denizden
“baksana sen hırt” elimde yırtık kitabımla arkadaslarıyla oturan teomana dogru kosuyordum bu sefer ölmüştü ve ölüm seklini kendi sececekti
“buyur denizcim” yine pişkin pişkin sırıtıyordu yok öldürecektim ben malı
“sen manyak mısın ulan kitabımı niye yırttın?” kitabı kafasına fırlattıgımda aras hızla elini araya sokup kitabı tuttu ve kenara bıraktı
“denizcim şimdi söyle canım kitabın cok hosuma gitti bende okumak için yırtayım biraz dedim ne var yani” tam üstüne atlayıp dövecekken leylanın sesi. beni durdurdu
“deniz boşversene abisi neyse kardeşi de o olurmuş gerek yok disiplin yemeye”
“doğru leyloşum haklısın gerek yok gel sılayla ezgiyi bulalım” tam arakamı dönüp gidecekken geri dönerek teomana baktım “hırt ben bunun intikamını alırım bu arada”
“bekliyorum deniz kızı” göz devirerek beni bekleyen leylanın yanına gittim.
“ay siz nerdesiniz ya sıla kutayı dövdü cocugun burnunu kırıyordu deli” ezginin kosarak bize gelmesiyle leylayla birbirimize baktık baktık ve kahkayı patlattık
“ay buda teoyu dövüyordu zor tuttum” bak aklıma geldi yine sirlendim ben bir geri gidip dövsem mi bu hırtı ya
“hayır deniz teoyu dövemeyiz aklından bile geçirme” leyla kolumdan tutarak beni girişteki koltuklara oturttu kızlarda yanımıza kuruldugunda konumuz coktan erkolardan uzaklaşmıştı havadan sudan konuşmaya baslamıstık
“ay ben fizikten kalıyorum galiba ya” ezgi oflayarak kendini koltukta geri attığında zilin melodik sessini duyduk “bosver ya ben kopya veririm sana” sıla gülerek kolunu ezginin omzuna attı. onlar önden giderken biz leylayla arkadan yürüyorduk
“leyloş sana bişey sorucam arası seviyor musun sen hala…” leyla öylece dondu bana bakakaldı sonra hızlıca önüne dönüp koluma girdi “ne alaka suan yani yok öyle birsey bir hataydı ve bitti şu konuyu kapatalım artık lütfen”
“tamam leyla ya kızma…”
leyla'dan
denizle konuşmamızın üstünden 15 dakika geçmişti ama hala aklımda dönüyordu bu yüzden suan içinde bulunduğumuz fizik dersine odaklanamıyordum
“leyla” denizin beni dürtmesiyle kendime gelerek ona baktım “hmm”
“derse odaklansana herkes sana bakıyor iyi misin sen” ona gülümsedim “ iyiyim canım anlatıcam bir ara” derse odaklanmaya çalışırken arasın aklımı sürekli çeliyor olması hiç adil değildi. bütün ders boyunca arası sevgili olduğumuz zaman yasananları düşünüp durdum. tenefüs zili caldıgında ise direkmen bahçeye cıktım
aklıma arasla kavga ettiğimiz gece geldiğinde gözlerim doldu o gece hem arası hem teoyu kaybettim… ama denizin o güzel kalbini kazandırmıştı hayat bana.
"Ağlarken ördeğe benziyorsun" arasın sesini duymamla kendime geldim hemen ayağa kalktım tam gidecekken Aras kolumdan tuttu "kaç diye gelmedim eger rahatsızsan giderim"
"Bırak, ders başlayacak gitmem gerek" birden kolumu bıraktığında hızla gidecekken Arasın sesi beni yine durdurdu.
"Sen alısıksın gitmeye buyur git"
Hızla arkamı dönüp kostuğumda sınıfa kendimi zor attım sıla beni gördüğünde direkt bana sarıldı kızlar yanımıza geldiğinde deniz beni o halde görüp sinir krizi eşiğine geldi "O gevşek Aras yaptı dimi"
kafamı salladım sadece deniz sınıftan hızla cıktıgında sıla beni bırakıp peşinden koştu bizde ezgiyle sarıldık
"Aşkım sana dedik o çocuk Teomandan sonra bir değişik oldu diye niye gittin ki"
"Ezgi ben gitmedim o geldi bu sefer uzun süre sonra geldi ve yine kalbimi ezip geçti ama bu onun için son ağlayışım artık madem böyle beni sevmeyen biri için hayatımı mahvedemem" Ezgi saçlarımı okşuyordu cümlenin sonuna geldiğimde gülerek bagırdı
"Erkolar kapatılsın nokta net"

