Gecenin derin karanlığını aydınlatan ateş,başında yüzü görünmeyen askerler ve Grek. Dağınık saçlı adam başlarında bir grup askere liderlik ederken oldukça nahoş bu ortamda belirsiz huzur vardı.
Eğlenerek kafa bulmuş adamlar yorgunluklarını atarken "Lider, Sende katılsana, dinlenelim." Anılarda yüzü buğlu adam Grek'in boynuna dolandı."Hâlen loncaya varmadık. En azından birkaçımız ayık kalsın, Eddie."
"Hadi ama! Sıkıntı olmayacak. Kimsecikler yok baksana lider." dedi.
Grek birliğin eğlencesine katılmaktan endişelense de ona uyup karanlıkta yıldızın ışığına, güneşin sıcaklıklığına sahip kalabalığa giriş yaptı.
Kuzeyin sınır dağlarına gönderilmiş bu grup yarım yıl kadar canavar mezarlığı olarak anılan kontrolsuz iblislerle sınırda savaşmıştı. Şafak Loncasını şahlandıran Grek ve bu grup, kayıpsız uzun vadeli görevi tamamlamıştı. Grek bağımsız olarak başlamış daha sonra adını ücra noktalara kadar duyurmuş, daha krallık olan Zerathinlilerin bile kulağına varmıştı. Eddie'yle tanışarak lanetlediği hayatında umut bulmuş ve ilk arkadaşını edinmişti. İkisinin sonsuz macerasında Şafak Loncasına, oradan ise artık kan bağı olmadan aile olan bu grup bir araya gelmişti. Şimdi yarım yıllık cehennemden kurtulup dinleneceklerdi.
Hava keskinleştiği vakit birlik uykuya daldı, etrafında doluşan yağmacılardan habersiz.
"Dolaşmayı kesin de zıbarın," nahoşca mırıldanarak uyandı. Etraftaki hareketlilikle kendine geldi, Yanında habersizce yayılmış Eddie'yi dürterek uyandırdı, etraflarını saran yağmacıları karşılamak için hazırlandılar.
Ay tepedeyken seçilemeyen adamlar üzerlerine koşmaya başladı. Grek uyuşmuş bedeniyle karşıladı, birlik üyeleri de sesten uyandı.
Tesadüf denemeyecek kadar iyi örgütlenmiş adamlara karşı Grek ve birliği çatışmaya başladı. Kılıçların birbirine çarpma sesiyle üstünlük kazanan Şafak Loncasının üyeleri yorgunlukla nefes nefese kaldılar. Eddie kendince lanetler yağdırırken Grek pişmanlık hissetti. Kalbinde sorumsuzluk duygusu üstüne gelirken yıpranmış kılıcı yağmacıya karşı kaydı, geriye çekilirken gözü peşindekilerle uzaklaşan Eddie'ye takıldı. Yağmacının saldırısını savuştururken aniden gelen büyüyü zorca engelledi. "Büyücü mü, nerede?" Gözleri büyücüyü ararken Yararlanan birlik gözüne takıldı.
"Tch! "
Roof ile yağmacıyı kesti, kabzayla vurduğunda yağmacı bilincini kaybetti. Grek birliğin tükenmiş üyelerini toparladı ve Eddie'yi aramaya koyuldu.
Çok uzaklaşamayan Eddie büyücünün mührüne takılmış, hareketsiz dururken kanıyordu. Hareket edemeyen bedeni yaralarla doluydu ki Grek başındaki Yağmacılara hamle yaptı, Kılıç ustası olan öne çıktı ama Grek'in üstün gücünü geçemedi. Grek'in gözüne iliştikce damarları belirginleşiyordu.
İçindeki kaybetme korkusuyla kabzaya yüklendi, gözleri buruşmuş şekilde durduğunda karşısındaki adam soğuk külle kaplanmıştı. Kontrolsüzleşen güç ona çaresizliği tekrar hissettirdi. Eddie'nin buz kesmeye başlayan elleri ve solmuş teni Grek'i titretti. "Eddie, Hey!" çenesi kasıldı."Daha gitmemiz gereken yollar var."
Grek'in suçluluk duygusu sesine vurmuştu. Eddie biraz pişman şekilde yüzünde narin bir gülümseme belirdi. "Benim hatam, sen haklıydın lider." diyerek uzunca nefes verdi. Grek tekrar birini kaybetmenin acısını hatırlamıştı. Toprağı eşelerken birlik üyeleri sessiz hıçkırıklarla bekleyebildier sadece.
Eddie'nin bedeni tamamen soğuduğunda Grek tamamlayamadığı mezarın başında yorgun gözlerle duruyordu. "Bişey demeye hakkım yok." diye düşünen Şafak loncasının üyeleriyse Grek'in kendi yiyişlerini izledi anca.
Gözleri tekrar yaşama dönmüş gibi ayıldığında öfkeyle oradaki tüm yağmacılara kılıcını tattırdı. Ağlayan, yalvaranlar oldu ama "Boşa..." diyerek geçiştirdi Grek.
"Zayıf anını beklemiştik." ya da "Söylenenden daha güçlüydüler." diye düşünen yağmacılardan biri son saniyesinde konuştu göz pınarları kurumuş şekilde.
"Söyleyeceğim,gerçekten! Biz sadece o adamın dediğini yaptık." Grek boynuna dayadığı kılıcı çekti.
"Devam et." Katı tonlaması ve derinleri irdeleyen gözleri birlik üyelerini irkitti.
Demir Şövalye birliği, Şafak Loncasının eski sahipleri güzellemeyle yağmacıları ikna etmişti. Olağandan habersiz yağmacılarsa Grek'in acımasız katliamına tanık olmuştu.
"Bu kadar ileri gitmişler." Gece kadar siyah bakışlı adam dedi.
Grek ise son adamı da idam ederken "Demir şövalyeler- hedefimiz orası." Grek unuttuğu acı ve kaybetme hissi tekrar yüzüne vururken tüm bağları gözlerinden geçti. Sahip olduğu en önemli kişiyi kurtaramamanın çaresizliği ve nefreti, intikam isteği.
Grek, demir üylerini ayırt etmeden tarihten silerken Soğuk Kuzey'in Paralı asker kralı Grek o an tomurcaklanmaya başlamıştı...
Nabzı hâlâ hızlı atarken lekelenmiş koltuğa oturdu Grek. "Tılsım Loncasına hoş geldiniz." Elinde Eddie'nin yadigar cep saatini avuçlarken Şafak Loncasının eski üyelerini selamladı. Onlar ise liderlerinin daha önce görmedikleri bu yüzünü önünde eğilerek sadakatla selamlamladılar.
Tılsımlılar olarak anılan bu grup adını duyurdukca Grek kirlenmiş insanlarla karşılaştı, onları yıkarken dünyaya ait umudu ufalanıyordu.
"Size karşı kötü adam olmam gerekiyorsa kendimi tutmayacağım."
----------------------------------------
Bugün de Eddie için yakıyoruz