Year: 1999
Kasaba halkı çaresizce koşuşturmaktaydı. Gökyüzünü boyayan güneş batmak üzereydi. 8 kişilik grup siyah giysileriyle kasabayı aramaktadırlar. Karşılarına çıkan kız çocuğunu bile soyup onlar için kutsal olan maddeyi, kolyeyi aramaktaydılar. Öyle acımasızlardı ki söyledikleri yapılmayınca, bir cana zarar vermek zor değildi onlar için. Kadın çocuk veya adam farketmeksizin.
Kasaba halkı endişeliydi. Kolyenin yerini biliyorlardı fakat yerini söylerlerse lanetleneceklerdi. İçlerinden Lenora kolyenin sahibine yaklaştı. Annabel'e.
"Annabel ne yapacaksın? Öleceğimize lanetlenelim daha iyi. Hem belki laneti kaldırırız."
Annabel kolyeyi saklamıştı. Kolyede özel güçler bulunmaktaydı. Kolye halka şeklindeydi, halkanın içindeyse dört'e ayrılmış farklı renkler bulunmaktaydı.
Bu renklerin her biri farklı bir özelliği temsil etmekteydi, Annabel boyutlar arası zaman geçişi ile kolyeyi gelecek zamanda saklamıştı. Bulmaları imkansızdı.
"Ölürüm de geleceği riske atamam, kolye onlar için kutsal çünkü atalarını uyandıracaklar, atalarının uyanması demek, insanlığın yok olması demek."
Sekiz kişilik grup Annabel'e yaklaşmıştı.Annabel de tedirginlik hakimdi. Sekiz kişilik gruptan bir tanesi parmağını dairesel şekilde çevirdi ve Annabelin etrafı daire şeklinde ateş aldı.
"Seni küçük sürtük, kutsal kolyeyi derhal ver yoksa bugün burada tüm kasaba bir kolye uğruna can verecek." Yüzü gözükmeyen bu grup, gittikçe korkutucu olmaya başlamıştı.
"Kolye bende değil isterseniz arayın!" Grubun işaretiyle Annabel'in üstü ateş almaya başlamıştı. Annabel acı çığlıklarıyla yanarken grup, kolyeyi bulamamanın öfkesiyle tüm halkın canını aldı. O gün kolye uğruna 217 kişi can verdi.
Kafatası kopmuş çocuklar, organları kesilmiş kadınlar ve parçalara ayrılmış adamlar...

