İçeriğe geç

DÖVMECİ

Bölüm 13 · 7 dk okuma

DÖVMECİ

Bölüm 13

D/13

Lila rengli midi boy elbisemi üzerime geçirdim. Bir tarafım nedensizce kırgındı.. Ablamla hayla arayı düzeltmedik. Ona kızgındım verdiğim kararı onaylamasını beklemiştim ama o karşı çıktı. Halbuki ben onlar için ne sevinmiştim. Derin bir nefes alıp saçlarımı arkaya attım kafamı meşgul eden tek ablam değildi.

Kaya'da vardı bazrn durup dururken aklıma geliyor ona gitmesini söyledim ama şimdi olsa aynı şeyi söylermiyim bilmiyorum. Ama neyse herşeye rağmen bu gecenin iyi geçeceğini ümit ediyorum

Bu gece ablamla barışıp gitmeliydim. Küçük çantamı elime aldığımda son olarak parfüm sıktım. Bugün Elifle buluştukta sonra kuaföre gidip saçlarımı omuz hizasında kestirttim.

Belki yeni şeyler umutlar katar hayatıma. Bir yerleri yenileyelimki yeni şeyler gelsin. Derin bir nefes alıp odadan çıktim. Ablam en son balkon tarafındaydı. Oraya giridğimde oturmuş haififçe esen rüzgarla kahvesini yudumluyordu.

Geldiğimi belli edercesine boğazımı temizledim gözleri gözlerimi bulunca bir adım daha öne geldiimde hazır olmayan konuşmamı yaptım.

" Bu akşam Atakanın ailesiyle yemek yiyeceğiz tanışma falsı falan ailem olarak gelirmisin?"

Kafam öne eğikti tek ailem olan abladı onu almadan gidemezdim. Merakla vereceği cevabı bekledim..

"Tabiki Ãlã gelirim biz kardeşiz." Demesiyle ayağa kalkıp yanıma geldi kollarını bedenime sarınca. Gülümseyerek sarıldım ona.. fiziksel olarak birbirimize benzemiyoruz ama kalbimiz aynı atıyor.

"Őzür dilerim Âlâ yanında olmam gerekirdi ama işte hemen gitmene gönlüm el vermedi.."

Geri çekilip söylediklerini dinledim Düşünmeden hareket etmek beni duvara toslasada bu sefer öyle olmayacak sonuçta Atakanla evleniyorum en fazla ne olabilirki?

" Ah abla vazgeçilmez olduğumu biliyorum beni korumana gerek yok kız" Herzamanki gibi alaya vurdum bazı şeyleri kafaya takmamak gerekir . Elinden tutup odasına yönelttim vakit geliyorda geciyor hazırlanmasį gerekir.

" Hadi bir şeyler giyde gidelim nemrut kaynanamı görmeye."

Ablam güldüğünde yatağın üzerindeki fark etmediğim siyah elbiseyi eline aldı. Ben neler düşürken o kendini hazır etmiş bile.

" Barışmasaydık bile ben seni yanlız göndermezdim gidelimde Karalar kardeşleri görsün millet."

Sen ne yere bakan yürek yakan kızsın bakışlarımı gönderdim. Bu motivasyonlu konuşmaya alkış tuttuğumda aynadan son kez kendime bakıp odadan çıktım. Ablam beş dakikada hazır olacağından balkona geçtim. Bu sefer hava alma sırası bendeydi

Esen rüzgar tenime değerken hava kararıyordu aşşagıya inme fikri cazip geldiği için ablama haber verip aşşağıya indim. Merdivenlerden indiğimde yağmurun atıştırdığını fark ettim. Hava ne kadar yağmurluysa gönlüm o kadar ferahtı yağmuru şans olarak tanımlıyorum bereket.. mutluluk.

İnsanların ikinci yüzü çıkıyor yağmurda yıkayıp soyup temizliyor damlalar. Biraz öne gelip caddeye çıktım. Mavilikler tam karşımdaydı .Dalya sesleri martı sesleriyle tanıdık bir kokuyu betinliyordu. Hafifçe gülümsedim

Bir çöp koyteynırın yanında yavru kediyi fark ettim. Karşıya arabaların beni ezmemesine dikkat ederek geçtim yavru kediyi aldığımda başını okşadım biraz klasik müzik dinlemek iyi gekecekti henüz ıslanmamış banka geçip oturudğumda kediyi kucağıma oturttum titriyordu.

Beyaz tüyleri hafifçe kirlenmiştin gözleri maviydi deniz gibi dalga gibi.. kayanín gözleride maviydi hemde en koyusundan . Havanın denizin kedinin mavi rengi bile bana onu hatırlatıyordum. Nedem ama gitti.. o ben git demiştim...

En son Atakanın bana evlenme teklifi ettiği gün gördüm onu tekrar burdamıdır diye geçirdim içimden. Gözlerim dolandı etrafta ama ne bir mavi göz siması bedeni var.

Bu kadar yeter! Evli bir kadın olacağım ama ilk dakikadan neler düşünüyorum göğsüm sıkıntıyla inip kalkarken bınanın önüne döndüm demekki neymiş denizler o kadar da iyi gelmiyormuş insana...

Arabaya yerleştiğimde kediyide yanıma aldım. Ablamda binadan çıkmıştı siyab uzun elbise onu daha uzun ve asil gösteriyodu. Tabi ayağındaki dört santim topuklular olmasa . Acaba allah boy dağıtırken ablamı fark etmedimi yada boy dağıtılırken ablam kesin akıl kısmına gitmiştir.

Şimdi bu şakayı yapsam banada akıl kısmında seni hiç göremedim diye lafı koyar falan gece gece gerginlik çıkmasın.

" Ne bakıyorsun öylee." Dediğinde ablam arabayı çalıştırdım

" Her zaman şöför oluyorum da yani araba kullanmıyorsan evlendikten sonra bana ver."

" Bakarız."

Öylemi der gibi baktığımda yola devam ettik sesizdik biraz stresliydim ellerim saçlarıma gittiğinde toplamadığım için bozuldum. Yarım saat içinde büyük evin önünde durduğumuzda ablama baktım.

" Ne uzun yol midem bulandı."

Bu uzun yoldan sonra benim bile midem ağzımda. Arabadan indiğimizde yan yana geldik.

" Ay abla gerimi dönsek ." Dediğimde koluma elini indirmesiyle kısıkça inledim .

" Saçmalama yürü senin başının altından çıktı ." Ben ne bileyim nemrudun evine geleceğimizi birde iki ev büyüklüğündeki evi beni öldürüyor.

" Görgüsüz kadın eve bak elizabetin sarayı mübarek." Dediğimde ablam güldü kapıya geldiğimizde çaldım. Ama kapıyı evin çalışanı açmıştı yani insan bir dünürlerini görmeye gelir.

" Hoş geldiniz efendim buyrun." Tabi buyuracağız kapıda kalalım istersen . İçeri geçtiğimizde bizi hayla karşılayan yoktu. Merdivenden inen sevgilime deydi gözlerim.

Bej rengindeki gömleği ve siyah kumaş pantolon giymişti. Gayet şık görünüyordu ve yakışıklı.

" Hoş geldin sevgilim." Dediğinde kollarını belime sarıp boynuma dudaklarını bastırdı gülümsediğimde az önceki sıkıntımın yerini heyecan kapladı..

" Hoş buldum aşkım."

Yan taraftan gelen sevgili kayınvalidemin sesiyle geri çekilip ona yöneldim. Kayın validem sarışındı yeşil iri gözleri daha doğrusu pörtlek gözleri akşam görsem yorgan altına saklanırım cinsindendi. Elini ağzıma kadar uzattığında yavaşca tutup çenemi ve anlımı deydirttim.

" Hoş geldin Ãyla." Dediğinde yanımda olan ablamın ve benim bakışlarımız onu buldu.

" Hoş buldum efendim ismim Âlâ."

Yapmacık şekilde gülümsediğinde aynı şekilde bende gülümsedim. Ablamlada tokalaştıklarında hep birlikte salona girdik. Evin dışarısı kadar içide büyük ve abartılı şekilde gold rengi vardı. Tıpkı kayınvalideciğimin saç rengi gibii.

" Âlâ sevgilim gel böyle." Atakanın elimden tutup koltuğa oturtmasıyla ablam çaprazıma müstakbel kayınvalidem nesrin hanım ise karşıma geçmişti.

" Kızım Asya işlerinden dolayı bugün bize katılamayacak kusuruna bakmayın? "

Dediğinde ablamın sesini duydum " Sorun değil " böyle sesizce gelen kahveleri içtiğimizde sürekli iç çekiyordum ayol hiç mi sıkıldığımı anlamazsınız.

" E çocuklar nerede tanıştınız." Nesrin hanımın sorusuna tek kaşımı kaldırdım atakan anlatmamışmıydı yoksa konun açılsın diyemi söyledi. Neyse

" bir iki ay önce bir davet gecesinde karşılaştık orada tanıştık. Nesrin hanım."

Kadına ben senin oğlunu yıllar önce beğenip geçen ay ağıma düşürdüm demem ama içinden bir gün söyleme isteği var. " Ne güzel bende rahmetli Kocamla aynen böyle tanışmiştım."

Oo Karşımızda bizden daha fenalarıda varmış da haberimiz yok. Kıkırdadığımda hoş bir sohbete başladık daha doğrusu ablam atakan ben. Nesrin hanım kalkıp yemeklerle ilgilenidģinde kısa süre sonra bizi çağırdı.

Masaya geçerken Atakan elimi tutmuştu normal çiftler gibi ama Ablamda Nesrin nemrudu gibi gözlerini ellerimize dikmişti görende alttan el işareti yapıyorum. Elimi çekip atakanın sandaliyemi çekmesini bekledim çektiğinde oturdum yemeklere baktığımda resmen her şey yeşildi.

Pırasa, salata,yemek takımları sufleler. Bir etin üzerine maydonuz eksiktiki oda vardı.

Gülmemek için alt dudağımı ısırdığda suyumdan zar zor yudum aldım.

Yemek birbirimizi tanımaya yetmişti bence şahsen ben Nesrin nemrudunun ne çeşit bir insan olduğunu çözmüştüm ve sanırım oda benim nasıl olduğumu çözmüş Ablam zaten iyiydi bir onunla konuşuyor el sallayıp kendimi hatırlatmalıyım.

Yemekten sonra bahçede tatlı yemiştik o otların üzerinde ıspanaklı kek mideme hiç iyi gelmedi galiba ıspanak tarlaları var bu kadar bol yaptıklarına göre hayır severim ama bu kadar fazla üstüne kadın yeşil çay içiyor. Oy Allahım

Atakanla evlilik konularını konuştuğumuzda ona ne kadar heycanlı olduğumu anlattım beni sabırla dinliyordu. Uzanıp yanağına dudakrımı bastırdığımda eliyle belimi okşamaya başladı.

Saatler geçiyordu akşam on birdi gitmek istemiyorum ama ablamın kaş gözünden sonra ayaklandım.

" Bize müsade Nesrin hanım." Dediğinde kalktık kapıya doğru ilerlediğimizde çantalarımızıda aldık selamlaşma falsına geçtiğimizde parmak uçlarımla Nemrut hanımla tokalaştım.."Memnun oldum Alya."

Ya havle şimdi saçını başını yol..

" Âlâ Esrin hanım." Kaşlarını çattığında kendi ismini söyledi yalan bir şaşırmayla konuştum.

" Ah unutkanlık işte Nesrinn hanımm."

Diyip atakanın yanına geçtim bize gülümseyerek bakıyordu. Sarıldığımızda kulağıma vuran sıcak nefesini dinledim.

" Anneme bakma bebeğim çok güzelsin iyi akşamlar."

"Seni seviyorum iyi akşamlar sevgilim." Diyip dudaklarımı dudaklarına bastırdım. Ablamın sesiyle utançla ayrılıp çıktım. Arabaya bindiğimizde ablamın homurdanmasını dinledim neler olmuştu ya.

" Sanki arkalarından kovalıyorlar ."

" Ne oldu abla ya ." Dediğimde bana baktı bu sefer o şoför koltuğunda olduğu için arabayı çalıştırıp sürdü.

" Ne olsun Nesrin sade bir düğünü bir kaç gün içerisinde istiyor."

Ablam baya bozulmuştu ama bende ne uzatılmasını nede şatafatlı bir şey istiyorum sadece mutluluk istiyorum.

" Ne güzel işte senden önce evleniyorum yanlız kalmam."

Kafasını bana çevirip bir şeyler dedi ama çok takmadım akıp giden yola odaklandım herşey iyi gidecek inanıyorum ben Atakan beni seviyor bende Onu diğerlerininne önemi var.

"

Bölüm sonu

2 yorum