İçeriğe geç

Dışlanan Kızın Yeni Hayatı

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Dışlanan Kızın Yeni Hayatı

Bölüm 1

Bölüm bir

Sabah gözlerimi umursamadığım hayatıma açtım. Yine okula gitmem gerekecekti ama ben çok yorulmuştum. Sabretmem gerekirdi. Çünkü liseyi bitirmeme sadece bir yılım kalmıştı. Okuldan bu kadar nefret etmemin nedeni ise dışlanmaktı...

Daha fazla bunları düşünmeyi bırakıp hazırlanmaya başladım. Haftanın ilk günüydü -aman ne güzel- banyoya gidip yüzümü yıkadım ve okul formamı giydim.

Aynanın karşısına geçtim ve saçımı taradım. Perçemlerim hemen şekil almıştı. Saçımı açık bırakmayı seçtim. Ve son kez kendime baktım. Güzel görünüyordum.

Aşağı inip aileme selam verdim. Kahvaltı yapmak istemiyordum. Bu nedenle elime bir elma aldım ve çıktım.

Yavaş yavaş yürümeye başladım. Okulum evimize yakındı bu yüzden acele etmeden yürüdüm.

Yürüken de bu yandan elmamı yiyordum.

Ben elmama odaklanmışken karşımdaki aceleci birini fark etmemisdim ve çarpışmıştık. Ben ise hızımı alamayıp yere düşecektim ve kenimi hazırlamışken iki kolun beni tuttuğunu anladim. Beni tutan be çarpıştığım kişiye baktım. Gerçekten yakışıklıydı. Kahverengi gözleri vardı. Boyu uzundu ve vücudu yapılıydı. Yüzü pürüzsüzdü kirpikleri çoğu kızdan daha uzundu. Yüzünü fazla incelemiş olmalıydım ki

"Yüzümü incelemeyi ne zaman bırakacaksın? " Dedi.

Hemen onun kollarından kurtuldum.

"Kurtardığın için teşekkür ederim ama senin yüzünü inceleyen yok." Dedim biraz sinirli ses tonu ile.

O ise "hem bana çarpıyorsun hem de çıkışıyorsun" Dedi düz bir sesle

"Sana çıkışmıyorum. Ayrıca bana çarpan sendin." Dedim emin bir ses tonu ile ve onu bıraktım. Arkamdan seslendiği duydum ama yola koyulmustum. Yolda giderken elmanın o an düştüğünü fark ettim ve yüzümü buluşturdum. Tek kahvaltımda gitmişti , mecbur kantinden yiyecektim.

~~~~~

Okula geldiğimde hemen sınıfıma çıktım. Zorbalık görmüyordum. Aslında denemişlerdi ama haklarından gelmiştim. Onlarda beni dışlamayı seçtiler. Bazen alay ediyorlardı ben onları pek takmazdım bazı durumlarda ise cevabını verirdim.

Sınıfa geldiğimde bana iğneliyici gözlerle ve küçümserek bakanları umursamadan sırama oturdum. . Zaten sıra arkadaşım yoktu. Çantamdan dersin kitaplarını çıkardım. Çalışkan bir öğrenciydim hatta sınıf birincisiydim ama bunun bir önemi yoktu. Hâlâ dışlanıyordum.

Birinin bana "inek" dediğini duydum ama ona bakmadım bile.

~~~~~

Öğrencilerin konuşmalarında "yeni öğrenci " lafını duyduğumda dikkat kesildim. Yeni öğrenci mi gelecekti ?

Aman zaten diğerleri gibidir. Benimle arkadaş olacak değil ya...

Ben düşüncelerim icinde kaybolurken zilin çaldığını duydum. Herkes yerlerine geçti. Dersimiz matematikti sınıftaki herkes hoca gelene kadar oflayip durdular. Ben ise halimden memnundum. Çünkü matematik dersine sever ve başarı gösterirdim.

Daha sonrasında hoca sınıfta geldi arkasından ise bir kız ve bir erkek öğrenci girdi. Erkek öğrenciye baktığımda ise şaşkınlığımı gizleyemedim. O benim yolda gördüğüm kişiydi. Üstündeki kıyafetlerini çıkarmış formasını giymişti. Herkes onlara hayran hayran baktı. Çünkü ikiside çok güzeldi.

Hoca onlara kendilerini tanıtmasını istedi.

Önce kız başladı.

– Adım Duygu. Yanimdaki de ikizim.Umarım bu yıl bizim için iyi geçer. Dedi yumuşak ve neşeli bir ses tonu ile.

Sıra erkek öğrenciye geçti.

– Adım Mert . Dedi sadece , dümdüz bir ses tonuyla. O da beni gördüğüne şaşırmış gibi bana bakıyordu.

Daha sonra hoca onlara istediği bir yere geçmelerini söyledi ve derse başladı.

Duygu benim sırama doğru ilerledi ve yanıma oturdu. Oysa boş yerler vardı ama Duygu benim yanıma oturmuştu. Sınıftakiler saskinca ona bakıyordu o ise umarsamiyordu.

Yanıma oturdu ama dışlanan biri olduğumu anlayınca başka bir yere geçer...

Mert ise önümdeki boş sıraya geçti. Ben şaşkınlığımı hâlâ geçiremiyorum.

Sonra Duygu bana dönerek. "Senin adın ne? " Dedi neşeli bir sesle ve içten gülümsemesiyle.

Bende sıcak bir gülümseme ile yanıtladım. "Adım Rüya tanıştığıma memnun oldum." Dedim. Ve ikimizde dersi dinlemeye başladık.

Zil sesi çalmaya başlayınca herkes Mert ve Duygunun başında toplandılar. Bazıları Duyguya "Yanıma geç , bu kızla pek takılma." Dediler ama Duygu bu fikri düşünmedi ve onları reddetti.

Duygunun başındakiler yavaş yavaş azalmaya başlayınca bende ona okulu tanıtmayı teklif ettim o da kabul etti. Beraber sınıftan çıktık. Ben de kendimi açıklamaya çalışarak "Nedenini bilmiyorum ama sınıftaki hiç kimse beni sevmez kimseye bir şey yapmadığım halde. Bu yüzden sinfta hep dışlandım. Eğer sende benle takılmaz istemezsen darılmam " Dedim biraz hızlı bir şekilde.

Duygu ise güldü ve "İnsanlar böyledir kıskandıklarini dislarlar ama ben senin arkadaşın olmaktan memnunum dedi."

Arkadaş... Uzun zamandır duymadığım bir kelimeydi

Biz bir andan konuşur bir andan okula gezmeye hazırlanırken Mert'in "Beni bekleyin." Diyen sesini duyduk ve arkamdaki Mert'e baktım. Koşarak yanımıza geldi.

Bakışlarını bir süre üstümde gezdirirken ben konuşmaya başladım "Senin ne işin var burada? " Dedim . O ise "Gördüğün üzere okula geldim." Dedi. Benimkide soruydu.

Bize saskinca bakan Duygu "Siz tanışıyor musunuz?" dedi şaşkın bir sesle. Ben konuşamadan Mert atladı "Sabah çarpıştık" Dedi düz bir sesle. Bende başımla onayladım. Sonra bana sinirle baktı ve telefonumu verdi.

Bir dakika telefonumu mu düşürmüştüm? "Arkandan seslendim ama bakmadın" dedi sinirli bir sesle. "Çok teşekkür ederim ve seslenmeni duymadigim icin de özür dilerim.Bu arada Adım Rüya." dedim. O ise "adını soran yok, ayrıca bir daha kulaklarinı iyi aç ve bence telefonuna şifre koy" Dedi

Telefonumu mu karıştırmıştı? Daha ona bunun hesabını soramamışken o yanımızdan ayrildi.

Kibirliye bak neymiş soran yokmuş. Her yerinden ego dökülüyor. Hayır yani adımı söylemem mi suç? Ayrıca sen nasıl telefonumu karıştırmışsın. Kızların telefonun karıştırılmaması gerektiğini bilmiyor musun? Allah'ım sen bana sabır ver.

Duygu benin sinirlendiğimde anlamış olacak ki " Mert'e bakma sen o her zaman öyledir." Dedi ama Mert diğerlerinin yanında gayet neşeli duruyordu.

İlk teneffüs uzun olduğu için hâlâ vaktimiz vardı ve ben Duygu'ya okulu gezdirdim. En son kantine gittik ve iki tane tost aldık. Boş bir masa bulup oturduk ve tostlarimizı yemeye başladık bir yandan yiyor bir yandan konuşuyorduk.

Tostumun yarısına gelmiştim ki bir el elimdeki tostu çekti. Çeken kişiyi görmem ile sabır çekmem ve gözlerimi devirmem bir oldu. O kişi Mert di elimden aldığı tostu ısırmaya başladı. Şaşırdım çünkü yeni tanıştığı birinin yediği tostu yemek biraz garipti . O ise tiksinmeden tostumu mideye indiriyordu.

Sandalyeden kalktım ve sinirle "tostumu bırak!" Dedim o ise gülerek "Tistimi birik" diyerek beni taklit etti. Bu beni daha da sinirlendirmisti. Tekrar ama daha sert bir tonla "tostumu bırak" Dedim ve elim tostuma uzandı ama elini geri çekti. Tekrar elimi uzattım o ise tekrar çekti. Bir yandan da bana gülüyordu. Gülen sadece o değildi kantindekilerde gülüyordu. "Beni sinirlendirme cok istersen sana tost ısmarlarım" Dedim sert bir sesle . Amacım tost değildi onun davranislariydı resmen benle dalga geçiyordu.

Yüzünü yüzüme yaklaştırdı ve "sinirlenirsen ne olur? Hadi sinirlen bakalım." Dedi alaycı bir gülümsemeyle beraber.

Yüzümün yüzüne bu kadar yakın olmasından rahatsız oldum ve geri çekildim. Dedikleri çok sinir bozuyordu ve sinirime yeni düşerek elimi kaldırdım ve yüzünü biraz sert bir tokat attım.

★~~~~~★

Bu benim ilk kitap yazma denemem umarım daha güzel yazılar yazarımmm. Hikaye ve yazım tarzım hakkında yorum atmayı unutmayın . Fikir verirseniz de açık olduğumu belirtmek isterim. Eğer bölümü beğenmişsenizde kalp atarak desteklerinizi esirgemeyin lütfenn. Sizi seviyorum 💜💜💜

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.