Aras'tan
Bulaşıkları makineye dizdikten sonra Hakanla koltuklara uzanmış ve kendi halimizde bir şeylerle ilgileniyorduk. Ben telefona bakarken Hakan televizyon izliyordu.
İzlediği yabancı film dikkatimi çekince telefonu kenara koyup ben de izlemeye başladım.
Film bitince Hakan yerinde doğrulup bana bakınca 'hayırdır' anlamında kafa salladım.
"Ne bakıyorsun oğlum dik dik?" aynı şekilde ben de ona bakarken yerimde doğruldum.
"Konuşmaları aç." dediğinde kaşlarımı çattım.
"Neden?"
"Bir halt anlatmıyorsun, görmek istiyorum ben de."
"Soruyorsun, söylüyorum. Yetmez mi?"
"Eksik söylüyorsun yavrum, aç hadi." dediğinde yüzümü buruşturdum.
"Yavrum ne lan?"
"Bebeğim mi isterdin?"
"Hakan defol." deyip yerimden kalkacakken üzerime çullandı.
"Ver."
"Hayır! Özelim var belki?"
"Kardeşimle mi?!" bağırdığında onu dürtmüştüm. Maldı bu çocuk.
"Az daha bağır, mahalle de duysun."
"Aras ver şunu."
"Özelim o benim."
"Ne özeli lan göt?! Ne yazıyorsun lan kıza?"
"Hakan mallaşma, ne yazacağım aptal mısın?"
"Kanka veriyor musun Yağmur'a gideyim mi?" deyip ayakta durduğunda göz devirdim.
"Başta kendi adını verirsin o zaman." dediğimde elleri başına gitti.
"Tamam gitmiyorum ama ver."
"Küfretme ama bak."
"Ne yazdın acaba?" derken şifresini açtığım telefonumu çekti elimden.
"Tamamen senin isteğin üzerine yazdım, tamamen her şey inandırıcı olsun diye. Sakın yanlış şeyler düşünme sıçarım ağzına." dediğimde şaşkınca yüzüme bakıp konuştu.
"Sandığımdan kötü şeyler gibi hissediyorum." dedikten sonra konuşmaları açtı.
Tek tek okuduktan sonra kaşlarını çattı.
"Bunun normalde oyun olmadığını bilsem senin ağzını yüzünü dağıtırdım. Bu salak kardeşim de blöf mü yapıyor yoksa gerçekten âşık mı olmaya başladı bilmiyorum ama vazgeçelim bu işten. Sonuç olarak istediğimizi aldık, sevdiği yok."
"Tabii beni sevmiyorsa." dediğimde çatık kaşların altından bana baktı.
"Sevmeye başlamış olsa bile kapat bu mevzuyu. Öğrenmeden bitirelim yoksa ikimiz de yanarız."
Elindeki telefonumu çekip ayağa kalkarken sakin olmaya çalışarak konuştum.
"Hiçbir şeyin benim için bir önemi yok. Yıllardır kardeşim bildiğim bir kıza böyle bir oyun oynamak kendimi şerefsiz hissettirirken zevk almıyorum. O yüzden sen istesen de istemesen de ben bu oyunu bitirecektim."
"Başından girmemeliydik belki de."
"Hadi ya, valla mı?" sinirle alaya aldığımda Hakan yüzüme bakmıyordu.
"Her şeyden önce kızın duygularıyla oynuyoruz. Abisi olmayı boş ver bir insan olarak bunu düşünmeliydin."
"Birkaç aydır çözemediğim şeyler vardı Yağmur'da. Her şeyi paylaşan iki insanken bu sefer bana gelmemesi beni tedirgin etti. Sadece öğrenmek istedim ama sanırım aptalca bir yol seçtim." derken eli çaresizce başına gitti.
"Her neyse, şu an zaten flört ediyor gibi bir şey. Gerekirse terslerim."
"Of, yap bir şeyler."
Hakan'a dik dik bakarken içeri Yağmur girdi. Sinirle bize bakıyordu.
Hakan'a yan bakış attığımda o da bana öyle baktı. Acaba bizi mi duymuştu?
"Neden sinirli bakıyorsun?" Hakan'ın tereddüt ederek sorduğu soruyla ben de dikkatle ona bakıyordum.
"Size sormalı." dediğinde yutkundum.
"Anlamadık biz, açık olsana." dediğimde Yağmur yan yan baktı bana.
"Ne konuşuyordunuz?!" ikimizin arasında gözleri gidip geliyordu.
"Önemli bir şey değil." dediğimde kaşlarını kaldırdı.
"Ben de inandım."
"Dışarı çıkacaktık, nereye gitsek bilemedik. İki saattir onu tartışıyoruz."
"Aynen, ben sahile gidelim diyorum Hakan da bizimkilerle buluşalım diyor."
"Uzun zamandır görüşmüyoruz çünkü." ardımdan devam eden Hakan'a bakan Yağmur kafasını aşağı yukarı salladı.
"Anladım." dediğinde çok çabuk inanmış gibiydi. Bu beni rahatsız ederken üstünde durmadım.
"Sen neden sinirlendin?"
"Salak arkadaşlarıma sinirliyim, önemli bir şey değil." dediğinde rahat bir nefes aldım.
"He iyi." dediğimde anlamazca bana baktı.
"Tam olarak ne iyi? Sinirli olmam mı?"
"Hayır hayır, neyse boş ver." deyip koltuğa oturdum. Yağmur da sırtını duvara dayayıp kollarını bağladı.
"Bakın ben çok sıkıldım evde, beni de alın aranıza." dediğinde lafa ben girdim.
"Koskoca kızsın, git kendine eğlenecek başka şeyler bul." dediğimde ters ters baktı.
"Ya siz benim abim değil misiniz, niye böyle gaddar zorba tiplersiniz?"
"Acındırma kendini, sana kıyamayacağımızı en iyi bilen sensin. Herkese gaddar oluruz ama sana asla." Hakan'ın dediğiyle tebessüm ettim.
Kolunun altına aldığı Yağmur ona sarılırken beni de çağırdı yanına.
"Arascım gel sen de." dediğinde bu sefer zorluk çıkarmadan kalktım.
"Bazen çok zıt düşsek de bu merhametin bana karşı koyamıyor Arascım." deyip belime sarıldı. Ben de kollarımı ona sardığımda güldüm.
"O zıt düşmeler genelde birbirimizi sinir etmek için olduğunu ikimiz de biliyoruz." dediğimde kafasını göğsümden kaldırıp bana baktığında ben de kafamı eğdim.
"Bilmez miyim?" deyip güldü ve parmak uçlarında yükselip yanağıma öpücük bırakıp ayrıldı. Hakan'ı da öptüğünde geri çekildi.
"Bu kadar yalakalığa seni de götürürüz artık." diyen Hakanla güldük.
"Tamam nereye gidiyoruz?"
"Nereye istersin?"
"Valla sizinle her yere gelirim." dediğinde araya girdim.
"Sakince sahil kenarına oturalım." dediğimde kafa salladı Yağmur.
"Bana uyar, pamuk şeker de alırsınız bana." dediğinde güldüm.
"Daha güzel planlarım vardı oysaki." dediğimde merakla bana baktı.
"Neymiş?"
"Seni denize atmak."
"Seni oracıkta çıplak bırakır üzerindekileri alırım bunu biliyorsun değil mi?" derken sinsice gülüyordu.
"Milletin içinde seni rezil ederken kendimi de rezil edemem, tabii ki yapmayacağım bunu."
"İyi, aferin benim aslanıma." sırtıma iki kere büyük darbe indirdiğinde tepki vermedim.
"Hadi hazırlanın ne çok konuştunuz. Yağmur sana yarım saat veriyorum, yarım saat içinde hazır olmazsan evde kalırsın. Naş." Hakan'ın uyarısıyla birlikte odasına koştu.
"Kaç yaşına geldi hâlâ çocukluğumuzda ki gibi." mırıldandığı cümleyle buruk tebessüm ettim.
"Biz de öyle değil miyiz?" dediğimde bana baktı.
"Değişen tek şey yıllar. Biz yine aynıyız." dediğinde kafa salladım.
"Gözümü açtığımdan beri sizi böyle tanıdım böyle sevdim, benim için yeriniz ayrı."
"Sen de bizim için öylesin Aras." derken sırtımı sıvazladı.
"Eyvallah." dediğimde tebessüm edip odasına yürüdü.
Ben de giyinmek üzere bana ayrılan odama yürüdüm.
*
Dostluğunuz gözlerimi yaşartıyor 🥺
Bu bölüm texting yoktu ama Aras ve Yağmur'u bizzat yan yana gördünüz ehehe
Bu arada belki Aras'ın Yağmur'u sevdiğini ya da ona karşı bir şeyler hissettiğini sanıyorsanız öyle değil. Gerçekten şu an için kardeşi olarak gördüğünü söyleyebilirim. Bu belki sizi üzecek ama öyle :)))

