İçeriğe geç

DOĞANIN GÖLGESİ

Bölüm 4 · 2 dk okuma

DOĞANIN GÖLGESİ

Bölüm 4

KADER ÇİZGİSİ

“Mutluluk herkes de olması gereken bir şey değil mi? Ben neden tırnaklarımla kazımak zorundayım?”

Kafama bir kozalak düşmesiyle gözlerimi yavaşça araladım. Güneşin parlak ışığı gözlerimi yakıyordu.

Uyuya mı kalmıştım?

Ne zamandan beri uyuyordum peki?

Kafamı kozalağın geldiği yere doğru çevirdiğimde kafamın üstündeki dalda yatan bir İshak gördüm. Bir ayağını sarkıtmış sallandırıyor ve eliyle kozalağı atıp tutuyordu.

Ona baktığımı gördüğünde gülümsedi.

“Günaydın Uyuyan Sarmaşık. İyi uyudun mu bari. Çünkü ben ve diğerleri pek uyuyamadıkta.” Ağaçtan yanıma atlayıp konuşmaya devam etti.

“Sağ olsun Hilal seni bulamayınca sinirini bizden çıkartmaya çalıştı.”

Uykulu bir bilinç olayları idrak etmeye çalıştım.

“Ne zamandır yokum ki?”

“Dün ikindiden beri seni arıyorum öyle şöyleyim”

“Peki beni nasıl buldun beni? Uzağa koştuğuma emin aslında.” Yanıma oturdup gülümsedi.

“O kadar çok koşmuşsun ki gerçekten. Toprağı dinliyerek bile seni bulmam saatlerimi aldı.”

O damı elementiyle konuşabiliyordu yani.

“Sende mi elementinle konuşabiliyorsun?” dedim şaşkınlıkla.

Kaşlarını çattı “Ne hayır ben sadece onu hissediyorum onunla bir iletişimin mi var?”

Ona gerçeği daha söyleyemem.

“Hayır, benim de sadece hissetmeden ibaret.”

“Peki o zaman.” Ayağa kalkıp elini bana uzattı.

“Gitmeye hazır mısın?”

“Sanırım…” ellini tutup ayağa kalktım.

Yol çok uzundu bu kadar çok koştuğumu bilmiyordum. Hem de bu etekle.

İshakla ellerimiz hala ayrılmamıştı.

“Sence napmam gerekiyor?” önüme bakarak konuşmaya başladım.

İkimizde bunu konuşmak istiyorduk ama ikimizin de buna cesaretti yoktu. Derin bir nefes aldı ve durup verdi. Bana doğru döndü ve diğer ellimide tutup beni de kendine döndürdü.

“Kalbinden ne geçiyorsa onu yap. Ama şunu unutma ki annenin yolundan gitmek zorunda değilsin. Bu hayata geliş amacımız kendi kaderimizi çizmek. Başkalarının kaderini takip etmek değil.”

Kafamı kaldırmadan konuştum. “Şu zamana kadar hep anneme benzedim. Annemin ölümünü kendimle örtüm. Kendi kaderimi nasıl çizeceğimi bilmiyorum. Belki bunu daha yeni tanıştığım birine söylemek doğru değil ama…” Gözüme yaşlarım akın etmeye başladı.

“Ben kendi kaderimi çizememekten çok korkuyorum İshak.” Ellerimi bırakıp beni yavaşça göğüsüne doğru çekti ve kollarını belime doladı.

Kollarının arasındayken hıçkırıklarım daha da arttı. Sanki onun kollarında göz yaşlarımı korkmadan dökebilecekmişim gibi hissediyordum.

“Kaderini çizmende sana yardım edebilirim.” Diye fısıldadı kulağıma doğru.

Hıçkırıkların arasında konuşmaya çalıştım.

“Ama ya kendi kaderimi çizince anneme veda edersem. O hep onun yolundan gitmemi istedi. Ya ben onun gibi olmasam ve o beni sevmese. O zaman napıcam? Beni seven son kişi de giderse ben napıcam İshak.” Diye haykırdım yüzüne karşı.

“Seni başka sevenler bulucaksın. Gözlerini açıp etrafına bakıcaksın.”

O kadar kolay mıydı gerçekten? Yoksa bu sadece bir tesellimiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.