Yağmur'dan
Ellerimi yıkadıktan sonra anonime yazmıştım, duyduğum rahatsızlığı dile getirme ihtiyacı duymuştum.
Birkaç günlük bile anca tanıdığım hatta tanımadığım birine duymaya başladığım samimiyet beni ona doğru iterken sık sık yazıyor olmak beni huzursuz etmişti. Anonim olan ben değildim ve ilk yazan oydu. İstediği zaman yazabilirdi ama onun yerine ben yazınca işler tuhaflaşmaya başlamıştı. Sanki benden uzaklaşmaya başlamış gibiydi, belki de öyleydi. Bilmiyorum.
Bankta oturan abimlerin yanına yürümek yerine denize yaklaştım bozuk moralimle. Kollarımı göğsümde bağlamış sonu görünmeyen denizi izlemeye aldım.
Saçlarım yüzümü kapatırken çekmek için ellerimi yüzüme götürecekken benden önce birileri çekmişti saçlarımı.
Sağımda Aras abi solumda Hakan abim saçlarımı yüzümden çekip bana bakıyorlardı. Anlamışlardı moralimin bozulduğunu.
Gözlerimi denize tekrar çevirirken gözlerimi kıstım. Burnuma gelen kokuyu derince çektim içime. Çok güzeldi.
"İyi misin güzelim?" Hakan abimin sorusuna bir süre cevap vermedim.
"Bir sorun varsa anlat Yağmur." Aras abinin cümlesinden sonra dudaklarımı ıslatıp konuştum.
"İyiyim, sorun yok. Sadece biraz üşüdüm." dediğimde Hakan abim kot ceketini çıkarıp bana verdi.
"Geçir kollarını." dediğinde yüzüne baktım.
"Gerek yok, iyiyim ben."
"Direnme." karşı çıkacak moralim olmadığı için kollarımı geçirdim. Abim ceketi giydikten sonra beni kolları arasına aldı.
"Başka bir derdin var senin ama üstelemeyeceğim. Sonra anlatacaksın." dediğinde cevap vermedim.
"Bilmeden bir şey mi yaptık Yağmur?" Aras abinin cümlesine kafa salladım.
"Hayır, sizlik bir durum yok." dediğimde öfkeli gözlerle denize döndü. Anlamazca kaşlarımı çattım. Bu halini anlamazken üstünde durmadım.
"Eve dönelim istersen." abime karşı kafamı olur anlamında sallarken benden ayrıldı.
"Arabayı getireyim ben, siz bekleyin iki dakika." deyip gittiğinde gözlerim Aras abideydi.
Elleri cebinde, çenesi kasılmış ve kaşları çatılmış bir şekilde denizi izliyordu.
"Senin neyin var?" dediğimde birkaç saniye sonra bana döndürdü başını.
"Birini kırdım." dediğinde anlamadım ne demek istediğini.
"Kimi?" dediğimde cevap vermedi.
"Kız mı?" dedim gelmeyen cevabın üzerine.
Kafa salladı bana. Tebessüm ettim.
"Önemli biri olmalı." dediğimde başını eğdi.
"Sayılır."
"Bir şey soracağım ama kızacaksın." dediğimde eğik olan başını bana çevirdi ve sorgulayıcı bakışlar attı.
"Tamam yenge demiyorum ama öyle bir şey mi?" dediğimde gözleri yüzümde gezdi. Kızmış mıydı?
"Henüz ne olduğunu bilmiyorum." kafasını öte yana çevirirken kaçamak bir cevap verdi.
"Hani böyle bir olay yoktu? Varmış işte." dedim gelen mutlulukla. Ne kadar üzgün olsam da bu haber biraz mutlu etmişti beni.
"Sevgilim ya da sevdiğim biri var demedim." derken tersledi.
"Ama bir kız var sonuç olarak ve önemli sayılan biri."
"Neyim olduğu belirsiz bir kız. Sadece kırdığımı söyledim. Ötesi yok."
"Şimdilik." keyifle verdiğim karşılık karşısında çatık kaşlarla bana bakıp dibime girdi.
"Hiçbir zaman!" sert cevabı karşısında yüzümdeki gülümseme kaybolmuştu.
"Bu odunlukla birine âşık olma zaten, aptal!" çemkirip gelen arabaya doğru hızlı adımlarla yürüdüm. Neredeyse dibime kadar gelmiş olan Aras abiyi fark ettiğimde araca koşup bindim hemen. Muhatap olup daha da sinirlenmek istemezdim.
O da araca bindiğinde yol almıştık eve.
Arkadan kısık sesle gelen müzik eşliğinde yolu izledim.
*
Eve geldiğim an kendimi odama attım, üzerimi değiştirip yatağa yattım. Tavanı izlerken telefona gelen mesajla telefonu elime alıp mesajın sahibine baktım.
Senin Anonim'den bir yeni mesaj...
Mesaja girip baktım.
Senin Anonim: Merhaba, umarım rahatsız etmiyorumdur.
Beklerken bir mesaj daha geldi.
Senin Anonim: Nasılsın?
Siz: İyiyim, sen?
Senin Anonim: Teşekkür ederim, ben de seninle aramızdaki mevzuyu çözersek iyi olacağım inşallah
Senin Anonim: Özür dilerim seni düşürdüğüm durum için
Siz: Bak gerçekten açıklama yapmak ya da özür dilemek zorunda değilsin
Siz: Ben sadece ne hissettiğimi söylemek istedim ve kapattım mevzuyu.
Senin Anonim: Ben açıklama ihtiyacı duyuyorum şu an. İzin verirsen açıklayacağım
Senin Anonim: Birkaç gündür kendi evimde değilim, bir başkasının evinde kalırken fırsat bulup sana yazmak çok zor aynı zamanda mesleki bir meşguliyetim de bir başkasının evindeyken üstüme binince ne yapacağımı bilemedim o yüzden sana yazamadım
Senin Anonim: Senlik hiçbir durum yok, gerçekten kırdığım için özür dilerim
Senin Anonim: Beni affedebilir misin?
Siz: Sorun yok artık benim açımdan
Senin Anonim: Emin misin?
Siz: Evet
Senin Anonim: Yani hâlâ konuşabiliriz?
Siz: Sorularıma cevap vereceksen evet
Senin Anonim: Mesela?
Siz: Adın ne, nerede yaşıyorsun, mesleğin ne?
Senin Anonim: Sorduğun sorular basit görünüyor olabilir ama benim için cevaplaması çok zor sorular bunlar.
Siz: Üzgünüm ama artık bunlara da cevap vermeyeceksen bu konuşma devam etmez.
Senin Anonim: Adım dışında hepsini söylerim, kabul mü?
Siz: Şimdilik tamam
Senin Anonim: İstanbul'da yaşıyorum ve avukatım
Siz: Bir avukat nasıl olur da anonimlik yapar şaşırtıcı
Siz: Sonuçta ne kadar yasal bir durum sorgulamak lazım
Senin Anonim: Haklısın ama düştük bir işe
Siz: Memnun değilsen geri tuşu parmağının altında.
Senin Anonim: Yavrum memnun değilim mi dedim sana ben?
Senin Anonim: Bir sakin olsana artık
Siz: Sakinim
Senin Anonim: Tabii efendim
Siz: Sus
Senin Anonim: Tamam
Siz: Aferin
Senin Anonim: Aferin yerine bir ödül verseydin keşke
Siz: Ne mesela
Senin Anonim: Bilmem, gönlünden ne koparsa
Siz: Sen kendine ait bir şey atana kadar sana bir bez parçası bile yok aslanım, hadi yallah
Senin Anonim: Valla fena atarlısın he
Senin Anonim: Sen demeden ben söyleyeyim gayet memnunum ve o tuşa basıp çıkmıyorum
Siz: Adam ol
Senin Anonim: Sen iste olurum
Siz: Hiç böyle konuşma atarım giderim sen kendine ait bir şey atana kadar devam edecek
Senin Anonim: Bu yasal bir suç, özgür iradesiyle kişi kendine ait bir şey atmıyorsa şantaj ya da herhangi bir zorbalıkla bir şey isteyemezsin
Siz: Defol lan o zaman
Siz: Sanki ben dedim gel bana anonim ol diye
Senin Anonim: Şaka yaptım
Senin Anonim: Kızma canım hemen
Siz: O şakanı alırım...
Senin Anonim: Öhöm
"Yağmur!" Bana seslenen abime kaydı dikkatim.
Siz: Abim çağırıyor benim gitmem lazım
Senin Anonim: Tamamdır, görüşürüz
Siz: Görüşürüz.
Görüldü...
Telefonu yatağa atıp abimin odasına gittim.
"Tişörtümü gördün mü?" derken gardırobunu arıyordu.
Kendimi işaret ederek konuştum.
"Tam olarak bunu mu arıyorsun?" dediğimde bana bakıp göz devirdi.
"Artık yeter, kendimi boğacağım. Ben sana para harcıyorum her seferinde, yakında çıplak gezeceğim." söylenişine gülmüştüm.
"Ağlama git başka bir şey giy."
"Hepsini giyip kirliye atıyorsun ulan tişört kalmadı."
"O kasları boşuna mı yaptın giyme o zaman." dediğimde bana boş boş bakıyordu.
"Tamam demedim bir şey." derken ellerimi kaldırdım.
"Neye söyleniyorsun Hakan?" diye çıkagelen Aras abiye yan bakış atıp abime döndüm.
"Tişörtüm kalmamış." derken bana bakıyordu.
Aras abiye baktığımda beni süzüyordu ardından kafa salladı.
"Anlaşıldı, gardrop faresi girmiş içeri." dediğinde abime döndüm tekrar.
"Ağlama lan al çıkarıyorum." deyip üzerimden çıkarmaya çalışıyormuş gibi yaptığımda Aras abi ellerimi tutup engelledi.
"Manyak mısın kızım?"
"Çüş!" abim bağırdığında kahkaha attım.
"Şaka yaptım salak mısınız?" deyip odama yürüdüm ve onca kıyafetimin arasından ne olur ne olmaz diye abimden aldığım yedek tişörtün birini abime geri verdim.
"Yok artık! Gardrobun kıyafetten kapanmıyor bir de yedek tişört almışsın benden." söylenmesine kulak asmadan arkamı dönüp odama yürümeye başladım.
"Ağlama, bak Aras abim ağlamıyor."
"Nah ağlamıyor, arkandan bir görsen çocuğu. Nereden de tanıdım diyor resmen." söylediği şeye gülerken odamın kapısını kapattım.
Üzerime çöken ağırlıkla uyumak üzere yatağıma girdim.
*
*Bölümleri sessiz sedasız okuyup gidenleriniz var, lütfen geldiğinizi belli edin. Yorum yapmanız beni çok mutlu eder. O yüzden yorum yapmayı ve aynı zamanda oy vermeyi unutmayın.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Wattpad: -Schwarzeperle



