Güne hareketli bir şekilde başlamıştık.
Erkan sabah Anne ve babasının akşam bize yemeye geleceğini söylemişti.
Ben ve hafize abla hemen mutfağa girip hazırlık yapma ya başlamıştık bile erken den.
"Hafize abla sen eksikleri yaz ben gider alırım hemen"dedim
"Çok iyi olur kızım valla. Sen dur ben hemen yazıyım "diyip mutfak çekmecesini açıp kağıt ve kalem çıkarıp yazmaya başladı.
"Sen yazarken bari bende üzerimi giyineyim"diyip direkt odama çıkıp baş örtümü takip üzerime de feracemi giydim.
Hafize abladan listeyi alıp çantamı da takıp evden çıktım.
Yavaş adımlarla yürüyüp biraz etrafı keşfetmek istiyordum.
"Zübeyde"diye bir anda birin bağırmaya önce irkilip sonra arkamı döndüğümde bu kişinin Ali olduğunu gördüm.
Bana doğru gelip karşım da durdu.
"Kusura bakma yolundan alı koydum seni ama ben Anneanneme ev yerleştirmesine yardım ettiğin için teşekkür etmek istedim"dediğinde sıkıntılı bir nefes verip yüzüne bakmadan konuştum.
"Önemli değil"
"Bu arada o gece seni yanına çağıran bey baya sinirliydi umarım bizim yüzümüzden sorun yaşamamışsındır"diye konuştu.
Bu adam nerden çıkmıştı şimdi.
Ben konuşmak istemedikçe konuşup duruyordu.
Gene Erkan'ın bir yerlerden çıkıp gelmesinden korkuyordum.
"Yok sorun olmadı"
"Sen iyimisin rengin biraz soluk gibi"dediğinde elim yanaklarıma gitmişti.
Halen tam olarak iyileşmediğim den dolayı rengim soluk ola bilirdi
"Biraz rahatsızdım da ondan"dediğim de yanımızda birde bir araba durup ve içinde Erkan çıktı. Yok artık bu adam sanki hissediyor gibi hemen geliyordu.
"Zübeyde"diye seslendi
"Erkan"diye aynı şekilde bende seslendim.
"Ne yapıyorsun burda"sesini sakin tutmaya çalışıyor gibi konuşup yanıma geldi
"Ben markete gidiyordum da..."diyip devamını getiremeden surtum.
"Merhaba ben Ali"diyip Ali elinin Erkan'a uzattığında bende korkarak ikisine baktım çünkü Erkan çok kötü bakıyordu.
"Bende Erkan"diyip elini uzattı Erkan
"Siz Zübeyde'nin abisi misiniz?"diye sorduğunda Ali gözlerim kocaman açıldı.
"Ne abi lan karım o benim"diyip Alin'in üzerine doğru yürümeye başlarken kolundan tutum. Şuan aklım durmuş gibiydi Erkan beni istemezken şuan karım diyordu.
Bu adam gerçekten dengesiz.
"Erkan lütfen"diye yalvararak konuştum
"Kusura bakma ben yüzük göremeyince kardeşin zannettim"dediğinde Ali Erkan hızlı ve sinirli bir şekilde bana baktı.
Bana neden böyle bakıyor ki yüzük almayan o ben ne yapabilirdim.
Hızlı bir şekilde kolumu tutup beni arabaya doğru sürükleyip bindirdi ve kendi de bindi.
"Yüzüğün yokmu senin"diye bağırdı
"Yok alınmadı yüzük"diye kısık ve korkak bir sesle konuştum
"Babam herşeyi düşünmüş bir bunu mu düşünememiş"diye bağırıp elini direksiyon vurdu.
Arabayı öyle hızlı sürüyordu ki resmen koltuğa yapışmıştım.
"Biraz yavaş süre bilirmisin"diye cılız bir sesle konuştum ama Erkan yavaşlamak yerine dahada hızlı sürmeye devam etti.
Araba durduğunda geldiğimiz yere baktığımda buranın bir kuyumcu olduğunu gördüm.
"İn aşağı"diyip sert bir şekilde arabadan inip kapıyı kapattı.
Bende arkasından yavaş ve korkak adımlarla indim arabadan.
O önden ben arkadan kuyumcuya girdik.
"Hoş geldiniz Erkan bey"diyip önünde ceketinin düğmesini kapattı görevli adam.
"Ayhan çok vaktim yok hemen alyansları göster"diye konuştuğunda adam başının sağlayıp eliyle bir odaya girmemiz için gösterdi.
Erkan'la berber odaya girip bir masaya oturduğumüz da adının Ayhan olduğunu öğrendiğim adam elinde alyans dolu bir kutuyla geldi.
"Buyrun efendim en özel alyanslarımız bunlar"
"Seç hadi"dedi Erkan bana
"Buna gerek yok. Almasak da olur"dedim sonuçta ne gerek vardı yüzüğe sonuçta kağıt üzerinde olan bir evlilik.
"Ayhan bizi yalnız bırak"diye çenesini sıkarak konuştu.
Adam oda dan çıkınca bakışlarımı Erkan'a çevirdim.
"Yüzük almamıza gerek yok sonuçta gerçek bir evlilik değil"dedim
"Bana bak benim tepemin tasını daha fazla atırma , yeterince sinirliyim. Al şuradan bir yüzük. Gerçek bir evlilik bile olmasa benimle evli olduğun süre boyunca parmağından o yüzük olacak. Parmağında yüzük olmadığı zamanlarda erkelerle neler yaptığını gördük"dediği anda gözlerim kocaman açıldı. Ne diyordu bu adam ne demek erkelerle ne yaptığımı görmüş
"Sen ne diyorsun ya, ne dediğin farkına var, ben hiç kimseyle bir şeyle yapmadım. Sadece orda karşılaştık ayrıca ben en azında senin gibi evli olduğum halde kimsenin koynuna girmiyorum.... yüzük falanda istemiyorum"diyip ayağa kalkıp gidecekken Erkan bileğim den tutmasıyla durmak zorunda kaldım.
"Geç şuraya otur o yüzük alınacak ve takılacak. Ayırca senin birinin koynuna girmeyi bırak konuşamazsın bile oldu ki yaptın bende senin ecelin olurum.... ayrıca benim kimle yatıp kalkmam senin ilgilendirmez"diye bağırarak konuştu.
"Tabi ki beni ilgilendirmez ama seni de benim kimle konuşup konuşmamam ilgilendirmez"dediğimde Erkan resmen sinirden kıp kırmızı olmuştu.
"Benle evli olduğun sürece nefes bile alman ilgilendirir. Benim üzerime tek bir laf getiremezsin"diyip kolumu sıktı.
"Şimdi otur ve seç bir yüzük yoksa senin için iyi olmayacak"dediğinde mecbur oturup bir yüzük istemeye istemeye elime aldım ve parmağıma taktım. Biraz büyüktü ama onu şimdi sorun edecek durumda değildim.
Adam resmen bana kölesi gibi davranıyordu...
Erkan'la kuyumcudan çıkıp tek kelime konuşmadan markete girip ihtiyaçları da alıp eve gelmiştik.
Erkan poşetleri kapıya bırakıp bana baktı.
"Ben şimdi işe gidiyorum ve sen benden habersiz dışarıya bile çıkmayacaksın"diyip benim konuşmama fırsat bile vermden arabaya binip gitti.
Yaa bu adam beni çıldırtıyor bana hem sözleşme imzalatırken kimse kimsenin hayatına karışmayacak diyor ama o benim dışarıya çıkmama bile karışıyor.
Ya sabır diyip eve girip Hanife ablayla yemek yapma başladık.