Açelya daha yeni uyanmıştı.Her sabah olduğu gibi evde bir gürültü ortamı vardı.Babasıyla annesi yine bir konuda anlaşamıyordu.Açelya artık hu gürültüyü önemsemiyordu.Alışmıştı çünkü...
Her insan gibi o da hayatına alışmıştı.Evdeki düzensizliğe,bağırış çağırışlara,annesinin o masum gözyaşlarına alışmışti.Fakat garipsediği tek bir şey vardı...O da dünyanın acımasızlığı ,hayatın ona vurduğu tokatlar.9 yaşındaki bir kız için fazla ağırdı yaşadıkları.Evet o hayata alişmışti ama içinde bir burukluk vardı. Birseyleri değiştirmek istiyordu.Hatta içi bu istekle yanıp tutuşuyor.Ama hayat tek çırpıda onun içindeki ateşi söndürüyor hatta o zalim nefesiyle küllerini de bırakmıyordu.Acelya ne kadar çabalasa da hep hayat galip geliyordu.Zaten Açelya bu hayata kaybetmek için gelmişti.Hiç bir yarışı kazanamamış,iyi bir aileye sahip olamamış ve en önemlisi de hayatın merhametinden yoksundu...Sizin dinlerken yorulacağınız bu hikayede Açelya tüm zorluklara rağmen,karşısına çıkan çelikten duvarlara rağmen "bir gün" ,bir gün hayata galip gelecektir.Bunu içten içe biliyor ve hissediyordu.Ve bunun için ilk adımını atmıştı bile...