Ne kadar uyudum bilmiyorum. Ama uyandığımda güneş batmıştı. Biraz gergin bir ortam oluşmuş ve etraf tamamen kararmıştı.
Odam geniş ve rahat bir odaydı, ama yine de tedirgin oluyordum. Aşağıdan hiç ses gelmiyordu. Işığı açmaya çalıştım ama sanırım elektrikler gitmişti. Annemi çağırmaya karar verdim. Bağırdım, bağırdım ama annem cevap bile vermedi. Dışarı çıkmaya korkuyordum bu yüzden yatağıma oturdum ve telefonumu aldım.
Ama bir tuhaflık vardı. Telefon tarihi 19 Kasım salı günü' nü gösteriyirdu. Ayarı bozulmuştur diye çok kafama takmadım ama içimi bir şüphe sarmıştı. Watsapp' a girdim ve arkadaşlarımın durumlarına baktım. Çok tuhaf, hepsi salı günü yaptıklarını paylaşmıştı. Oysa bugün okul gezisi olduğu için onu paylaşacaklarını sanıyordum.
Ve evet okul gezisini kaçırmıştım. Tabi ki benim için sıkıntı değildi, ama ilk ders matemetikti ve bugün yeni konuya geçecektik.
Matematik öğretmenini seviyordum, çünkü her koşulda ders işliyordu. Eylenceli biriydi ve biraz bağırsa da dersi genelde sakin bir şekilde anlatırdı.
Bütün gece uyanık kalmak istemiyordum ama annemi de çok merak etmiştim. Of şimdi ne yapacaktım.
Endişe beni yiyip bitirirken aklıma Selin'i aramak geldi. Lanet olası telefon çekmiyordu. Ne oluyordu böyle. Kafayı yiyecektim. Saatin kaç olduğunu bile bilmiyordum. Çok tuhaf ama saat 14.59 da yani benim uykuya daldım saatte durmuştu.
Çok geç olmuştu bu yüzden yattım ve uyumaya çalıştım. Biraz zor olmuştu, ama sonunda uykuya dalmıştım.
Rüyam gerçekten çok tuhaftı. Neredeyse hiçbir şey anlamamıştım. Rüyamda yatağımdaydım. Kafam karışmış bir şekilde ertafa bakıyordum. Sonra bir şey yanıma doğru geldi ve upuzun parmaklarıyla alnımı yardı. Sonrasında ise pençeye benzer uzun tırnaklarıyla kafatasımı deldi ve beynimi çıkarıp bir kafese koydu. Ardından kafede konulmuş beynimi kafatasının içine geri koydu ve alnımı dikti.
Ne olduğunu bile anlamadan karşımda annem ve Selin belirdi. Kafam karışmış bir şekilde onlara bakarken annem "bizi terk ettin" diye ağlamaya başladı. Selin' de anneme katılarak hüngür hüngür ağlayınca onların yanına gitmeye çalıştım. Ama sanki ayaklarım yere sabitlenmişti. Kımıldayamıyordum. Biraz daha uğraştım ama hiçbir işe yaramadı. Onlara seslendim, bağırdım, çağırdım ama nafile.
En sonunda yüzlerini bana doğru çevirdiler. Ama bir terslik vardı. Çünkü sanki direkt olarak bana bakmıyorlardı. Arkamdaki bişeye bakıyorlardı. Kafamı çevirdim ve o an gördüm. Alnımı yaran canavar, ve arkasına bir ordu gibi dizilmiş, onun gibi, ama ondan daha küçük bir sürü canavar. Annem ve Selin'e baktım. Karşımda daha doğrusu canavarın karşısında diz çökmüşlerdi.
Kim ya da neydi bu canavar? Benden ne istiyordu? Annem ve en yakın arkadaşım niye onun önünde diz çöküyordu? Niye hiçbirşet anlamıyordum? Kafam çok karışmıştı.
Dedim size, rüyam çok tuhaftı diye. Anlamsız ve tuhaf. Hiçbir şey anlaşılmıyor. Ya da belki ben anlamıyorum. Kim bilir?
Ama size baştan söyleyeyim bu rüya hayatımı değiştirdi. Ve bir daha asla düzelemedi.
Nasıl olmuş bu bölüm? 😊Bu sefer bölümü biraz daha uzattım. Umarım beğenmişsinizdir.
Bir sonraki bölümde görüşürüz 😘