Ay selam aşklarım, toplanın! Bugün yine magnet gibiyim, olaylar ve drama resmen peşimden koştu ama tabii ki duruşumdan tek bir milim bile ödün vermedim.
Şimdi şöyle oldu: Sabah tam bir diva gibi ortamlara süzülürken, birisi çıkıp bana akıl vermeye kalkıştı. Hani olur ya, kendi aurası yetersiz ama başkasına yön vermeye çalışan tipler... Tam olarak öyle bir kriz! Bana gelmiş "Aşkım yalnız orada öyle yapmaman gerekiyordu" falan diyor. Excuse me? Sen kimsin de bana direktif veriyorsun? O an bir durdum, gözlüğümü şöyle yavaşça indirdim ve sadece yüzüne baktım. Hani "Senin bu söylediğini benim bünyem algılamaz bile" bakışı.
Ortam bir an buz kesti tabii, herkes ne olacağını bekliyor. Hiç sesimi bile yükseltmedim. Sadece saçımı arkaya atıp, "Aşkım sen önce kendi sahneni kur, sonra benim şovuma bilet alırsın" dedim ve arkamı dönüp yürüdüm. Olay yerinde resmen bir dakika boyunca alkış tufanı koptu, kızın aurası ise saniyeler içinde yerle bir!
İşte divalık tam olarak budur: Sıfır efor, maksimum etki ve her kaostan bir kraliçe gibi zaferle çıkmak. Şov devam ediyor, siz sadece izleyin!