İçeriğe geç

DOLUNAYIN KANLI MİRASI

Bölüm 2 · 4 dk okuma

DOLUNAYIN KANLI MİRASI

Bölüm 2

Başlangıcin muhuru

Karan, Aylin’in kolundan tutarak ahşap kulübenin kapısını hızla kapatır ve arkasından ağır bir sürgüyü çeker. Odadaki tek ışık kaynağı, şöminede zayıfça yanan ateşin kızıllığıdır.

AYLİN

(Nefes nefese, kolyeyi elinde tutarak)

Burası neresi? Bizi burada bulamazlar mı?

KARAN

(Şömineye doğru ilerleyip odayı aydınlatacak birkaç odun atar)

Bu kulübe gümüş tozuyla korunuyor. Kokunu takip edemezler ama bu koruma sadece gün doğumuna kadar sürer.

Karan arkasını döndüğünde yüzündeki yara izleri dikkati çeker. Gözlerindeki kırmızı ışık yavaşça sönmekte, yerini koyu kahverengi, yorgun bir bakışa bırakmaktadır.

AYLİN

Bana gerçeği anlatmak zorundasın. Neden ben? Ailem... annem ve babam sıradan insanlardı. Onlar hiçbir zaman böyle şeylerden bahsetmedi!

KARAN

(Sessizce yere bakar, ardından derin bir iç çeker)

Seni korumak için sakladılar. Baban, bu ormanın en güçlü klan lideriydi. Sürü içinde çıkan büyük bir isyanda, kan hattının devam edebilmesi için seni insan dünyasına gönderdiler.

Aylin duydukları karşısında donup kalır. Gözlerinden bir damla yaş süzülür.

AYLİN

Peki ya sen? Sen o isyancılardan mısın, yoksa...

KARAN

(Gözlerinin içine bakarak adım atar)

Ben babanın en sadık muhafızıydım. O gece onu koruyamadım... ama seni koruyacağıma dair yemin ettim. Yıllardır seni uzaktan izliyorum. Ancak bu dolunayda gücün uyanmaya başladı ve Sürü bunu hissetti.

Dışarıdan rüzgarın uğultusuyla birlikte ağaç dallarının kırılma sesleri gelir. Sürünün gözcüleri kulübenin etrafında turlamaya başlamıştır.

AYLİN

(Korkuyla Karan’a yaklaşır)

Şimdi ne yapacağız? Gün doğduğunda ne olacak?

KARAN

(Aylin’in ellerini tutar, sesi kararlıdır)

Şafak sökene kadar içindeki gücü kabul etmek zorundasın. Korkmayı bıraktığın an, o kolye sadece kokunu gizlemekle kalmayacak... sana ait olan liderlik gücünü de ortaya çıkaracak. Ve o zaman, hiçbir kurt sana dokunmaya cesaret edemeyecek.

Kulübenin çatısına ağır bir şeyin düştüğü duyulur. Ahşap tavan gıcırdar. Karan, belindeki gümüş kınlı bıçağı çeker ve Aylin’in önüne geçer.

KARAN

Aylin... Bana güveniyor musun?

Aylin, Karan’ın gözlerindeki kararlılığa bakar. Dışarıdaki yaratıkların dehşetine rağmen içinin derinliklerinde garip bir güç dalgası hissetmeye başlar.

AYLİN

Anlat bana... Ne yapmam gerekiyor?Karan, kınındaki bıçağı yavaşça geri sokar. Yüzündeki koruyucu ifade aniden yerini soğuk ve hesapçı bir bakışa bırakır.

KARAN

Güvenmek mi? Belki de hikayenin sana anlatılmayan kısmını dinlemelisin, Aylin.

Aylin neye uğradığını şaşırarak bir adım geri çekilir.

AYLİN

Ne demek istiyorsun?..

KARAN

(Sert ve mesafeli bir sesle)

Dışarıdakiler seni insan olduğun için avlamak istiyor. Çünkü senin ataların, senin insan soyun yüzyıllar önce kurt ırkını acımasızca, vahşice katletti. Sizin kanınız bizim halkımızın felaketi oldu.

Aylin şaşkınlık içinde başını sallar, duyduklarını sindirmekte zorlanır.

AYLİN

Hayır... Sen az önce babamın lider olduğunu, beni korumak istediğini söylemiştin!

KARAN

(Soğuk bir gülümsemeyle)

Seni kurtarmanın ve bu savaşı bitirmenin tek bir yolu var. Ya benimle evlenip benim soyuma geçeceksin —böylece seni klanın koruması altına alacağım— ya da bu kapıdan çıkıp başının çaresine bakacaksın.

AYLİN

Sen… Sen beni tehdit mi ediyorsun?!

KARAN

Bu bir tehdit değil, bir anlaşma. Eğer hayatını kurtarmak istiyorsan bu teklifi kabul etmek zorundasın. Ama korkma, seni sonsuza kadar bağlamıyorum. Bir yıllık evlilikten sonra, kan kanunu tamamlandığında yollarımızı ayırabiliriz. İstediğin an özgür olursun.

Dışarıdaki yaratıkların pençe sesleri kapıyı zorlamaya başlar. Ahşap kapı gıcırdar, gümüş tozu engeli zayıflamaktadır.

KARAN

(Elini uzatarak, gözlerini sakince Aylin’e diker)

Kararını ver Aylin. Zaman bitiyor. Ya benim soyum, ya dışarıdaki ölüm.Aylin dışarıdan gelen korkunç pençe seslerine ve kapının kırılma noktasına gelmesine bakarak derin bir nefes alır. Başka çaresi olmadığını anlayarak gözlerini Karan’a diker.

AYLİN

Tamam... Seninle evleniyorum.

Karan’ın yüzünde soğuk ama tatmin olmuş bir ifade belirir. Hiç vakit kaybetmeden belindeki gümüş bıçağı kınından çıkarır.

KARAN

O zaman soyuma geçişini mühürlememiz gerek. Kanlarımızı karıştırmalıyız.

Karan, bıçağın sivri ucunu önce kendi avucunun içine hafifçe bastırıp keser. Koyu kırmızı kan avucuna dolmaya başlar. Ardından Aylin’in titreyen elini nazikçe ama sıkıca tutar.

KARAN

Korkma, sadece küçük bir kesik.

Bıçağın keskin ucunu Aylin’in avucuna hafifçe dokundurarak küçük bir çizik atar. Aylin hafifçe irkilir. Karan, kendi kanlı avucunu Aylin’in avucunun üzerine bastırır ve parmaklarını kenetler.

AYLİN

(Sıcaklığı ve sızıyı hissederek)

Şimdi ne olacak?..

Kanları birbirine karıştığı an, kulübenin içindeki rüzgar aniden durur. Şöminedeki ateş bir anlığına maviye döner. Aylin’in göz bebekleri hafifçe kızarır ve vücudundan bir sıcaklık dalgası geçer.

KARAN

(Kısık ve derin bir sesle)

Artık benim soyumdandın. Dışarıdakiler sana dokunamaz... Ama unutma, bu bağ bir yıl boyunca ikimizi de birbirimize mecbur kılacak.

Dışarıdaki yaratıkların kapıyı zorlaması aniden kesilir. Tırnak tırmalama sesleri yerini derin, hürmetkar bir sessizliğe bırakır. Kapının arkasındaki kurtlar geri çekilmeye başlar.Aylin, avucundaki ılık hissin ve vücuduna yayılan yabancı gücün etkisiyle Karan’a bakar. Dışarıdaki ölümcül sessizlik, antlaşmanın gücünü kanıtlamıştır.

KARAN

(Aylin’in elini yavaşça bırakır)

Sesler kesildi. Artık Sürü seni bir yabancı veya bir av olarak değil, bu soyun bir parçası olarak görüyor. Şimdilik güvendesin.

AYLİN

(Sargı beziyle elini sararken)

Peki ya sonra? Bir yıl boyunca bu kulübede saklanarak mı yaşayacağız?

KARAN

Hayır. Yarın şafakla birlikte Klan Meclisi’nin karşısına çıkacağız. Bu evliliği resmi olarak ilan edeceğiz. Bir yıl boyunca senin bu dünyadaki rehberin ve koruyucun ben olacağım. Süre dolduğunda ise kaderin tamamen senin ellerinde olacak.

DIŞ — ORMANLIK ALAN — ŞAFAK

Güneşin ilk ışıkları sisli ormanın üzerine düşerken, kulübenin kapısı açılır. Karan ve Aylin birlikte dışarı adım atarlar.

Ormanın derinliklerinde bekleyen devasa kurtlar, başlarını yere eğerek ikilinin geçişine saygı gösterirler. Aylin artık korkmak yerine başı dik bir şekilde yürümektedir. İçinde uyanan kadim güç ve yanında duran adamla birlikte, onu nelerin beklediğini bilmese de geleceğe adım atmaya hazırdır.

Dolunayın getirdiği lanet, ikisi için de yeni bir başlangıcın mühürü olmuştur.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.