Bem beyaz gelinliğin içinde kuğu gibiydi. Günün en heycanlı zamanı takı ve çiçek atma töreni.. ablam arkasını döndüğünde sahada damat tarafı ve gelin tarafı olarak sadece ben vardım. Çiçeği tutmak için sabırsızlanıyordum. Atakan cam kenarında telefon konuşken dikkatimi sırtı dönük ablama verdim. Bu çiçeği tutmasam olmaz..
" Geliyor... 3 ...2.. " üçüncü kez geliyorumdan sonra arkadaki genç çocukların şansı olmadığını düşünerek eşlik ediyorum.
" Hadi ablaa!."
" 3..2..1.." dedikten sonra çalan şarkıya tekrar eşlik ettiğinde çığlık atmamak için dilimi ısırdım. Ellerimi havaya kaldırıp parmak ucuma çıktığımda ablamın elinden uçup gelen beyaz çiçekler parmak ucumu sıyırıp arkamdaki ele geldiğinde hayal kırıklığı ile ayaklarımın üzerine bastım.
Şu an platform topukluları giymediğim pişman oldum. Ablam gülerek bize döndüğünde. Yüzümdeki ifadeyi silip arkamı döndüm çiçeğin kimin tuttuğunu merak ediyorum.
Kahkahalar eşliğinde elindeki çiçeği sallayan Asya ile göz göze geldim. Gülümserken kolunu yanındaki mavi gözlü adamın koluna geçirince. Durdum. Yüzümde bir ifade yoktu gözlerim onlara karşı boştu. Onlar bir yola başlamış.
Derince yutkunup arkamı döndüm. Asya Kaya'yla Atakan'nın yanına gelip birlikte olduklarını idda ettiğinde şaşırmıştım bu kadar yüzsüz olmaları iğrençti. Atakan her ne kadar sinirlensede sakinleştirmiştik. Bu durumdan onun bir suçu olmadığını anlamıştım.
Ömerin sesiyle kafamı yerden kaldırdığımdan saçlarımı geriye attım.
" Cemre seni çağırıyor altınları çıkarmakta güçlük çekiyor." Dediğinde ablamın ne ara gittiğini düşündüm ömerinde neşeli hali garibime gitmişti. Onun gibi gülümseyip kahkaha attığımda ablamın yakasına takılan tam altınlara doğru yol aldım. Ama tabi ondan önce sevgilime bir göz attım.
Kapı önünde sessizce beklerken gözleri gözlerimi buldu.
" Sevgilimm." Diyip kollarımı boynuna sardığımda kokusunu içime çektim doğru yer burasıydı sanırım. Güven veren yer bu kokuydu bu olması gerekiyor!.
Ellerini bedenimde hissedince göğsüme bir acı hissettim. Yüzüm acıya bürünürken sesizce yutkundum. Yavaşca geri çekilirken bir şey çaktırmamaya çalışarak. Gülümsedim.
" Gidelim mi kalırmısın?." Cümlesiyle sakince nefes almaya çalıştım. Burada ablamın yanında kalmak istiyorum son dakilalar .. " Yok aşkım ben ablamı otele yerleştirip yanına gelirim."
Elini belime koyup okşadığında kafasını sallayıp saçlarıma dudaklarını bastırdı. Göğsümdeki acı geçtiğinde son kez ona sarılıp geri çekildim. Gelin odasına yöneldiğimde geriye bakıp el salladım.
"Âlâ!!" Ablamın sesiyle hızla ona döndüğümde yanına ilerledim yanındaki boş koltuğa oturacakken ıslak olduğunu fark ettim. Deri koltuğun koluna oturduğumda ayaklarımla bacaklarımı kaplayan gelinliği diğer tarafa ittim .
" Ah! Yavaş olsana acıttın." Alt dudağımı ısırırken tekmemin ablamın bacağına geldiğini fark etmedim ben onu koltuk bacağı sanmışatım tüh. " Sende bacağını öne uzat kocaman yer var yanıma getirmişsin." Dediğimde ablamın omzunda erkek eli görünce kinayeli bakışlarımla enişteme döndüm.
" Tekmelerini karımın bacağına değilde başka yere savursaydın olmazdı baldız."
" Öylemi oldu şimdi Yunus bey heheyt."
Daha düne kadar arkamdaydı oysaki ya. alayla söylediğimde kahkaha attıklarında durup onlara baktım. " Neyse neyse şunları çıkaralrım ." Ablama dönüp tam altınları çengelli iğneyle gelinlikten aldığımda eniştemde kolundakileri çıkarıyordu. Aslında bunları alıp kaçmak var ama işte kardeş vicdanı diye bir şey var ki el vermiyor. Konuşa konuşa alayla ablamı soyduk yani aldınları aldık. Yunus eniştenin annesi neriman hanım içeri girdiğini görünce altınları ablamın çantasına sığdırdım. Valla ablama kendimden daha çok acıdım. Hadi benim kaynana nemrut , neriman cadalozuda cimri. Nemrudu tercih ederim doğrusu bu düğünü bile zar zor yaptık kendisi iki yüz üç yüz kişilik düğün salonunda yapmak istemişti düğünü.
Buradaki en buyük şey ise Yunus eniştemin ablamın sözünü dinlemesi benim ki gibi annesinin sözünü dinlemiyor yani. Nerimancığa görede hanım köylü damadımıza büyü yapmışız.
Ah hele ilk nişanlılık zamanları fenaydı. Çok şükür geride kaldı. Üç ihlas iki felak bir naz ile ...
Oturduğum yerden ayağa kalktığımda ablamında kolundan tuttum.
" Hadi ablacım siz otelinize gidin ." Yüksek sesle konuşmama gülen ikili bunun neriman hanımın paracıklarından kolundaki bilezikten gittiğini bildiğimden ballandıra ballandıra söyledim.
" Sus kız ayıp denilen şey var. " Neriman hanımın sesi kulaklarımı doldurduğunda gülümsedim. Kaşlarımla kolunu göstererek söylendiğimde kollarımı göğsümde birleştirdim. " Senin burma bilezikler gitti Neriman ablacığım artık Ömer çalışıp yerine kelepçe bilezik alır." Gözleri kocaman açıldığında kahverengi gözlerini kısıp kafasın seni elime geçirirsem parçalarım dercesine salladı.
Fazla oyalanmadan düğün salonundan çıktık hava kararmaya başlamıştı. Atakana nerede olduğunu mesajla sorduğumda şirkette olduğunu söylemişti üzerimi değiştirip ona süpruz yapmaya karar verdiğimde ki ben daha önce geleceğimi bildirip süprizi bırakmadığımdan ablamları otele bırakıp eve geçtim.
Ayaklarıma kara sular inip çıktı.. anahtarla kapıyı açmaya çalışdığımda artık kapıyı tekmeliyordum.
Sonunda karanlıkta kapı deliğini bulup anahtarı yerleştirdim yoksa olduğum yerde dinlenecektim
Eve girdiğimde lambayı açtım. Direkt kendimi salona atıp koltuğa bedenimi bıraktım yoruldum ama deydi ablamlar yarın resmi nikahlarını kıydıklarında gerçek karı koca olacaklardı..
Her şey güzel hoştu ama bendeki morel bozukluğu neydi..başım ağrıyordu sanırım stres yapmıştım o yüzden göğsüm ağrıyordu. Ayaklarımız üst üste attığımda uyuma hissi geldi. Ama evde tek başıma uyumak istemiyorum. Tek başıma durmakta istemiyorum o yüzden zorlukla ayağa kalkıp banyoya ilerledim.
Ilk önce yüzümdeki filli boyayı çıkarım nemlendirdim dişimi fırçalamaya üşendiğimden naneli sakız çiğnedim. Odama gittiğimde elbisemi üzerimden çıkardım daha doğrusu attım. Takılarımıda çıkardığımda yavaşca komidin üzerine koydum elbise gözümde para etmez ama bu takılar eder.
Üzerime siyah pijama ve beyaz tişört geçirdim sonuçta Atakanla baş başa kalacağız kıyafetin bir önemi yoktu. Ne olur olmaz diyede arabadaki gri hırkayı giyeceğim .
Saçlarımı yukarda topuz yaptığımda sesiz ve korkutucu evden çıkmak istedim. Telefonumuda aldığımda ışıkları söndürüp ayrıldım. Uykum fazlasıyla geliyordu.
Belki bu gece ilk kez Atakanla uyuyacağım. Neyseki şirket yolu uzun sürmedi. Arabayı park edip içeri girince görevlinin sesiyle durdum.
" Pardon kime baktınız."
Yanıma geldiğinde ona döndüm sana geldim bakayım neler yapıyorsun diye. Hasbinallah akşam akşam kime gelinir.
" Atakana gelmiştim." Beni baştan aşşağıya süzdüğünde ellerimi pantolonumun cebine sokup ağzımdaki sakızı çiğneye çiğneye bende onu süzdüm.
Sanırım daha önce kilolu birisiydi kollarında sarkma vardı. Güvenlik tişörtün üzerinde yazan ismi okudum.
Halil görgülü halil görgülüymüş diye bir espiri patlatmak isterdim ama karşımdaki adam anlayamayacağından sustum.
" Atakan bey rahatsız olmasını istemiyordu arayıp size dönüş yaparım İsminiz nedir.? "
" Fadime"
Ağzımdan bir anlığına çıkan söze kafa salladı uyku vurdu bana galiba içimden söyleyeceğimi dışa vurdum. Normalde ablama bu şakaları yaparım " Şey ismim Âlâ Fadime değil."
Telefon tuşlarına basarken telaşla söyledim. Bana bakıp sorgular gibi baktı telefonu kulağına götürdüğünde. Sesini duydum.
" Efendim Fadime Âlâ adında hanfendi sizinle görüşmek istiyor."
Şakamısın bayılıp düşeceğim ah utançtan nereye gitsem. Şimdi adamın yanına gidicem demezmi niye fadime dedim of of şom ağzım tüküreyim .
" Atakan bey sizi bekliyor en üst kat 2. Oda Fadime hanım."
Fadime ölsün yani kafa sallayıp asansöre attım kendimi. Keşke Dalya deseydim o an o çıksaydı ağzımdan neyse artık söyledik bir kere hem Atakanda bu espirili halimize alışsın yani .
Diye diye en üst kata geldim akşamı asansörde geçireceğimi sandım bi an. Soldan ikinci odayı bulduğumda bir saniye sağdan mı soldan mı sağa baktığımda bir kapı vardı pes yani hangisi şimdi.
Diyip sağa yöneldim benim ultra süper zekam kapı yanlarındaki ismi okumadığında özürlülük yaşıyoruz. Neyse neyse sol tarafa geçip kapının yanına geldim.
Dur bisaniye ben parfüm sıktım mı? Ah hayır bu kötü oldu belki ben uyurken atakan saclarımı boynumu koklayacak. Sakızımı yutarken bismillah diyip kapıyı çaldım. Neye çalıyorsam kapı da benim .
İçeri girdiğimde takım elbisesi üzerindeydi yani bir kaç defa spor halini gördüm bu adamın nasıl dayanıyo kravatla..
Bana döndüğünde gülümseyip kapıyı kapattım yanına ilerlediğimde karanlıktan ifadesini seçemedim ışık kapalıydı. Gerçi bana karanlıkta oturmayı sevdiğini söylemişti.
" Fadime modern bir isim sevdim." Ah bu cümle.. bu cümle tüm egomu yerlebir etti. Fay hattı sallandı resmen. Yanaklarım kızarırken fena utandım.
Kollarımı bedenine sarınca farklı bir kokuyu soludu burnum.
Yutkunduğumda geri çekildim. Konuşmasına cevap verirken parfüm kokusu asyanın parfüm kokusuna benziyordu. Tabi abi kardeş sarılınca kokular karışabilir.
" Şaka yapmak istedim ama ciddiye aldı ." Derken geldiğimden beri elindeki fincanı bırakmayan parmakları sonunda ayrıldı. Yanıma yaklaştığında kalbim hızla atmaya başladı.
Parmakları çenemi bulunca gözlerimi gözlerinden ayırmadım.
" Espiri anlayışın farklıymış." Gülümserken geri çekilip fincanı masaya bıraktı ceketini çıkardığında ayakta durmak yerine koltuğa geçip oturdum.
" Bu arada hoş geldin sevgilim istersen eve gidelim." Gözlerimi etrafta gezdirdiğimde bana odasının içinde kendisine ait özel bir oda olduğunu söylemişti. Yüksek ihtimal içinde yatak vs şeyler vardı. Eve gitmei istemiyorum burası iyiydi.
" Bence burada kalalım." Beni onayladığında ac olup olmadığımı sordu ve hiç aç değildim fazlaca uykum geliyordu.
" Uykum geliyor uyuyalım mı birlikte. "
Karşıma koltuğa oturduğunda uzak olması sinirimi bozmuştu.
" Tabi olur ama sana bir şey söylemek istiyorum." Söylemiyle doğrulup dikkatimi ona verdim Kaya ile Asya'yımı söyleyecekti acaba." Biliyorsun Dövmeciyim ben ve ünlü kişiler arasında bir yarışma olacak buna başka ülkelerde dahil. Ve en iyi minimal dövme isteniyor. " Atakana plotonik aşıkken bu işlerle baya ilgilendim . Her sene oluyordu. Ve atakan hiç kazanmamıştı. " Bu yıl tekrar katılacağım. Ve bunu senin çizdiğin minimal karakalemlerle kartılmak istiyorum . " Çizdiklerim bu kadar güzelmiydi. Gülümsedim Atakanın bu teklifi hoşuma gitmişti ama neden sürekli kaybettiğin bir yarışmaya tekrar tekrar giresinki. " Sevinirim hemde çok ama yanlış anlama yarışma ödülü bildiğim kadarıyla senin kazandığının altında bir miktar neden katılmak istiyorsun ki." Atakan istese şu an her şeyi satın alabilir. Onun için yarışma ödülü küçük bir miktar ." Bu yıl seninle katılmak istiyorum kazanacağımıza eminim. Ve rekabet hırs bir adam var ve bir türlü onu alt edemiyorum bu yıl üstünü çizip piyasadan sürmek. En büyük isteğim. Ama aramızda kalsın sevgilim." Kafa salladığımda adamın kim olduğunu merak ettim Atakana rakip olan adam güçlü olmalı. Neyse bizi ilgilendiren bir şey yok nasılsa ayağa kalkıp yanıma geldiğinde ellerimden tutup kaldırdı. Insan bir kucağına alır ya.Bir kolunu boynuma diğerinide belime attığında bahsettiği odaya doğru ilelrledik. Heyecanlıydım uyumak için. Kapıyı açtığında burnuma baya karışık koku geldi yemek kokusu şarap kokusu kendi parfüm kokusu. Hepsi birbirine karışmış..Bir koltuk takımı birde çift kişilik yatak vardı ha birde gardırop ve mini buz dolabı resmen ikinci ev güzel ve modern zaten karşıda İstanbul manzarası yemede yanında yat. Üzerini çıkardığında arabada giydiğim hırkayı çıkardım. Bir şort giymişti sadece üstü çıplaktı. Yanına gidip sarıldığımda birlikte yatağa geçtik. Uykum geliyordu ama nasıl uyuyacağımı bilmiyorum..
Bende bugün olanları düşüne düşüne daldım hayallerle kabuslara ...
Merhabalar nasılsınızz♡♡
Resmi nikaha takılanlara şöyle söyleyeyim bizde ilk duğün sonra nikah olur adetlerimiz böylee..
Peki sizce Cemre Kaya'nın düğüne gelmesini nasıl karşılayacak?
Kaya'dan bunu beklermiydiniz?
Atakandan gol beklerken Kaya'dan geldii Atakan bana gizemli geldii size peki?
Beğeni(◕ᴗ◕✿)
bFS8 grup kodu eserlerim için ortak grup açtım okuyucularımı beklerim duyurularımı oradan yayınlayacağım
( ◜‿◝ )♡

