Tuba babasının işleri yüzünden Eskişehir'den Sarıcakaya köyüne taşındılar.
Tuba şehirde binaların arasında çok bunalmıştı.
Evi büyük bir apartmanın ikinci katındaydı.
Oturduğu mahallede hiç ağaç yoktu.
Camdan dışarıya baktığında her yer asfalt, bina, beton, kaldırım dışarıda Toprak namına hiçbir şey yoktu.
Evlerinin yakınında şeker fabrikası vardı ve çok pis bir koku geliyordu camları açamıyorlardı.
Tuba orada 13 yaşına kadar idare etti.
Sonra babasının işleri yüzünden Sarıcakaya ya taşındılar.
Orda taşındıkları ev hem sobalı hem kötüydü ama orda bir arkadaş edindi onunla o ev güzelleşiyordu görüntülü konuşuyordu adı da zehra'ydı..
Onunla birlikte okula gidiyorlardı
Çok eğleniyorlardı yapmadıkları şey kalmamıştı hemen hemen.
Sabahleyin buluşup birlikte okula gidiyorlardı.
Bir gün her zamanki gibi okula giderken bir tane topluluk gördüler ve hikaye ile beraber olaylarda başladı...
Zehra: gel hadi bir bakalım şuraya
Ben: Yok ya nerede çokluk orada kötülük
Zehra: hadi hadi gidelimm
Ben: iyi ama seni kıramadımı bildiğin için bundan faydalanıyorsun haberin olsun
Zehra: teşekkür ederim kankacığım haydi gidelim.
Gittiklerinde bir topluluğun arasında bir kız diz üstüne çökmüş ağlıyordu bir kız da kafasından aşağı meyveli yoğurt döküyordu.
__________________________________________________
Arkadaşlar bu benim İlk hikayem İnşallah beğenirsiniz sjsjd ❤️

