İçeriğe geç

DÖVMECİ

Bölüm 24 · 9 dk okuma

DÖVMECİ

Bölüm 24

D/24

Kıyafetlerimi valizime dolduruduğumda fermuarı çektim her şey tamam gibi eşyalarım çantam. Sonunda bitti. " Âlâ hazırlandın mı? " Ablamın sesiyle ona döndüm. " Evet hazırlandım abla aşağı götürüp arabaya koyalım." Kafasını sakladığında gülümsedi. Odama son bakışlarımı attığımda acıyla gülümsedim buradan ayrılmak zor gelecek..." Biletini unutma." Uzattığı bileti çantama koyduğumda dolu gözlerle ona baktım. " Yapma Alâ." " Bir yanım kalmak istiyor." Yanıma gelip elini omzuma koyduğunda gülümsedi.. " Bu tatil sana iyi gelecek kendini üzme." Kafamı salladığımda odadam valizlerle çıktık. Kaya ile konuşmamızdan sonra biraz uzaklaşmak istedim. İyi gelir mi bilmiyorum ama deneyeceğim.. her ne kadar konuşmak istesede ben istemedim.. yoksa benim de sonum uçurum olacak kafama bir şeyler takmak istemiyorum... Sırtımı sıvazladığında kapının dışına çıktık kapıyı kilitlediğimde valizimi yavaşça aşağıya indirdim.. "Alâ bak sakın o adamla konuşayım deme sana iyi gelmiyor." " Tamam." Bana sarıldığında sıkıca sarıldım gözlerim doldu ." Keşke sende gelseydin abla niye evlendin yani." Kahkaha sesini duyduğumda burnumu çektim. " Bir sal bizi baldız." Arkadan eniştemin sesi geldiğinde ablamdan ayrıldım. " Sen benim ablama bakmıyorsun şuna bak bir deri bir kemik." Dediğimde yanıma gelip ablamı kolları arasına aldı. " Deri kemik mi senin ablan beş kilo aldı şu göbeğe bak ." " Yunuss." İkisine baktığımda çok mutluydular gerçek mutluluk bu olsa gerek .. " Neyse ben gidiyorum siz, saadetinizi bölmeyin." Dediğimde ikiside bana sarıldı. " Şaka maka ikiyi baldızımsın Âlâ senden daha fenaları var ." Güldüğümde ayrıldım, taxinin kapısını açtığımda son kez el salladım. " Kendinize iyi bakın beni özleyin en kısa zamanda teyze olmak istiyorum haberiniz olsun." Dediğimde arabaya bindim. Derin nefes aldığımda arabadan onlara el sallayıp gözden kaybolana kadar onlara baktım. Yarım saat sonra hava alanına geldiğimde valizleri indirdim. Sürükleyerek içeri girdiğimde uçağımın anonsu yapılıyordu. Geçmi kaldım yoksa. Hızla biletimi verdiğimde uçağa doğru yol aldım. Neyseki son anda yakaladım, yerimde cam kenarına oturduğumda kulaklığımı taktım. Yanımda iki kız vardı ikiside benim yaşlarımdaydı.. biri kızıl biri esmer.. Kafamı geriye yaslayıp bulutları izledim kulağımdaki şarkıyla şarkıdaki söz hoşuma gitmişti. Hiç ışık yoktu bu yüzden parladım çünkü elimde başka ışık yoktu...Sonbahar sadece bahaneymiş... Yol boyunca farklı telden şarkılar dinleyip kafamı dağıttım.Kısa süre içerisinde Nevşehire indiğimde gülümsedim Şehir seçmek konusunda çok düşünmedim ya Nevşehire gidecektim yada Trabzon'a iki ilide gezmek istiyorum bende buradan başladım. Kapadokya'da harika bir otel balonlar ve daha niceleriyle mükemmel.. Uçaktan indiğimde etrafa bakındım çoğu kişi turist ti havada çok sıcaktı şu an g üzerime giydiğim crop bile bana fazla gelyor.. saçlarımı geriye attığımda bir taxi ayarladım. Taxici valizleri yerleştirirken ablama indiğime dair bir mesaj attım. Arabaya binip otelin adresini verdiğimde arkama yaslandım. Bu sefer şarkımı havama göre seçip yolu izledim..Hava alanı ile otel arasında bir saatlik yol vardı resmen valizleri indirdiğim de. Teşekkür ettim. " Teşekkür ederim." "Rica ederim. "Valizimi elime aldığımda otele doğru yürüdüm şık bir oteldi çalışanlara kimliğimi verdiğimde odamın anahtarını verdiler. Otel yirmi üç katlıydı en üstünü merak ediyorum doğrusu... Ben ise on dördüncü kattaki odada kalacağım. Asansöre bindiğimde ondördüncü kata bastım. Bir yirmi dakikam asansörde geçti her katta durduk resmen .. odamın önüne geldiğimde anahtarımla açtım burnuma çilek kokusu dolmuştu sanırım oda kokusu çilek garipti.. İçeri girdiğimde etrafa bir göz attım. Tek göz bir odaydı çift kişilik yatağım önünde koltuğum mükemmel bir manzara ve yanında jakuzili banyo.. o kadar çalıştım bu odadan daha fazlasını hak ediyorum. Yatağın üzerine oturduğumda geriye attım kendimi... Yumuşacıktı nevresimden yumuş kokusu geliyordu. Temiz ve Miss...Ayağa kalkıp büyük pencerenin önüne geldim balonlar buradan küçücük görünüyordu. Valizimi yatağın üzerine bırakıp yeşil bikinimi çıkardım, üzerimdekileri çıkardığımda yapay göğsü göğsüme taktım.. yani kıyafet üstümdeyken yapaylığı belli olmuyordu.. bu iyiydi.. Belime kapalı yeşil şalımı bağlandığımda anahtarım alıp çıktım. Siteden baktığımda buranın havuzunun baya iyi olduğunu gördüm deneyelim bence.. Asansörden indiğimde aşağı kata doğru yol aldım merdivenle havuz bölümüne geldiğimde hoşuma gitmişti.. büyük bir havuz ve insanlar herkes kendi halinde mükemmel. Yavaş adımlarla danışmaya ilerleyip anahtarımı verdim telefonum odada kaldı almayı unuttum neyse.. havuza ilerlediğimde üç basamaklı merdivenlerden indiğimde bedenim suya kavuştu ılık su çok güzeldi suyun beni kaldırmasını isteyerek kendimi serbest bıraktım. Bir kaç dakika suda kaldığımda ellerimin buluştuğunu fark ettim. Yukarı çıkıp fayansa oturduğumda saçlarımdaki suyu sıktım kafamı kaldırdığımda gözüme takılan gözleri gördüm.. Uzunca baktı, bende gözlerimi ayırmadım ondan. Üzerinde sadece siyah şortu vardı boynu ve vücudu dövme kaplıydı, iki elini şortunun cebine koyduğunda gülümsedi.Gözlerimi ondan alıp ayağa kalktım, yavaş adımlarla danışmana gidip anahtarımı aldım. Bu su bana yeterdi. Anahtarı aldığımda onun arkamda olduğunu görmüştüm. Şalımıda alıp belime başladığımda asansöre bindim. Oda gelmişti birlikte on dördüncü kata gittik.. asansör durduğunda çıktım. O an elimden tuttu. Ona doğru dönmek istemiyorum ama baktım ona .. " Gitme Alâ ." Bu cümle sahimiydi gözleri öyle söylüyordu çünkü muhtaç gibi yalvarır gibi.. Ne değişti bilmiyorum ama onu görmediğim zaman affettim onu kızgın değilim kırgında değilim onunla konuşmak istemiyorum ama ne bileyim onu bekledim sadece ...Kollarımı boynuna sardığımda elleri belimi ve sırtımı kavradı. İçimden yansın dünya dedim ben yandım bir daha yanar mıyım bilmiyorum ama istediğimi biliyorum.. "Senin yüzünden öleceğim." Sesini duyduğumda gülümsedim.. ellerim ensesinde dolaştığında kokusunu içime çektim.. " Seni bekliyordum neden bu kadar geç kaldın." Dediğimde omzuma dudaklarını bastırdı. Bacaklarımdan tuttuğunda kaldırdı bacaklarımı beline bağladığımda yanağımı geniş omuzuna yasladım. Gerçekti değil mi?... Birlikte benim odamı geçip başka bir odaya geldiğimizde kapıyı açtı.. İçeri geçtiğimizde benim odamın aynısı olduğunu fark ettim. Sadece manzarası farklıydı..Yatağa oturduğunda yüzümü yüzüne denk getirdim. Gözleri parıltıyla bakıyordu yüzü gülüyordu, gülümsediğimde beni kendine bastırdı... Ellerimi yanaklarına koyduğumda içimden geleni yaptım.. *********** " Günaydın bebeğim." Kulağımın önündeki sıcak nefesi içimi huylandırıyordu elimi yanağına koyduğumda sakalların parmaklarımla okşadım yavaşça.. " Günaydın " Dediğimde kulak altımda dudaklarını hissettim.Kolu belimi daha sıkı sardığında ona döndüm. "Saat kaç." Kafasını kaldırıp çekmecenin üzerindeki telefonuna baktığında sesini duydum. " Dokuz yirmi iki " Birde saat yedide kalkmayı düşünüyorum, doğrulduğumda önüme gelen saçlarımı geriye attım. " İyi uyudun mu ." Boynuma öpücüklerini bırakan Kayayı ittirip cevapladım. " Sıcaktan ölüyordum duş almam gerekiyor." Karnıma kafasını koyduğunda gülümsedim ellerim siyah saçları arasında gezinirken kafamı geriye yaslamdım." Hiç kalkmak istemiyorum." " Restoranda gidip kahvaltı yapalım bence ." Kafasını bana çevrdiğinde eğilip dudaklarına dudaklarımı bastırdım... " Telefonumda odada kaldı." Nefesimi verirken." Kaldırmak için türlü bahaneler bulma." Dediğinde doğrulmuştu geniş sırtı bana dönükken ellerimi sırtından boynuna doğru kaydırdım. " Bahane bulmuyorum ben buraya gelmeden önce tüm planlarımı yaptım bugün balon binmeye gideceğiz." Yerimden kalkıp yanağım omzuna koyduğumda bana baktı burnuma küçük bir buse kondurduğunda yataktan çıktım. Yerdeki şalı alıp belime. Bağladığımda elimden tuttu.Kendine çekip dizine oturttuğunda mavi gözlerine baktım . " Hayatımda uyandığım en güzel sabah diyebilirim, sevgilim." SEVGİLİM.. hı bu kadar erken mi bence yaşadığım kötü günlerin acısı çıkarabilirim. Gözlerime aşkla bakan adama hayır diyemeyeceğim ama belki nazlana bilirim. " Biz henüz sevgili olmadık Kaya. " Anlamaz gözlerle baktığında çıplak vücuduna değindi gözlerim. Şu an baklavalarının elimin altında olması müthişti. Bir tırnağımı karın kasalarına bastırdığımda gözlerine baktım . " Henüz bir çıkma teklifi gelmedi bilemiyorum yani romantikliğini konuşturacaksın." Dediğimde dudakları kıvrıldı.. " Sen nasıl istersen ." Elleri saçlarımın arasında gezinirken gülümsedim ayağa kalktığımda anahtarımı alıp kapıya ilerledim gitmeden önce son dediğime güldüğünü duymuştum. " Özle beni ." Odamın kapısının önüne geldiğimde anahtarı sokup içeri geçtim. Yanaklarımın alev aldığını hissedebiliyorum her ne kadar bu duyguyu bastırsamda utanıyorum.. Hemen banyoya geçip kısa bir duş aldığımda valizimdeki kıyafetlere baktım. Ne giyeceğim ben .. telefonumu aradığımda ya atağın üzerinden aldım Ablam mesaj göndermişti.." Nasıl gidiyor tatil ?" Ablama Kaya'nın burada olduğunu söylesem keser beni en iyisi gidene kadar susmak. " İyi gidiyor abla kahvaltı yakacağım ne giysem diye düşünüyorum." Mesajı attığımda telefonu yatağın üzerine bıraktım hakikaten ne giyeceğim. Aslında kafamda iki seçenek var ikiside elbise.Beyaz olanı mi yeşil olanımı acaba. Beyazında sırt dekoltesi vardı fırfırlı mini elbise. Yeşili ise dar mini elbise. Beyazına kadar verdim valizden çıkardığımda yatağa koydum iç çamaşırıp giydiğimde çantamdan vücut spreyini çıkardım mis kokusu burnuma geldiğinde bedenime sıkıp kurumasını bekledim bu sırada göğüslerimi yerleştirirken gözlerim aynadan kendime çarptı. Bedenimde bir eksikliği hissedebiliyorum ama yapacağım bir şey yok.. Acaba göğüs mü diktirsem şu an midem kalktı bu fikir çöp. Elbisemide giydiğimde makyaj malzemelerimi alıp banyoya girdim sıcak buhar gitmişti. Sade bir makyaj yapıp kahverengi rujumu sürdüm glosda eklediğimde baya iyiydi. Makyaj çantasındaki takıları çıkarıp tek tek taktığımda saatimin yanidaki ince bilekliklerimi saydım yedi tane olacaktı ve tam da öyle takılarım gold olduğu için gold küpelerimimide taktım. Hazırlanma sıram olmadığı için her şeyi karışık yapıyorum, valizden düzleştiriciyi çıkarıp saçlarımı düzleştirdiğimde hazırdım.. Güzel olmuştum aylar sonra bu kadar iyi hissetmek güzeldi. Sıra hangi ayakkabıyı giymekte. Valizdeki kahve sivri uçlu terliklerimi çıkardığımda ayağıma geçirdim. Ben hazırım da Kaya yok. Telefonumu ve anahtarı alıp odadan çıktığımda onun odasına yol aldım. Kapıyı çaldığımda açan olmamıştı ne demek bu şimdi.. Telefonumu açıp onu aradığımda almıyordu , şakamı bu gerçekten gitmişmiydi yani kapıyı bir daha çaldığımda ses yoktu.. İnsan en azından gelmeyeceğim diye haber verir.. gözlerimi öfkeyle bir iki saniye kapatırken yutkundum. Yavaş adımlarla asansöre doğru yol aldığımda düğmeye bastım. Şerefsiz köpek.. kandırmış olabilirmi beni hayır ya böyle bir şey yapmış olamaz.. Asansör açıldığında içerisine binip düğmeye bastım telefonumla tekrar aradığımda açmıştı şükür. " Nerdesin sen." " Restorand bölümündeyim." Dediğinde derin nefes aldım sırtımı cama yaslarken onuncu katta olduğumuzu fark ettim. " İnsan bir aşşağıya inmeden önce bir yanındaki kız arkadaşınıda alır." Hödük bu adam neler düşündüm ben " Gelip seni alacaktım ama üst üste arayınca bir şey oldu sandım sen nerdesin ne ses o." Asansöre bir kaç kişi bindiğinde ses gitmişti sanırım. " Asansördeyim burda telefonlar baya iyi çekiyor." Dediğimde güldüğünü duydum.. " Bekliyorum seni güzelim." "Tamam " telefonu kapattığımda giriş katına gelmiştik asansörden çıktığımda sağa dönüp biraz yürüdüm restorand bölümüne geldiğimde gözlerim bir çift mavi göz ardı. Yan tarafıma baktığımda o mavi gözleri görmüştüm gülümseyip yanına ilerlerken beni incelediği gibi onu inceleyerek ilerledim. Siyah gömleği ve pantolonu ile baya şıktı gömleğinin ilk üç düğmesi açık olduğundan boynundaki dövmesi rahatça görünüyordu , sanırım siyah onu gizemli ve karizmatik olmasını sağlıyordu. Yanına geldiğimde kollarını iki yana açmıştı kollarımı boynuna dolarken parfüm kokusu burnuma dolmuştu ve şampuan bu hangi şampuandı daha iyi korkuyu solumak için burnunu çektiğimde sesini duydum. " Sevgilin olmayan bir adamı bu kadar koklamak hiç iyi bir şey değil." Geri çekilip yüzümü kırmıştırdığımda toparlamaya çalıştım. "Ne kadar koklasamda burnum tıkalı olduğu için koku alamıyorum ." Dediğimde inanmış gibiydi. Etrafımda bir tur döndüğümde gözlerimi gözlerine denk getirdim. " Nasıl olmuşum , malum sen çok güzelsin demediğin için biz soruyoruz ." " Daha geleli iki dakika olmadı be kızım ama çok güzel olmuşsun fazlasıyla hemde ." Bunları derken gözleri bedenimde dolaştı. " Sende yakışıklı olmuşsun siyah giyme söz olur." " Beyaz giyme toz olur Âlâ hanım." Elimden tutup daha yeni fark ettiğim masaya beni yönlendirdiğinde ağzım açık kaldı. Way be.. sandaliyeye asılı olan sayamadığım kadar kırmızı kalpli balonlar çok güzel görünüyordu. " Senin için aldım ." Sandaliyemi çektiğinde yavaşça oturdum önüme düşen saçlarımı yavaşça elleriyle omzumum arkasına attığında bayıldığımı dile getirdim. " Çok hoş, şu an yukarıda dediklerim için utandım kendimden." Karşıma geçerken söylediğime sorar gibi baktı.. omuz silktiğimde masada olan kahvaltılıkları tabağıma geçirdim. " Ne dedin." " Şimdi ben hazırlandım senin odanın kapısının önüne gelip çaldım açan yok tabi, sonra aradım seni, gene açan yok benim aklıma ilk ne gelir bu adam beni bırakıp gittimi ?" Elindeki çatalı yavaşça tabağa koyduğunda dikkatle söylediklerimi dinlemeye başladı. " Sonra sana saydırdım falan öyle .." Bir kaç lokma yerken sorusuna derin nefes aldım her şeyi merak etme .. " Ne saydırdın." Ona baktığımda dudağımı büzdüm. " Şerefsiz köpek kandırmış olabilirmi beni dedim çünkü ortada yoktun ." " Durduk yere gene şerefsiz olduğuma inanamıyorum " Bozulmamıştı ama ben genede gönlünü almak adına ayağa kalkıp yanına gittim arkadan ona sarılıp yanağını yanağıma bastırdığımda dudaklarımı araladım. " Üzülme Ulaş ."

Bölüm sonu

1 yorum