Öğretmenin yüzüne far görmüş tavşan gibi bakıyordum fakat tek öyle bakan ben değildim, tüm sınıf bakıyordu. Daha fazla ayakta kalmayıp yavaş adımlarla en arkada bulunan sıraya yöneldim.
Sıranın ucuna oturdum ve direk defterimi çıkarıp bir şeyler karalamaya başladım. Pek rahat edemedim çünkü beni süzen bir çift gözün olduğunun farkındaydım. Aradan geçen bir saatten sonra zilin çalmasıyla bende derin bir nefes alarak rahatladım.
Gurulduyan karnımla bakıştıktan sonra Layla'nın bir anda koluma girip beni götürmesi bir oldu.
''Acıkmış gibisin hadi yürü kantine gidelim'' (Layla)
Hızlıca bir kaç merdiven çıkıp kantinin olduğu yere gelmiştik. Elimize tabak alıp sıraya geçtikten bir kaç dakika sonra yemekleri doldurup boş bir sıra bulup oturduk.
Sakin sakin yemeğimi yiyip Layla'yla da boş sohbetler yaparken gözüm bir çocuğa takıldı. Gözlük takan özgüvensiz bir tipti, elinde yemek dolu bir tepsiyle masasına doğru yürüyordu. Bir anda bir çocuk yanından geçerken kolunu bilerek sertçe kaldırarak tepsiyi yerle bir etti.
Gözlüklü çocuk hemen yere eğilip yemeğini toplamaya çalışırken şu koluyla tepsiyi iten çocuğun yanındaki bir oğlanda çocuğun yemeğini ezdi.
''Al şimdi ye. Sana bu yakışır.''
Çocuk ayağa kalktıktan sonra resmen çocuğu bir top gibi o yandan bu yana itmeye başladılar. Kimse gülmüyordu fakat o üç oğlan kahkaha atıyordu, ortada ki çocuk başı dönmüş gibiydi resmen bayılacaktı.
Daha fazla buna tahammül edemeyerek ayağa kalkarak hızlı adımlarla onlara doğru yürümeye başladım. Hepsinin gözü benim üstümdeydi.
''Çok komiksiniz üç maymun cidden insan gülmeden edemiyor.''(Lanora)
Hepsi bir anda gülmeyi bırakıp bana baktı. Aralarından lider gibi hafif önde ve ortada bulunan uzun boylu, yapılı ve hafifte kumral olan çocuk hafif sırıtıp yanındakine dönüp
''Yeni gelenlerden herhalde baksana cesarete''
''Sanırım, biraz tanıdıkça tavşana döner merak etme''
''Umarım''
İkisinin de sırıtmasıyla sinirlerim iyice yerinden oynamaya başladı ve yan masada bulunan içi süt dolu bardağı ikinci konuşan oğlanın suratına bir anda fırlattım.
''Sen kes bi sarı civciv''(Lanora)
Her yeri süt olan çocuk bana bir sinirle hızlı adımlarla yürümeye başladı. Çocuk tam bana yaklaşmışken araya geçen biri onu duraklattı. Araya geçen kişinin yüzüne baktığımda onun Cyrus olduğunu gördüm.
''Sana bir daha tarafımda olanlara yaklaşma dedim anlamadın herhalde''(Cyrus)
En ortadaki çocuğa söylemişti. Çocukta ona cevap verdi.
''Biraz eğleniyorduk eğlencemizi bozma bence''
Biraz daha öne çıkıp;
''Hem kızda mı senin tarafında?''
''Evet aynen öyle''(Cyrus)
Taraf mı buda neydi? Ne diyordu bu çocuk, henüz adımı bile bilmiyor bence. Ortadaki çocuk geriye çekilip;
''Sonra görürüz o zaman Cyrus''
Deyip gitmeye başladı. Yanındaki iki dangalakta onu takip etti. Cyrus arkasını dönüp
''Bir daha onlara hiç bir şey demeyeceksin.''(Cyrus)
''Pardon da henüz adımı bile bilmiyorsun ve bana emir veriyorsun sen kimsin be?''(Lanora)
''Belli ki henüz hiç bir şey bilmiyorsun...'' Hafif sırıttı
''Yakında öğrenirsin Lanora...''
Deyip gitti...
Borozan çalsam duyulmayacak kantin tıp oynar gibi sessizce tüm bu olanları izliyordu. Bende daha fazla durmayıp Laylayı da alıp kantinden çıktım. Bahçeye çıkıp derin bir nefes
alıp Layla'ya sorularımı dizmeye başladım.
''Kimdi o çocuk?''(Lanora)
''O okulun diğer bir sevilen yakışıklısı Drake ama Cyrus'la düşmanlar, taraf derken bunu kastediyordu Cyrus. Drake biraz zorba taraf anlarsın ya okulun gıcıkları onu sever.''(Layla)
''Benim hala anlayamadığım Cyrus senin adını biliyor ve seni resmen tarafına aldı. Sanırım onu büyüledin.''(Layla)
''Saçmalama o ukalanın teki bence. Hem adımı nerden biliyor acaba?''(Lanora)
...
Biraz daha boş sohbet yapıp ders saati geldiğinde dersin boş olduğunu öğrenip, direk okuldan çıkış yaparak eve gitmeye başladım. Eve vardığımda teyzem vardı ve biraz sohbet edip, yemek yiyip ikimizde odalarımıza çekildik. Bende biraz imanlı kitaplarımdan okuyup uykuya daldım.
Sabah yine lanet olası alarmın sesiyle irkerek uyandım. Hızlıca kalkıp, üstümde ki pijamalardan kurtulup okul için giyindim ve aşağı indim. Teyzemde arabanın anahtarını kapıp, arabaya gitti. Arabaya binip okula doğru gitmeye başladık.
Okulun hafif ilerisinde arabadan inerek teyzemle vedalaştım ve yürümeye başladım. Okulun önündeki kalabalığı farkettiğimde adımlarımı yavaşlatıp ilerlerdim. Polisleri ve ambulansı görmemle içimi iyice bir korku sarmaya başlamıştı.
Yanımda duran iki çocuğun konuşmalarına kulak misafiri oldum.
''Sence efsaneler cidden gerçek olabilir mi?''(1. Kişi)
''Bilmem bir hayvan değil diyorlar e insanda değil...''(2. Kişi)
''Korkmaya başladım''(1. Kişi)
Gözlerim Layla'nın endişeli ve korku dolu yüzünü gördü. Layla hemen yanıma geldi ve durdu.
''Ne oldu?''(Lanora)
''Otobüste birisi ölmüş ve içerisi kan gölüne dönmüş sanırım. En kötü olansa neyin yaptığı bile bulunamadı.''(Layla)
''Ne...''(Lanora)
Gözlerimi endişeli Layla'dan ayırıp otobüse baktım. Sarı okul otobüsünün camları kan izleriyle doluydu...
Devam Edecek

