Saat henüz 7’ydi ve telefonunun çalması ile birlikte Rehzen uykusundan uyanmıştı. Arayan yardımcısı Ayhan’dı. Söylediğine göre Beyoğlu’nda bir cinayet işlenmiş. Bu yüzden en acil şekilde Beyoğlu’na gitmesi gerekiyordu. Hemen hazırlandı ve aracına binip yola koyuldu. Aynı anda hem araba sürüyor hem de Ayhan’ın gönderdiği fotoğrafları inceliyordu. Eğer yanlış saymadıysa kurbanın vücudunda tam 13 yara izi vardı. Bu ona bir yerden tanıdık gelsede sakinliğini korumaya çalışarak olay mahaline geldi. Kurbanın evi, 6 katlı sarımtırak bir apartmanın 4. katındaydı. Kendisini yine orta boylu, kısa sarı saçları olan, zayıf ama tahmin edilebileceğinden çok daha çevik ve güçlü olan yardımcısı Ayhan karşıladı.
“Günaydın amirim.” diyerek Rehzen’i selamladı. Fakat sesinde endişe ve öfke vardı.
“Sana da günaydın Ayhan. Olay nasıl gerçekleşmiş biliyor muyuz?” bu aslında bir soru değildi. Tersine bir emirdi ve ölen kişi hakkında her şeyi öğrenmek istiyordu. Tahminince katil bir iz bırakmış olmalıydı. Hep arkalarında bir iz bırakırlar. İster büyük olsun ister küçük. Bu düşünce aslında yılların tecrübesini taşıyordu üstünde. O sırada Ayhan cevap verdi.
“Maalesef amirim. Kurban evliymiş fakat karısı hiçbir şey duyup görmediğini söyledi. Hırsız işini sessizce halletmiş.” sesinde kendinden eminlik yatıyordu. Eve giren kişinin hırsız olduğunu nereden biliyor? Herhangi bir eşya çalınmış mı ki? “Söylesene Ayhan eve giren kişinin hırsız olduğunu nereden çıkarttın?”
Ayhan bu soru karşısında afallamıştı fakat bunu fazla belli etmiyordu. Kendini hemen toplayıp “Başka kim olabilir ki amirim? Zannımca hiçbir katil birisini öldürmek için bir apartmanın 4. katına çıkmaz. Bu uğraşa ancak bir hırsız girer. Belli ki kurbanımız -bu arada adamın adının Kasım olduğunu öğrendik- uykusundan uyanınca hırsız telaşa kapılıp onu öldürmüş.”
“Tam 13 yerinden bıçaklayarak mı?” Ayhan tam cevap verecekken Rehzen onu durdurdu ve sözüne devam etti.
“Sana evden bir eşyanın çalınıp çalınmadığını sorsam muhtemelen bana hayır cevabını vereceksin. Bu da eve giren kişinin basit bir hırsızdan farklı olduğunu gösterir. Ayrıca bilmem fark ettin mi ama yara izleri arasında akan kanla çizgiler çekilmiş. Bu da katilin bize bıraktığı işaretti.”
Ayhan bu söylenilenleri iyice düşündü. Amirine tam bilgi sağlayamadığı ve muhtemel yanılgıya uğradığı için kendini suçladı. Fakat Rehzen’in aklı başka yerdeydi.
Acaba annemin katili ile bu Kasım denen adamın katili aynı kişi olabilir mi? Bu mümkün mü? Eğer öyleyse bu sefer seni yakalayacağım, sana ant olsun.