ferahlıkla kalbinde bir doygunluk hissediyordu.

-------------------------------

Bir parça daha bittiiiiiiiiii

YA DELİRİCEKTİM BAYRAMDAN BERİ HATA VERİYOR BÖLÜM ATAMIYORUM. SİLDİM TEKRAR YÜKLEDİM EN SON

En sevdiğiniz karakter kim?

Tiktok: Meriiselly

Sett arkadaşlar (ben cizemedim, yazarken referans aldığımı koydum 😓)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.