İçeriğe geç

DÖVMECİ

Bölüm 30 · 7 dk okuma

DÖVMECİ

Bölüm 30

D//30

Evden çıktığımızda saat yediydi.. arabanın kapısını açtığında içeri binip kemerimi taktım dolanıp geldiğinde oda yerine oturmuştu.. araba kendisi gibi kokuyordu camı biraz açtığımda derin nefes aldım bu adamın üzerimde bıraktığı etkiyi kavga ederken sevmedim. Her ne kadar uzanıp sarılmak istesem dudaklarına yapışmak istesemde yapmadım. " Çok güzel olmuşsun." Dediğinde onu buldu gözlerim. " Sağol." Önüme döndüğümde gülümsememek için zor tuttum kendimi. Sert soluğunu duyduğumda arabayı çalıştırıp sürdü.Kısa sürede lüks bir restorandın önüne geldiğimizde arabayı park etti. Arabadan indiğimde onun yanına gelmesini bekledim yanıma gelip elini belime attığında hisetmemeye çalışarak içeri girdik. " Önce bir yemek yeriz ondan sonra gideriz." Dediğinde " hıhı ." Dedim bizim için ayrılan masaya geçtiğimizde yemekledi siparişler ettik kısa sürede geldiğinde makarna salatamdan bir kaç çatal aldım. İçindeki havuçu hiç sevmezdim ama şu an güzel gelmişti bezelye ve mısırları yoğurtla yediğimde kafamı kaldırdım gözlerim karşımdaki adamı bulunca suyumdan bir yudum aldım. " Trip atmaya devam edecekmisin güzelim." Gözlerine evet anlamında baktığımda önüme döndüm saat sekize yaklaşıyordu. " O zaman kalkalım Alâ hanım." Hesabı istediğinde ödeyip ayaklandık. Yanıma geldiğinde elini tekrar belimde hissettim bu sefer daha sert şekilde.Eğilip kulağıma fısıldadığında gözlerine baktım.. " Umarım bugün o dekolte yüzünden biri mezara girmez." " Sen bir şey yapmazsan girmez kimse mezara." Dediğimde saçlarım arasında nefesini hissettim.. birlikte çıkıp arabaya ilerlediğimizde kapımı açtı tekrar.Ceketimin önüne gelen saçlarımı geriye attığımda arabaya binip kemerimi taktım. Oda yerini aldığında kısık bir müzikle yola devam ettik.. Keşke lavaboya gidip rujumu tazeleseydim ya makarna yerken gitti. Allah'tan yanımda getirdim. Çantamdan rujumu , dudak kalemimi ve glosumu çıkardığımda yukarıdaki aynayı indirdim kafamı kaldırıp kalemle çerçeve yaptığımda kırmızıya kaçan rujumu sürdüm son olarak glosumuda sürdüğümde aynayı yukarı kaldırıp eşyaları çantama yerleştirdim. " Senin dudakların estetik mi." Bir anlık sorduğu soruya şaşırırken aklımdan şu cümle geçti. Sen nereden biliyorsun estetiği yani . " Hayır Allah tarafından verilmiş bir şey benim ağzım." Dediğimde ona doğru döndüm dudaklarımda dolgu yoktu sadece burnumda estetik vardı ne estetiği botoks oda . " Öylemi sanki bir yerinde vardı bir şeyler." Bu adam benim estetik yaptığımı nereden biliyor.. " Burnumda var oda kayıp kafamı kaldırım taşına çarptığım için kırıldı dedim bari küçülteyim ." O günleri hatırlamak bile istemiyorum. Bir kış günü ayağım kayıp yeri boyladığımda burnum kırılmıştı nasılda acımıştı dün gibi hissediyorum. " Ben sen isteyerek burnunu yaptırdın sandım sevgilim." Paşamın alttan alttan barışmak istediğini hissediyorum. " Merak etme burnum kırılmasaydı bile yaptıracaktım." Dediğimde otoparka girdiğimizi fark ettim. Arabayı durdurduğunda çantamı alıp indim. Dolanıp Kaya'nın yanına gittiğimde kolunu belime sarıp kulağıma fısıldadı.. " Bu gece yanımdan bir saniye bile ayrılma güzel sevgilim ." Sırtımı yavaşça okşadığında ellerimi omuzlarına koyup geri çektim. " Bilemiyorum sana bağlı." Göğsü inip kalktığında elimden sıkıca tuttu. Asansöre ilerlediğimizde her yerde koruma vardı.. Yukarı kata çıkıp ilerlediğimizde lüks otele göz attım. Otelin kalabalık bölümüne geldiğimizde etrafa göz attım tekrar .Hemen hemen her yerde korumalar vardı aşağıda olduğu gibi, şık giyinimli kadınlar ve adamların konuşmaları dolmuştu. Kaya'ya döndüğümde maviliklerinin bende olduğunu fark ettim. " Umarım yanlış bir yere gelmişizdir." Dediğimde durup bana dönmüştü gözlerime bakan parlayan gözleri.. elimi bırakıp önüme gelen saçlarımı geriye attığında sesini duydum. " Şimdi yanımdan ayrılmak istiyormusun ." " Yani bilemiyorum ama ayrılmam diye düşünüyorum." Güldüğünde eğilip burnuma küçük bir buse kondurdu. Elleri tekrardan ellimi bulduğunda ilerledik.. etraftaki çoğu insanların gözlerimin bizde olduğunu hissediyorum çaprazımdaki masaya baktığımda liyanın o masada olduğunu gördüm ve biz o masaya doğru ilerliyoruzz.Boş olan sandaliyeyi benim için çektiğinde ona bakıp gülümsedim oturduğumda yanıma geçmişti. Yani şu an kime baksam üzerinde elbise vardı kırmızı siyah yeşil mavi rengarenk sanırım kadın olarak sadece ben elbise giymedim farklılık iyidir. Ceketimi düzelttiğimde liyanın sesini duydum. " Hoş geldiniz neler yapıyorsunuz." Bu kızın ağzı başka gözleri başka konuşuyor. Kaya benim yerimede ona cevap verdiğinde elini bacağımda hissettim. Önümüze gelen içkilere baktığımda Kaya'nın sesini duydum.. " Güzelim benim sakın buradan bir şey içme su bile.." sadece benim duyacağım şekilde söylediğinde kafamı salladım neler olduğuma dair bir fikrim yok ama korkmadım değil..Bir kaç adam gelip Kaya ile tokalaştığında ellerini banada uzattılar ellerini sıktığımda hafifçe gülümsedim.. yerime oturduğumda sıkıntıyla nefes verdim. " Böyle oturacakmıyız." Kaya'ya dönüp söylendiğimde güldüğünü duydum.. " Biraz daha oturur kalkarız merak etme güzelim." Yanına yaklaşıp kafamı omuzuna koyduğumda anlımda dudaklarını hissettim.. Hayla çoğu insanın buraya baktığını hissediyorum bu his lütfen gitsin.. bacağımın üzerindeki elinin damarlarına baktığımda parmağımı damarların üzerinde gezdirdim.. benimde elimin damarı görünüyor ama bu dışarı çıkmış gibi korkutucu. Bir elinde beş damarı belirgindi sanırım parmaklarınındı. Kafamı kaldırıp tırnaklarıma baktığımda birinin sayıldığını fark ettim Allah'tan serçe parmağımdı.. " Hadi gel sıkıntını alalım biraz." Dediğinde ayağa kalktık çantamı aldığımda ceketimi düzelttim.. Elimi tuttuğunda birlikte yukarı kata çıktık merdivenle. Büyük bir salona daha geçtiğimizde burasının alt kattan daha dolu olduğunu fark ettim kaybolsam Kaya'yı bulamayacak kadar kalabalık. İlerlediğimizde duvar kenarına geçtim ve bir şey fark ettim ki burda tablo satılıyormuş . " Hayla bana dargınmısın." Dediğinde ona döndüm. " Dargındım dargın olacağım ama şu an değil." Dediğimde dahada yaklaştı kokusunu soluduğumda eğilip boynuma dudaklarını bastırdı. Kafamı gülümsediğimde kaldırım, karşımızdaki ama aramızda iki masa olan bir adamın dik dik buraya baktığını fark ettim. Kaya doğruluğunda baktığım yere baktı.. " Biz neden buradayız her yerde koruma var hani sen şu an sadece dövmeci işiyle uğraşıyordun." Dediğimde elini ceketimin yakasına getirip birbirine yakınlaştırdı. " Bazen böyle davetlere katılmak zorunda kalırız merak etme tüm tehlikelerden senin için uzağım güzel kadınım." Ellerimi uzatıp düzenli saçlarına atıp karıştırdığımda kafamı yana eğip gülümsedim. " Yaa küs olduğum İçin söylemedim ama çok yakışıklı olmuşsun hemde karizmatik olanından." Bir elini sırtıma koyduğunda diğerinide çeneme koyduğunda dudaklarıma sertçe dudaklarını bastırdı geri çekildiğinde sesini duydum.. "Yakışıklı öylemi hemde karizmatik olanından." Güldüğünü duyduğumda elimi gömleğine atıp kravatını düzelttim. " Kaya bari bir şeyler içelim ağzım kurudu.." " Tamam o zaman başka bir yere geçelim." Ah bu çok iyi olur. " Bara gidelim mi?" Elimden tutup ilerlediğimizde gözlerime baktı.. " Gidelim bakalım nede olsa gösterdik kendimizi." Kime kendimizi gösterdiğimizi bilmiyorum ama bu şık ama gergin otelden çıktığımızda en yakın bara doğru yol aldık kısa sürede geldiğimizde çantamı arabada bırakıp indim. " Çok içmek yok ona göre." Ona bakıp göz devirdiğimde kolunu belime sarıp içeri girdik. Bangır bangır şarkının olduğu mekâna geldiğimizde burnuma içki ve sigara kokusu geliyordu sigara güzelde içkinin kokusu mide bulandırıcı. Bar kısmına geldiğimizde Kaya'nın sesini duyum. " Ne içersin." Gözlerimi etraftan maviliklere çevirdiğimde " viski " Siparişleri verdiğinde elime alıp yavaşça içtim. Bir tane daha istediğimde bu sefer daha hafifini vermişti. " Hadi dans edelim." Elinden tutup kaldırdığımda bedenimi çalan şarkıyla hareket ettirdim.. Bir bardak daha içtiğimde kafamın bir milyon olduğunu hissedebiliyorum, kafamı kaldırıp kahkahalarla güldüğümde belimde ellerini hissettim bedenime yaşadığında kollarımı boynuna sardım. Geri çekildiğimde ellerimi havaya kaldırıp yerimde zıpladığımda yerime sabitlendim.. " Bence artık eve gitmenin zamanı geldi." Yorgunca ona baktığımda kafamı yana eğip dudaklarımı araladım.. " Neden bu kadar erken gidiyoruz. " Ayak parmak ucumun ağrıdığını hissediyorum .." Yeterli bu kadar evde dans edersin." Dediğinde elimden tutup ilerdi arkasından ilerlediğimde önüme düşen saçlarımı arkaya doğru attığımda seslendim. " Biraz yavaş git topuklularla koşamıyorum." Dediğimde adımları yavaşlamıştı birlikte çıktığımızda arabaya doğru ilerledik kapımı açıp binmemi beklediğinde gülümsedim. " Keşke kendimize kedi alsaydık." Dediğimde güldüğünü duydum.. " Ne yapıcan." " Beslerdim zaten yanlız ve çaresizim." Kapımı yavaşça kapattığında dolanıp koltuğuna oturmuştu. " Çaresizliğin neden." " Yalnızlığın çaresizliği ." Arabayı sürüp ilerlediğimizde elimin üzerinde elini hissettim. " Yanlız değilsin ben varım." Gözlerine gülümseyerek baktığımda ellerimi dudaklarına götürdü.. " Biliyorum ama sen gittikten sonra yanlızım ." Geriye yaslandığımda topuklular ayakkabılarımı çıkardım. Sıcak basıyor beni pencereyi açtığımda kafamı dışarı çıkarıp saçlarımın uçmasını hissettim.. Kilit sesini duyduğumda camdan çıkmak istediğimde belimden yerime oturtturulduğumda ona döndüm. " Hava alıcaksan buradan al düşersin." Yukarıdaki camı açtığında gülümseyip yavaşça ayağa kalktım. Rüzgar tenime deyip geçtiğinde kahkaha attım gülmekten kendimi alamıyorum..Bacağımda hissettiğim dokuyla yere çöktüğümde elimi Kaya'nın geniş omzuna koyduğumda ona döndüm. " Sana şarkı söyleyeyim mi?" Kafamı yana eğip söylediğimde iri elini yüzümde hissettim. " Söyle güzelim." Yanağımı okşadığında ortaya oturdum bir ayağım Kaya'nın bacağının yanındayken diğerinide el fereninin yanına koyduğumda omzundaki kolumu boynuna doğru uzattım kravatını biraz gevşettiğimde boğazımı temizledim. " Benim heriifff pirzola biftek kaymaklı ekmek gülaç revani.. gerisini unuttum." " Şimdi hatırladım, benim herif Türk kahvesi gibi her yerde sevilir sayılır.. benim kocam tam bir agadır gözü çok karadır herkes bayılırr.. " Belimden tuttuğunda döndürüp dizine oturttu.. kafamı cama yasladığımda sesini duydum. " Her gece duymak istiyorum bana her gece söyleyeceğine dair söz verirmisin sevgilim." Sesini duyduğumda gözlene baktım bir yola bir bana baktığında dudaklarımı araladım. " Tabiki söylerim ." "Sana ölürüm kızım." Eğilip boynumu öptüğünde kafamı yola çevirdim kırmızı ışıkta olduğumuzu gördüğümde derin nefes alıp elimi ensesine koyup bastırdım geri çekildiğinde yola devam etmişti.. " Kaya." Gözlerim kapandığında elimi yanağına uzattım. " Söyle güzelim." " Atakan beni hiç bu kadar mutlu etmemişti biliyormusun. Senle onu kıyaslamıyorum ama sen beni çok mutlu ediyorsun ben.. ben seni seviyorum."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.