Uyandım. Göz kapaklarım açılmaya direnirken aynı zamanda sıcacık yatağımı, mis kokulu yorganımı bırakarak yatağımdan doğrulup ayağa kalktım. Panduflarımı giydim ve henüz aydınlanmamış gökyüzünü odamın camından seyrettim. Kuşlar örtüşmeye ve evlerde ışıklar yanmaya başlamıştı. Yeni bir güne merhaba diyen birçok canlı vardı tıpkı benim gibi. İlk kez giyeceğim okul kıyafetlerimi giymek üzere banyoya girdim. Dişlerimi fırçaladım. Saçlarımı at kuyruğu yapıp çantamı sırtıma takıp yola çıktım. Okulumu ve sınıfımda ilk defa göreceğim arkadaşlarımı yol boyunca düşündüm. Okula yaklaşırken yolda gördüğüm yavru kedileri sevdim.
Çevremde bir sürü merak ve endişe biraz da heyecanla neler olacağını, bu okulu çözmeye çalışan yaşıtlarım olduğunu gördüm. Okul kapısından içeri girdim. İstiklal marşına durduk ve bende sıraya yerimi pek de irdelemeden girdim. Büyüdüğümü yeni bir şeyler olacağını ortaokulda olduğum kadar küçük olmadığımı hissettim. Yanımda boyu benden biraz daha uzun saçları da Brad Pitt gibi uzun ve kulaklarının arkasında olan omzuna siyah Nike çantasını atan bir çocuk duruyordu. Konuşmak istiyordum. Neler düşündüğünü burda olmanın onu nasıl hissetirdiğini merak ediyordum. Oysa Instagram'da gördüğü kızlara bakıyordu ve her birine beş saniyeden fazla bakmadığını söyleyebilirim. Bir sürü şey kaydırmıştı ben bunları düşünürken. Beş dakika sonra müdür gelmişti. Konuşma yapmak üzere müdür yardımcısı olduğunu sandığım genç bir adama mikrofonu soruyordu. Arkamı dönüp bakmak istedim birden ve sıranın uzun ve etrafımın oldukça kalabalık olduğunu fark ettim. Benden oldukça büyük duran bir kesim vardı, sanıyorum ki lise son sınıf öğrencileri onlardı.
Artık beklemekten sıkılmaya başlamıştım ve müdürün konuşmasını yapmasını sabırsızlıkla bekliyordum. İçimdeki sesleri susturmanın tek yolu düşünmemekti. Ama ben düşünmemeye çalışırken bir kız bana el salladı. İşte hem tedirgin hem de heyecanlı olduğum bir an daha yaşanmıştı. El sallanan kişinin ben olup olmadığına karşı şüphe duyduğum için karşılık vermedim. Kız bu sefer yanıma doğru yürümeye başladı. Yanıma gelince "Duru sen de mi bu okulu kazandın! Biz aynı ilkokulda okumuştuk, hatırlamıyor olabilirsin ben Ela." demez mi! "Ela merhaba üzgünüm ama seni hatırlayamadım. Gerçi yüzün tanıdık geliyor. Tanıdığım birinin olması beni gerçekten de mutlu etti. Hâlâ okul konusunda endişeliyim. Tanıştığıma memnun oldum. İyi ki gördün beni." diye cevapladım. "Ben de çok memnun oldum Duru. Teneffüste bahçede buluşalım, eğlenir konuşuruz." dedi. Bense "Olur Ela tabii, bence de güzel olur." diyerek onayladım. Numaralarımızı aldıktan sonra Ela sırasına doğru ilerledi.
