"Uyan Kaitlyn"
"Uyan hadi"
"Kaitlyn!"
Annem in başımda okuduğu "uyan" destanını dinledikten sonra ağır ağır yataktan kalktım. Hemen yatağımın yanında duran sehpanın üstünden gözlüğümü alıp banyoya gittim. Lavobonun karşısına geçip aynaya baktığımda gözlüğümü ters taktığımı farketip kendimi sorgulamaya başladım.
Neyin peşindesin canım kendim?
Salak gibi aşk acısına kafayı takmasaydın bu halde olmazdık.
Kendi kendime yaptığım tartışmayı kaybeddikten sonra ters taktığım gözlüğümü çıkarıp Lavobonun başına koydum. Elime aldığım bir avuç suyu yüzüme çarptım.
Banyodan çıkıp nerdeyse bütün zamanımı orda geçirdiğim koltuğun üzerinde dağınık bir halde duran okul formamı aldım. İstemsizce pijamalarımı çıkarıp o dar ve bunaltıcı okul formasını giyip odamdan çıktım.
Aşağıya indiğimde annem ve Millar sanki yaratık görmüş gibi bana bakış attıklarında kafamda kocaman bir soru işareti oluştu. Ama tabi ki Millar sayesinde uzun sürmedi. Bir anda koca salonu Millar'ın kahkası kapladı. Hayliyle soru işaretim kafamdaki yerini öfkeye bırakmıştı.
Ne var ki bu kadar gülünecek kadar komik olan?
Yoksa yine mi gözlüğünü ters taktın?
"kızım bu ne hâl?"
Annemin sorusuyla zihnimin içinden çıkabildim.
"Ne varmış halimde?"
"Sanırım saçına elektrik verdin" dedi Millar sinirlerimi bozarak.
" Ne alakası var ya?"
"Aynaya gitde kendin bak"
Annemin sesiyle kolidora çıktım. Kapının yanında duran boy aynasının karşısına geçtim. Ve o korkunç halimle karşılaştım. Millar'a hak vereceğim hiç aklıma gelmezdi ama gerçekten saçlarım elektrik çarpmış gibiydi. Bu manzara karşısında önce Millar'ın kahkasından daha büyük bir çığlık attım ve daha sonra odama koştum.
Makyaj masamın üstünde duran saç spreyimi ve tarağımı alıp banyoya girttim. Aynanın karşısına geçip spreyi saçıma bolca sıktım. Tarakla taramaya başladığımda bu işin hiç kolay olmadığını anlayıp sinirden akan göz yaşlarıma engel olamadım. Yaklaşık 15 dakika kadar saçımla mücadele etmiştim. Banyodan çıkıp çalışma masamın üstünde ki dijital saatime baktığımda bir şoka daha uğradım. Okula geç kalmıştım hemde tam olarak 30 dakika gecikmiştim.
Koşarak aşağıya indim. Aşağıda sadece annem vardı demek ki Millar işe çoktan gitmişti. Masayı toplayan annemin yanına gittim. Yanağına bir öpücük kondurup "Görüşürüz anneciğim şu an çok fena bir şekilde azar işiteceğim" dedim ve kapıya yöneldim. Ama annemin sesiyle duraksadım.
"Kaitlyn çantanı unutuyorsun"
Arkamı dönüp anneme baktım ve gözüyle yerde yatan çantamı işaret etti. Hemen çantamı aldım ve anneme teşekkür edip evden çıktım.
1.Bölüm sonu...