İçeriğe geç

Dük Cruel'in Anıları{Düzenleniyor}

Bölüm 20 · 6 dk okuma

Dük Cruel'in Anıları{Düzenleniyor}

Bölüm 20

[Unutulmuşlar]

Cruel Starve'nin anıları günyüzüne çıkarken zaman akmıyordu. Sonsuz akışı andıran hatıra şeridi ve kırılmış kilidi aralayan Cruel'in saklı anıları birer birer açıklanırken, gerçekler ve beklenmeyenler Cruel'in beklentilerini aşıyor. Bu hayatının en başından sorunlu bedbahtı onunla alay ediyordu.

Hatırlanan ilk anı, Cruel ve yıkılmaya mahkum Starve ailesinin doğan güneşi May ile ilk el ele tutuşmasıydı. Cruel'in göğsünde yayılan sıcaklık ve memnuniyet eski Dük Pekan'ın tekrar ortaya çıkmasıyla uzun sürmemişti. Pekan'ın kırıcı, gaddar ve zalim bakışları altında yıkılan genç Cruel güç ve yetenekten mahrum bırakılmış aciz bedenine lanetler okurken uzun süre önce bıraktığı çalışmalara Starvenin en küçük güneşi için tekrar başladı.

Elleri nasırlaştı, dizleri yarıldı, kasları yırtılana kadar kılıcını sallamaya devam etti yine de küçük kardeşi Ed'i geçemedi. Ed doğduğu an onun yerini ve tek başarısı olan konumunu almıştı, yinede ondan nefret etmedi. Etmek istemedi, zamanında çekip kurtaramadığı kardeşine karşı suçlu hissediyordu. Fakat onun saf yetenekle kutsanması Cruel'in içinde öfke ve hayal kırıklığı uyandırıyordu. "Yüzüme bile bakmıyorsun." Cruel'e bir kere bile "Abi" demeyen Ed, onun yeteneğiyle kibirlendiğini düşünen Cruel'le iletişimi kopmak üzere olmayan bir ipten farksızdı.

Cruel tekrar Ed ile görüşmek istedi, bilinmeyen gelecek için onunla bir kez bile olsa abi-kardeş konuşması yapmak istemişti.

"İsmi anılmayan bir velihat'a ne söylemem gerek?" Cruel Ed'in aşağılamasına yıkılarak ayrılmış tek umutları da ışıltısıyla karanlığa gömülmüştü.

Ed kendi zayıflığını kabullenmiş ve karanlığa gömülmüş, onu derin soy çukurunun başında terk etmiş abisine sinirliydi. "Nasıl hemen vazgeçebilir?" Onu gördükçe yankılanan düşüncelerine engel olamazken, Dük Pekan "Cruel gibi beceriksiz olma." diyerek her dakikasını onu öğütleyerek ve onun beceriksizliğin öfkesini Ed'e yöneltiyordu. Pekanın kompleksleri yüzünden parçalanan hayatlar birbirinden habersizdi.

Uzun zaman geçmedi, Cruel halka kendini gösterdi, insanlara idealler ve gelecek verip onları kendisine çekti. Sadece çıkar gözetilen samimiyetsiz gülümsemeler ve yalakalıklar.

Starve bölgesindeki "İlk oğlun ayaklanışı" olarak yayılan şan Pekan'ın öfke nöbetlerini arttırdı. Ed ise ani ayaklanmadan belirsiz bir tatminle rahatsızlık hissediyordu. Artık Ed'e samimiyetten yoksun davranışlarıyla Cruel uyanışa geçmişti.

...

Cruel'in anılarını izlerken tekrar karanlık çöktü Grek için. sonra başka bir hatıra canlandı. Orman yeşilliklerinin arasında ahşap klübe, kendini çalışmalara adamış ve şöhreti artmış Cruel, artık o "Güçten mahrum bırakılmış çocuk" değildi.

Klick!

Klick!

Cruel beklediği kişileri olduğunca mutlu karşıladı. " Efendi Bon, hoş geldiniz."Kar beyazı saçları daha kısaydı. "Sıkı çalışıyorsun Cruel." Drezh ve Bon dağınık klübeye siyah işlemeli cübbelerle girdiler. "Sizin sayenizde efendi Bon, çalışmamın karşılığını alıyor gibi hissediyorum!" Cruel kısa zamandaki büyük gelişimi Bon ve onun kutsaması sayesinde yaşamıştı, anlaşmalarında onlara sponsor olması gerekiyordu ki bu makul gelmişti.

"Sağlığınız nasıl, daha iyi misiniz?" Cruel Bonun zaman zaman kontrolden çıkan kutsamasını biliyordu. Bu üçü gerçekten yakın arkadaşlardı.

"Zaman zaman bitkin hissediyorum ama sorun yok Cruel."

Kırılan ses Cruel'in bilincini geri getirdi. "O adamdı, Bon, Cruel'le ne işi vardı?" Grek yavaşca anlamdırmaya çalıştı, onun gördüğü adamdan çok daha nazik görünen bu bitkin yabancı farklı hissettiriyordu. Bu fark, gözle ayırt edilemezken Grek'in hatıralarına yatan anılardaki saklı benzerlikteydi. Yarım kalan hatıralar farklı zamanları oynatırken göze takılan tek bir şey vardı.

Cruel tekrar Bonlaydı fakat bu sefer yıkılmış ve sert rüzgârda tutunmaya çalışan fidan gibiydi. Acı çeken bedeni yanıyor ve bir zamanlar onu güçlü kılan kutsama şimdi lanete dönüşmüş, bedenini uyuşturuyor, tükenen benliğini yitiriyordu.

Klübenin tozlu rafları çökmüş, Cruel köşeye sıkışmış, Bonsa onu ezmeye odaklanmıştı. Öncesinden daha kaybolmuş bakan adamın gözlerindeki parıltı yok olmuştu. Cruel hissizleşen elleriyle ona ulaşmaya çalıştı, onu hayatından koparan Kurtarıcım dediği adamın önünde son nefesini verirken endişeli ve pişmandı. "Daha iyi yaşamalıydım... May, Ed."

Son kez karanlık çökerken Cruel'in unutulmuş anılarını son anına kadar hissetti Grek. Şimdi karşısında sisli ormanın ıssızlığa kadar donuk adam duruyordu. unutulanlar hatırlandığı vakit Cruel sadece çökerek iğneleniyormuş gibi kıvranıyor, etrafı ve duyuları netleşiyor ve belli belirsiz intikam duygusuyla doluşuyordu.

Bon öldüğünden emindi, içinde bir köşede parçalanıyor, sahip olduğu gücün altında kalıyordu.

" Yaşıyorsun... ya da." Sözünü biteremeden Cael atıldı çabucak, tekrar zora sıkışan Cruel'e yardım edeceğine söz vermişti kendince. Bon soğuk ter akıtan Cruel ve onu koruyan Cael'i baştan aşağı süzerek Nox'u alıp yok oldu.

*******************

Elflerin evi, ormanın kalbi. İnsanlarla Elflerin birleşme noktası: Veth Markiliği. Starve kovboyu son aksiliklerden sonra sakin bir haftayla hedeflerine varmıştı. Arşidük Starve'nin ani ziyaret isteğini büyük hoşnutla kabul etmişti.

"Bölgemize hoş geldiniz Ekselansları Arşidük Starve hazretleri." Ejderhanın göz bebeklerine sahip asil hareketleriyle kadın eğildi.

"Ani ziyaretim sizi şaşırtmış olmalı Markiz Lyria."Cruel yanından ilgiyle geçerken kadının parıldayan kristalize gözleri onu ölçüyor, Cruel onun gücünü gölgesindeki bakışlardan anlayabiliyordu. "Evet, Ekselansları Arşidük Starve. Elflerle görüşmek istemenizi beklemiyorduk." Lyria'nın hitabı tüylerini diken diken etmişti, karmayı yaşadığını hissetti. Lyria safir pembe ışıltılı gözlerini ayırmadan izlerken yüzünde ölçülmüş bir sırıtma belirmişti.

Cruel kadının delici bakışlarından kaçındı." Evet, her neyse hızlı olalım."

Veth ailesi dış politikada baskın olmayan ve tarafsız, sıcak bir aile olarak görülse de diğer ırklarla olan bilinmeyen ilişkileri, onları her zaman üstün tuttuğu asil kanıyla güçle kutsanmış ailelerdendi.

Cruel odasına yerleştikten sonra Cael onu ziyaret etti. "Efendi Cruel ana evden mektup var." Ed'den gelen bu mektup yüzünde ufak bir sırıtmaya sebep oldu.

Obsidiadaki patlamaya sebep olanı bulamadık fakat yasa dışı bir laborotuvarla yıkılmış mahsenler bulundu.

Kısa ve net mektup akla tek birini getiriyordu. "Yumurtadaki yaratık olabilir mi?"

Cruel bunu aklının bir köşesine çekerken odasının ilerisinde oldukça samimi konuşan Meriette ve Lyria'ya rastladı. "Sizi ziyaret edecektim efendi Cruel, Aziz Liunes ve Rodos Veth çarşısında ineceklerini iletmemi istedi."

"Cael onlara eşlik et, sana güveniyorum." Cael itiraz etsede Cruel kabul etmedi.

Lyria ve Cruel'in gözleri kesiştiğinde kadının simsiyah elbisesi ve takıları ışığın altında parlıyor onu daha baskın gösteriyordu. "Hazırlıklara başlamaslarını söyle, yakında ormana gireceğiz."

Lyria'nın gözleri sallanan kolyeye kayıyordu, Cruel bunu fark ederek ona döndü Merietteyi göndererek.

"O kolyeyi nereden buldunuz."

"Kendim yaptırdım, Markiz Lyria." Kolyeyi avuçlarına alarak gösterişli ifadesini saklamadı. Lyria ise gözünde kibirli ve değerli adama sırıtıyordu. "Duyduklarım doğruymuş." Lyria merak etmesini isteyerek bilerekten sesli düşündü. "Yaptıklarım hızlı yayılıyor sanırım."

"Konu siz olunca dedikodunun hızı yok, biliyorsunuz Lord Cruel." Kısaltılmış hitaba memnuniyetle iç çekti. "Geri döndüğümde uzunca konuşalım Markiz Lyria." Lyria baskın güzelliğiyle ilgi çekici, Veth bölgesinin varisiydi. Cruel'ın ilgisi ve merakı şu an ondaydı fakat öncelikleri vardı.

Ormanın derinliklerine yolculuk başlarken Cael, Rahip ve Rodos'a eşlik edilmesi için Cruel'in emriyle tereddütlü olsa da gitmiş, Cruel' eşlik eden Meriette kalmıştı.

Taze toprak kokusuyla Ağaç dallarının arasından sızan ışıklar eşliğinde yarım güne yolculuk tamamlandı. Elf köyü hemen çalılıkların arkasındayken doğayla iç içe olan ırk, beyaz bulutların üzerinde yaşar gibiydi. Meriette'nin ablası -Köy lideri- Jaykar tek faytonla gelen misafirlerini karşılarken Cruel üzerindeki bakışları hissedebiliyordu. "Starve bölgesinin Lord Cruel Starve, siz Elflerin liderini karşılıyorum Madam Jaykar." Cruel saygısını gösterek eğildi. Görünüşünün aksine sessiz ve sert duran kadının gölgesi ona yaklaştı. "Merie'yi getirdiğin için teşekkürler Lord Cruel, sizi misafir etmek isterim." biraz duraksadı.

Hikayenin tamamını da duymak isterim."Bakışları keskin hâl alıp onu süzdü, sonrasında sırıtıp geçiştirerek onu sohbetine davet etti.

-----------___________________________

Heyecanlandım bomba patlayacak 🙌🙌 Bu savaşlar beni öldürecek.

İnsta: Meriiselly

Tiktok: Meriiselly

Son tiktok paylaşımını gördünüz muuuu????

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.