İçeriğe geç

Dört Kardeş #1

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Dört Kardeş #1

Bölüm 3

Facia sihir

Evet,hâlâ kaçırılmış bir durumdaydım.Okuldan çıkma saatine az kalmış olması lazım.Ellerim sandalyemin arkasında bağlı.İpi ağzıma dolayarak ağzımı kapatmış. Aklımda Burdan nasıl kaçacağım değil,kardeşlerimin beni merak edip etmemesiydi.Ardından adım sesleri çıkmaya başladı.Buraya doğru geliyordu. Ve karşımda beliren surat karşısında hiç tepki vermedim biliyor musunuz?Onun yaptığına emindim. “Merhaba” dedi keskin bir sesle.Ben ise hiç tepki vermedim.İçimden NEDEN BENİ KAÇIRIYORSUN?! KARDEŞLERİMİ DE Mİ DÜŞÜNMEDİN?! diye tepkiler versemde maaalesef onla kafa yoramam. “Dur ağzını açayımda konuş” diyerek bana yaklaştı. Tam bana yaklaştı ama ben yarım saattir ağzımda tuttuğum ipi serbest bıraktım ve ellerimide ayağa kalkıp salladım ve ona baktım.Şok olmuştu sanırım. “Ama nasıl?” Dedi anlamaz gözlerle. “Sen kendini yorma diye ben kendim açtım Nova.”Sanırım fazla şaşırdı.Onun kim olduğunu henüz bilmiyorsunuz değil mi?O beni ve kardeşlerimi ben 4 yaşındayken Bella 3 yaşındayken,Jessica 2 yaşındayken ve Anna’da 1 yaşındayken bizi terk eden annemiz.Ama biz onu unutmuştuk bile. “Neden beni kaçırdın Nova?” Dedim ellerimi bağdaş yapıp etrafta gezinirken.Arada suratına bakıyordum ama sonra kusucak gibi olduğum için geri duvara bakıyordum. “Kızım beni unutun istemedim.Her şeyi anlatacağım.Sizi neden bıraktığımı herşeye kadar.” Dedi ama fayda yok. “Nova ben ve kardeşlerim yıllardır annesiz ve babasız büyüdük. Babam zaten ben doğduğumdan beri yok.Hayatımda sadece sana 4 yıl verdim.Daha fazlasını isteme ve beni evime götür.” Dediğimde hiç bir cevap alamayınca Nova’ya döndüm. “Ya bari beni dışarı götürseydin çok havasız bura !” Dedim sinirle.Hava olmazsa bende olamazdım ve oda bunu biliyor. “O zaman gel bahçeye gidelim.” Dedi.Arkasından takip ederken aklıma çok iyi bir plan geldi.Kaçma planı. Bahçeye gelince alçak duvarlar vardı.Ama bir insanın boyunu biraz fazla geçiyordu.Ama ben hallederdim.Nova içeri gidince ve gözden tamamen kaybolunca hemen yukarı baktım.Bilirsiniz ben hava elementiyim.Hava her zaman dostumdur. Gökyüzünden bir bulut çağırdım ve hızlı bir şekilde geldi.Bu bulutun benim bulutum olduğunu görünce o gün ilk gülümsemem ortaya çıktı.Hızlıca bulutuma bindim ve nereye gideceğimi bilmediğim için “Ponny sadece hızlı bir şekilde gökyüzüne uç” dedim.Gökyüzünden evimi bulup gidecektim.Telefonum sırt çantamdaydı.Bahçede bir eşyam yalnız başına durursa hemen Ponny alırdı.Bagajdan telefonumu aldım ve mesajlara baktım.Yok artık! 177 yeni mesaj mı? 234 cevapsız arama? Hepsine dönemezdim tabiki.Direk kızlar ile olan grubumuzu aradım. Telefona ilk Anna baktı. Telaşla “ABLA !” Diye bağırdı.Nerde olduğumu sordu herşeyi en başından anlattım. Anna’nın sesi bir anda titremeye başladı. Elindeki telefon düşecek gibi sallanıyordu.“Anna? İyi misin?” diye sordum ama cevap vermedi.Birden alnına yapışan ter damlalarını fark ettim. Başını tutup sendeledi. Jessica hemen yanına koştu.“Anna! Ne oluyor sana?” diye bağırdı panikle.Ama Anna hiçbir şey söylemeden gözleri arkaya kaydı ve yere yığıldı.Telefonun diğer ucunda ben ise donup kaldım.“Jessica… noluyor?!” dedim sesim titreyerek.Jessica derin bir nefes aldı, ama yüzünden korkusu okunuyordu.“Anna…” diye fısıldadı.Gözlerim büyüdü.“Anna’ya noldu?!”Ve cevap gelmedi…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.