İçeriğe geç

DÜĞÜM

Bölüm 8 · 7 dk okuma

DÜĞÜM

Bölüm 8

Ruh Eşine Güvenmek Zorundasın

Hayatımın çoğu anında bir seçim yapmam beklendi.

15 yaşındayken Anadolu ve Fen lisesi arasında bir seçim yapmam gerekti.

18'imde ise hangi üniversitede hangi bölümde okuyacağımı seçmem gerekti.

24 yaşında ise hangi alanda doktor olacağımı seçmem gerekecek.

Hemen ardından da kendime bir hayat arkadaşı seçmem gerekecek .

Eğer seçme ve seçmeme hakkı size verildiyse seçim yapmak güzeldi.

Ancak her seçim kolay değildi.

Seçimler sonuçlarıyla gelir.

Seçtiğim şeyin bedelini de ödemem gerekiyordu.

Tüm riskleri göze alıp seçmem gerek.

Ama seçtikten sonra şikayet etmeye hakkım yoktu.

Sonucuna razı olmak zorundaydım.

Bu benim seçimim karşılığında ödediğim bedeldi.

Şimdi ise bir vampire güvenip güvenmemek arasında bir seçim yapmam gerekiyor.

Ve ben hayatım boyunca kendim dışında kimseye güvenmedim.

Güvenemedim...

Birine güvenmek de bir bedel ile gelirdi.

Bana ihanet etme riskini göze almak.

İhanet ederse de sonuçlarına katlanmak gerekiyordu.

Bunları yaşamamak için

Güvendiğim kişi benim için doğru kişi olucak olsa bile

Belki de hiç ihanet etmeyecek olsa bile

Ben hiçbir zaman bu riski göze alamadım.

Dolayısıyla hiç kimseye güvenmedim.

Ama şu an durum farklı

Bana ihanet edip etmeyeceğini tartma lüksüm yok.

Hızlı bir karar vermem gerekiyor.

Güvenmek

Güvenmemek

İkisinin de bedelini ödemeye hazırdım.

Yüzüne tekrar dikkatle baktım.

Kırmızı gözleri

Keskin yüz hatları

Kumral saçları

Umutla bana bakan gözleri

Bana bakarken parlayan göz bebekleri

Biz daha önce tanıştık mı ?

Böyle biriyle daha önce tanışsaydım asla unutmazdım.

Çok tanıdık bir histi ona bakmak.

Çok tanıdık bir histi onun bana bakışı.

Belki de o doğru kişidir.

Denemeden bilemem.

Sanırım güvenmeyi seçiyorum.

Ve bedelini ödemeye razıyım.

Gözlerine baktım.

Göz temasını bozmadan konuştum.

"Güveniyorum"

Gülümsedi.

"Söz veriyorum buna pişman olmayacaksın "

Artık gözleri daha çok parlıyordu...

_____________________

Yaklaşık 1 saattir yoldaydık.

Ona güvendiğimi söyledikten sonra bir daha hiç konuşmadık.

İkimiz de çekiniyorduk konuşmaya.

Birbirimizi tanımıyorduk en az iki yabancı kadar yabancıydık.

Ancak ona bakınca gördüklerim asla yabancı değildi.

Birbirini tanıyan iki insan kadar tanıyor gibiydik birbirimizi.

Bir ev gördüm.

Ormanın içinde ahşaptan yapılmış cam balkonu olan bir tatil evine benziyordu.

Evin önünde araba durdu.

İnip inmemek konusunda kararsızdım ve çekiniyordum.

Beni beklemeden inmişti arabadan yanıma gelip kapımı açtı.

Sanırım artık inmek zorundaydım.

Evin kapısına yürüdük hala sessizdik.

Kapının önünde durup şifreyi girdi.

Önce benim girmem için kapıyı tuttu.

Çekingen adımlarla içeriye girdim.

Oldukça sade renklerle dekora edilmiş basit ve rahat bir evdi.

Hiç düşünmeden kendimi salondaki koltuğa bıraktım ve yattım.

Bilincim kapanmadan gördüğüm son şey onun mutfağa doğru ilerleyişiydi.

Kendimi uykunun sıcak kollarına bıraktım.

Bugün yaşadıklarım oldukça fazlaydı.

Keşke uyuyarak tüm sorunlardan kurtulabilsem.

______________

Yavaşça gözlerimi açtım.

Yattığım koltuk bu kadar yumuşak ve rahat mıydı ?

Beyaz çarşaflar ve beyaz yumuşak bir yastık gördüm.

Yataktaydım.

Oldukça rahat bir yatakta.

Ama ben en son koltukta uyumuştum.

Kapı açıldı.

"Uyanmışsın"

Elinde yemek tepsisiyle içeriye girdi.

"Yemek yapmıştım ama koltukta uyuya kalmıştın. Rahat etmen için yatağa taşıdım"

Beni kucağında yatağa mı taşımıştı ?

Ben rahat edeyim diye

"Acıkmış olmalısın bir şeyler ye "

Tepsiyi kucağıma koydu .

Kasede sıcak domates çorbası vardı.

Domates çorbası çok severim.

Yavaş yavaş yemeye başladım.

"Kafan karışmış olmalı çok şey oldu sana daha önce bahsetmem gerekiyordu ama asla doğru fırsatı bulamadım çünkü ben bu anı beklemiyordum"

"Ama merak etme sana her şeyi sırayla anlatıcam.

Anlatacağım şeyler gerçekten olağanüstü şeyler olucak ve bana güvenmeyi seçtiğin için teşekkür ederim"

"Öyleyse sırayla anlatmaya başlıyorum "

"Adım Robert .Robert Peters."

Ve evet ben bir vampirim bunu söylerken o gece ilk söylediğim sefer kadar ciddiyim"

"Bir diğer önemli şey ise o adamın sana söylediği 'ruh eşi' olayı"

"Ruh eşi iki insanın doğduklarından beri birbirlerine kaderin ipiyle düğümlenmiş olmaları demek."

"Ve sen benim ruh eşimsin"

"Sen doğduğundan beri düğümlendik"

"Vampirler genelde kendi türleriyle düğümlenirler ancak bazı istisnalar sonucu bir vampir ve bir

İnsan düğümlenebilir "

"Bu durumda biz de bir istisna sayılırız"

Tam bir şey söylemek için ağzını açmıştı ki konuşmaya başlamamla sustu.

" Hiçbir zaman bu saçmalıklara inanmadım

Ne ruh eşine ne de vampirlere "

"Biliyorum inanması zor ama doğru"

"Peki , bunu sindirmeye çalışıcam ama o adam beni neden kaçırdı ? Seninle ruh eşi olmamızın bununla ne alakası var ?"

"Jules.Seni kaçıran adamın adı Jules"

" Seni kaçırdı çünkü beni korkutmak istedi.Seni bir koz olarak kullandı bu sayede benden istediği şeyi alabileceğini düşündü."

"Senden ne istiyor?"

"Siz insanların okulları olduğu gibi biz vampirlerin de okulları var . Hani şu en yüksek puanlı sadece özel öğrencilerin girebildiği okullar var ya işte onlar vampir okulları sadece vampirler kabul ediliyor ve varlığımızı insanlardan gizlemek için çok yüksek puanlı olup hiçbir insanı kabul etmiyoruz ."

"İnsan dünyasının aksine Vampir okulları vampir dünyasında çok önemlidir . Bu okullarda varlığımızı insanlardan saklamak için vampirleri eğitiyoruz .

Ayrıca bu okullar vampirlere istediklerini yaptırma gücüne sahip yani Okulun sahibi kimse istediği düşünceyi ve inancı vampirlere dayatabilir. "

"Ben de vampir okulunda öğretmenim . Okulun sahibi ise babamdı ancak o benim biyolojik babam değildi. Ben çok küçükken beni sokakta bulup yanına almıştı o zamandan beri benim gerçek ailem olmuştu . Jules de onun öz çocuğuydu. Çocukluğumuzu birlikte geçirdik gerçekten kardeş gibiydik . Ancak Jules babasının aksine vampir ırkının insanlardan üstün olduğunu onları öldürüp kanını içebileceklerini ve saklanmak zorunda olmadıklarını düşünüyordu . Her ne kadar vampir olsak da doğrudan bir insanın kanını içmemiz yasak . Bilim gelişti insanlar gelişti ve vücutlarındaki izlerden varlığımızı bulabilirlerdi. Bu yüzden yasaktı.

Jules böyle düşünmediği için babam mirası yani okulları ona bırakmak istemiyordu . Hem Jules onun öz çocuğu olduğu için hem de benden büyük olduğu için birinci varis oydu. Ancak babam okulları ondan sonra devralacak kişinin onun ideallerini devam ettirecek biri olmasını istiyordu . Ben babamla aynı idealleri paylaşıyordum bu yüzden babam vasiyetinde okulları ve tüm mal varlığını bana bıraktı .Jules buna çok sinirlendi. Kendi gibi düşünen vampirleri toplayıp babama saldırdılar . Her ne kadar vampirler ölümsüz olsa da bazı istisnalar sonucu ölebilirler. Jules de babamı öldürdü. İkinci kez bile düşünmedi. Ama babam çoktan vasiyetini hazırlamıştı ve tüm miras benimdi. Okulları ona devretmem için beni zorlayacak bir çözüme ihtiyacı vardı. Bu durumda sen devreye giriyordun . Bu yüzden seni kullandı."

"Yani bunların hepsi okul yüzünden mi ?"

" Dediğim gibi okullar vampir dünyasının bel kemiği"

" Peki ordan basit bir yangınla çıktık vampirler bu kadar güçsüz mü?"

"Hayır tabi ki de çok güçlüler bir yangınla durdurulmazlar . O yangının alevleri zehirliydi. Vampirleri etkileyip güçsüz bırakan bir zehirdi . Bu yüzden ordan çıkabildik."

"Sen de vampirsin sen niye etkilenmedin zehirden?"

"Panzehir aldım"

"Peki, vampirler dışında başka varlıklar da var mı ? Mesela kurt adamlar fln "

"Hiç karşılaşmadım"

"Yarasaya dönüşebilir musunuz?"

Kahkaha attı

Ne var bunda gülünecek?

"Hayır tabi ki hiçbir vampir yarasaya dönüşemez"

"Yemek yiyip uyuyabiliyor musunuz?"

"Yemek yeme ihtiyacımız yok ama bazen sadece yemeklerin güzel tadı için yiyebiliriz. Uykuya da ihtiyacımız yok ancak vücıdumuzu çok yararsak uykuya ihtiyacımız olur "

"Kaç yaşındasın?"

"Oldukça yaşlıyım"

"Ya söyle hadi"

"355 yaşındayım"

"Yuh en fazla 22 gösteriyorsun "

"Vampirler her zaman genç görünür"

"Aynalarda görünüyor musunuz?"

"Nerden çıktı bu ?"

"İzlediğim bazı filmlerde vampirler aynada görünmüyorlar "

"Ne alaka"

"Öyleydi işte"

"Bak bakalım görünüyor muymuşuz " diyip eliyle yatağın yanındaki aynayı gösterdi

Tabi ki de aynada görünüyordu

İkimiz görünüyorduk aynada

"Hem çok saçma olurdu aynada görünmesek mesela sabah saçlarımı nasıl düzelticem ?"

"Di mi ya çok saçma "

"Siz insanların bizim hakkınca çok garip düşünceleri var "

"Daha önce hiç görmediğimiz için normal yani "

"Yarasaya dönüşmek , aynalarda görünmemek , siz şimdi kesin bizi tabutta uyuyor sanıyorsunuzdur"

"Nerden bildin , evet tabutta uyuduğunuzu düşünüyoruz "

"Yok artık ne saçma şeyler tabutta uyuyan vampir mi olurmuş . O ne öyle dar bir tahta parçasının içinde havasız uyumak "

"Yatağı tercih edersin yani "

"En rahat yeri tercih ederim"

İkimiz de sesli güldük uzun zamandır tanımadığım birinin yanında bu kadar eğlenmemiştim.

"Kolunda neden 22 tane çizgi dövmesi var ?"

Afalladı

"Dövme mi ?"

"Ha bunu mu diyorsun "diyip kaslı kollarını açtı.

"Bu dövme değil . Bu çizgiler senin yaşını gösteriyor?"

"Benim yaşım mı ?"

"Evet , her sene doğum gününde yeni bir tane oluşuyor. Bu sayede senin yaşayıp yaşamadığını anlıyorum."

"Bütün vampirlerin gözleri kırmızı mı?"

"Kırmızı mı ?"

"Evet senin gözlerin kırmızı"

"Benim gözlerim kırmızı mı ?"

"Evet ben kör değilim elbette"

"Gözlerim kırmızı değil"

"Nasıl ya bas baya kırmızı işte " Gözlerine daha da yakından bakmak için yaklaştım.

"Sen beni gerçekten ruh eşin olarak kabul edene kadar gözlerimi kırmızı göreceksin."

"Normalde ne renk ki ?"

"Söylemem. Kendin gör "

"Ya ne zaman görücem ki "

"Beni gerçekten sevdiğin zaman"

Sustum

O da sustu

Onu sevebilecek miydim

Ruh eşiydim ama yine de gözlerinin gerçek rengini görmek için onu kabul etmem gerekiyordu

Yine de onun yanındayken içimi bir huzur kaplıyordu .

Onun bana bakışlarındaki şefkati görebiliyordum .

O beni yıllardır bekliyordu

Ve nihayet beni bulmuştu

Şimdiyse onu kabul etmem gerekiyordu

Nedenini bilmediğim bir şekilde onun yanında güvende hissediyordum.

Belki de ona güvenmek kötü bir fikir değildi.

Ruh eşine güvenmek zorundasın

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.