İçeriğe geç

DİLHUN

Bölüm 37 · 2 dk okuma

DİLHUN

Bölüm 37

MEYUS

Başka bir platformda yazmaya başlayıp eksik bıraktığım bu romana burada devam etmek istedim. Umarım beğenirsiniz. Tabi o zaman 19 yaşındaydım. Şu an 24'e merdiven dayadık :). Umarım keyifle okursunuz.

***

Sen' dedi nefes nefese çakan şimşeğin ardından.

'Sen benim arafta kalan yanımsın. Söylesene beni

mahkûm ettiğin sonsuz bir ceza mi bu?' Sorduğu

soruyu kafamın içine değil içimde yanan o harlanmış

aleve attım. Kül olmaksızın yandı. Çünkü her bir

kıvılcım milyonlarca bilinmezlik barındırıyordu en

derininde. Koca bir ormanı bile yakıp kül edecek o

kıvılcım, asıl beni arafta bırakıyordu.

+

'Bu soruyu her sorduğumda gözlerin neden hep uzun

uzun dalıp gidiyor? Bana cevap ver artık! Ya öldür ya

da yaşat beni Lilya. Ben bu şekilde nefes

alamıyorum.' Sonlara doğru titreyen sesiyle

gözlerimi görmeden de sevdiğim o güzel yüzüne

çevirdim. Konuşamıyordum. Ona ne cevap

verebilirdim ki.

'Ben buyum işte. Kötüyüm. Belki de kötünün de

kötüsüyüm. Ama herkese kötüyken sana tüm

benliğimle geldim hep.' Bu dediğinin doğruluğunu

sorgulamak bile suçtu.

'Ne gidebiliyorum, ne de kalabiliyorum. Yardım et

bana. Ağzından çıkacak iki kelime bile beni yaşatır.

Derin bir nefes alıp yüzünü yüzüme yaklaştırdı.

'Yaşamama izin ver. Her kelimesinde can bulduğum o

adam şimdi gelmiş beni zerre zerre öldürüyordu.

'Beni arafta bırakırsan eğer bir daha gelmem Lilya.

Gelemem. Bu şekilde de yaşayamam. Yalnızca son

nefesime kadar nefes alarak devam ederim.'

Suskunluğumun sebebi hakikatin verdiği acı mıydı?

Zira öyle ise saç tellerime kadar hissedebiliyordum o

acıyı.

'Zehir yutsam, şifam sende olsa bile artık soluduğun

havayı soluyacak kadar bile yaklaşmam sana.' Dediği

şeyin ağırlığının altında kalbimin ezildiğini hissettim

bir an. Gözlerimin dolduğunu anladığım an yüzümü

öfkeli gökyüzüne diktim. Ardı ardına gürleyen gök

sanki bana tüm nefretini kusuyor gibiydi. Ya da kendimi herşeyin sorumlusu hissettiğim için miydi

bu garip düşüncelerim. Ardından derin bir nefes alıp

gökyüzünde dolanan tüm öfkeyi içime çektim ve

gözlerimi o çaresiz gözlerle birleştirdim.

'O yangında ben cayır cayır yanarken attığın odunlar

kazık gibi girdi kalbime. Sana gelirken çıplak

ayaklarımla yürüdüm ben o dikenli yolları. Peki sen

ne yaptın? Sen o dikenlerin arasına cam kırıkları

serptin kendi ellerinle. Canım yanarken yaktın sen

beni. Küle dönüşmedim ama sönmedim de gördüğün

gibi. Arafta kaldığını söylüyordun ya kimin arafta

olduğuna bir bak. Ve sakın beni bir daha kendinle

tehdit etmeye kalkma. Hiçbir yere gidemezsin.

Çünkü senin yüzünden yanarak nefes aldığım bu

iğrenç hayatın bedelini, sen küle dönerek

ödeyeceksin...

Kalbi küle dönmüş okuyucularıma gelsin...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.