2 saat sonra...
Dolunayın anlatımıyla
"Ata hadiiii!Geç kalacağız yeni okulumuza ilk günden!"dedim,kapının önünde ikizimi beklerken.
O sırada annem "Kızım,sakın gerilme tamam mı?Unutma;Sen bir Erdemsin.Çünküüü..."omuzlarımdan tutarken,ikimizde aynı anda "Erdemler asla pes etmez!"diyerek kahakalara boğulduk!
Ata hazır olur olmaz,hızla annem bizi hızla yeni okulumuza götürdü.
Korhan Koleji yazısının önünden geçip,hızla binaya girdik.
Ata oflayarak "Dolunay,bir şey diyeyim mi?Keşke o gün sana sarkan çocuğun burnunu kırmasaydım."dedi.
Gülümseyerek "Demek sonunda birilerinin burun kırmaktan vazgeçtin?"dedim.
Ata ise ciddi bir sesle "Evet, vazgeçtim.Keşke o piçin burnunu kırmak yerine BOYNUNU KIRSAYMIŞIM!"dedi bana dönerek!
Allah'ım bu çocuk hiç değişmeyecek!
HİÇ!
Sınıfa girer girmez cam kenarında bulunan iki boş sandalyeye oturduk.
Hoca gelir gelmez ise "Evet arkadaşlar,görünüşe göre ,sınıfımıza iki yeni öğrenci katıldı.Çocuklar,tahtaya gelip,kendinizi tanıtır mısınız?"dedi.
Tahtaya çıktığımızda Ata kendini tanıttı "Merhaba, ben Ata Erdem !"dedi şirin bir gülümseme ile!
Koyun postlu kurt!
Yanlış anlamayın ikizim iyi biridir,tabii bana laf atmadığınız sürece!
Önceki okulumuzdan da bu yüzden atılmıştık. Ata ,bana laf atan bir çocuğun burun kemiğini kırdığı için!
Derin bir nefes alarak"Merhaba ben de Dolunay, Dolunay Erdem.Atanın ikiziyim."dedim gülümseyerek.
Aynı saatler
Yazarın anlatımıyla
Korhan Ailesi kızın yerini bulmuştu.
Cihan hala inanamıyordu,böyle bir şey yaptığına...Nidaya ihanet ettiğine?!
Arslan Bey, hızlıca "Hadin halledelim artık şu işi!"dedi sinirle.
Cihangir başını sallayarak kahyaya işaret verdi.
Kahya hızla,arabadan indi.Önünden geçmekte olan kızıl saçlı kız'a yanlışlıkla çarpmış gibi yaptı.Tam o küçücük saniyede,kızın saçından bir tel kopardı.
Arabaya geri döndüğün de ise teli dikkatli bir şekilde,şeffaf bir torbaya koyup,ağzını sıkıca kapattı.