İçeriğe geç

Dilek yıldızı

Bölüm 10 · 10 dk okuma

Dilek yıldızı

Bölüm 10

Bölüm 10

*10. Bölüm Dilek yıldızı*

Gelen iki kişi ile bizim dışımızda herkes şaşırmıştı -Emir,Zeynep ve ben hariç- neden şaşırdıklarını anlamamıştık tamam ben bunları tanıyordum bunlar bir kere televizyona çıkmıştı şirketleri vardı. Ama normal insanlardı sonuçta dimi?

*Sarp* : Toprak abi Yasemin abla? Bugün çıkmayacaktınız hani karşısına.

*Toprak* : Ne yapalım Sarp 15 senedir hasretini çektiğimiz kızımızdan biraz daha mı uzak kalalım? Bizi tanımıyor bile.

Ben kızları mıyım şimdi onların ya? Aklım çok bulandı.

*Emir* : Ne oluyor burada ya

*Zeynep* : kim kimi özlemiş ya

*Nehir* : kim kimin kızı kim kimi aramış siz kimsiniz ve Sarp'ı nereden tanıyorsunuz?

*Yasemin* : şuan nasıl bir cümle kuracağımı bilemiyorum belki biraz duygusuzmuşum ya da umursamazmışım gibi gelecek çünkü gerçekten nasıl ifade edeceğimizi bilmiyoruz şöyle ki, biz Nehir'in ailesiyiz. Gizli bir Ajan dairesinde çalışıyoruz normalde size söylememiz yasak ama gizli saklı olmamalı. Bundan 15 yıl önce Nehir'i doğurduktan tam 11 saat sonra hastanede hemşire kılığına girmiş bir ajan -ki bu ajan düşman binalarımızdan- seni kaçırdılar Nehir. Daha sonra para karşılığında Emir'in ailesine satmışlar seni hem de sadece intikam için! 15 yıl boyunca seni aradık ama bulamadık, saklanan herkesi bulduk ama bir sen yoktun kızım o zamanlar kime verildiğini de bulamıyoruz tabii. Bundan 2 hafta önce seni yarışmaya giderken gördük aslında hani şu Cafe de karşılaştığın efe var ya o bizim ajan dairesinden. Onu yolladık senin yanına destek olması için, biz sana destek olamazdık ama moral vermek istediğimiz için onu yolladık kızımız olduğunu bilmiyorduk ertesi gün ajan dairemizden kimliğini belirtemeyeceğimiz bir ajanımız DNA testi yaptırmış hepimize ve sonuçlar pozitif çıktı hiç beklemiyorduk açıkçası çok şaşırdık. Senin bize alışman zor olabilir ama şans ver bize olur mu? Bizim sana ihtiyacımız var.

_Kafam çok karıştı tam şuan birileri yardım etmeli bana._

*Nehir* : Peki bu hikayede Sarp tam olarak hangi bölgede? Nereden tanıyorsunuz.

*Toprak* : Çok yakın bir arkadaşımızın tek Çocuğu kardeşler biz de oradan tanıyoruz ayrıca ajan dairemizde ajan olmak için çalışıp çabalıyor. Ama senin bizim kızımız olduğunu 5 gün önce falan öğrendi yani onun bir suçu yok normalde sana söylemek istedi ama biz izin vermedik kendimiz söylemek istedik.

*Nehir* : size nasıl inanacağım? Sadece Sarp konusunda değil her konuda.

*Toprak* : bize inanmak yüreğine kalan birşey bizim elimizde kanıt var ama yüreğinin sesini dinle,ne istersen onu yap ama şunu bil bu saatten sonra bizi kabul etmesen bile hep seni koruyacağız artık seni bulduk ne olursa olsun bırakmayız.

_Yüreğim... Ne diyordu ki benim yüreğim? Ben hiç yüreğimin sesini dinlemiş miydim. Artık ben düşsem bile beni tutacak bir ailem vardı eskiden o ailem abim ve arkadaşlarım olarak sınırlıyken şimdi gepgenişti... çocukken_ _istediğim gibi. Artık kendimi tutmama gerek yoktu yıllarca kimse beni_ _tutmazsa düşmem sanmıştım. Öyle_ _öğrenmiştim çünkü,güçlü olmanın böyle birşey olduğunu sanmıştım._

_Meğer yalnızlıkla karıştırmışım gücü._

_Aslında yüreğimin sesi hep benimleymiş,sadece ben onu duymamak için gürültü yapmışım._

_Onları içimde bir yerlerde istiyordum. Beni tekrar büyütmelerini,her yaptığım şeyde destek_ _olmalarını ama bunu söylemeyecek belli edecektim çünkü ben genel olarak konuşmayan ama hislerini belli eden bir kızdım._

Aradan biraz zaman geçtiğinde Sarp birşey konuşmak istediğini söylemiş ve beraber sahile inmiştik.

*Sahilde*

Deniz kenarında üzerimizin ıslanmasını umursamadan uzanmıştık dalgalar sakince bedenimize vuruyordu.

*Sarp* : Nehir benim sana birşey söylemem gerekiyor.

Bana döndüğünde başımla onu dinlediğimi gösterir bir şekilde başımı sallamıştım.

*Sarp* : o sana notları yazan kişi varya... nasıl denir lap diye de denmez ki ama neyse direk söylüyorum o kişi bendim.

Şaşkınca Sarp'a döndüm.

*Nehir* : CİDDİ MİSİN?

Ne diyeceğimi bilemiyordum bugün cidden çok şey yaşanıyordu olaylara sakince,doğru açıdan bakamıyordum bile.

*Sarp* : bak Nehir bunu stres yapman için söylemedim sadece bil istedim. Her konuda kendine biraz zaman ver,düşün,tart aklında. Kızdığında gel beraber dağıtalım etrafı,üzüldüğünde gel beraber ağlayalım,Ama ne olursa olsun içine kapanma zihnini doldurma hem kendine hem bana şans ver. İyi düşün, pişman olmayacağın şeyler yap. Bu süreç içinde de herkesten önce kendini sev.

Konuşma bittikten sonra sanki içimde kelebekler değil de ejderhalar vardı hem içimi ısıtıyor hem de uçuyorlardı.

☆

Zeynep ile odamıza geri döndüğümüzde ilk önce duş aldım,daha sonra pijamalarımı giyip Zeynep'in duştan çıkmasını bekledim Zeynep'te duştan çıktığında lafa atladım.

*Nehir* : bana o notları yazan Sarp'mış.

Zeynep gözlerini fal taşı gibi açtığında başımı tabiiiii der gibi salladım.

*Zeynep*: kızım hadi o belliydi zaten yanıktı sana am sen Tunç'un seni kullandığını nasıl anladın.

*Nehir* : geldiği ilk günden beri peşimdeydi,yaptığım bazı şeyleri engellemeye çalışıyordu başlarda yanlışlardan korumaya çalıştığını sanıyordum ama durum farklıydı çok sonra anladım.

Zeynep onaylar gibi başını salladı.

*Zeynep* : ama Sarp ile yakışıyorsunuz.

Konunun buraya geleceğinden adım gibi emindim ve gelmişti de.

*Nehir* : şuanlık bu konuyu konuşmalayalım hazır hissetmiyorum neyi doğru sandıysam yanlış çıktı ve zihnim şuan çok bulanık.

Yatağa girdim ve telefondan gelen bir bip sesiyle telefonu elime aldım.

_________________________

Sarp: uyudunuz mu Nehir hanım?

Nehir:size yazdığıma göre uyudum beyefendi SMSMMSMSLSL

Sarp: konu açılsın diye sordum zatenn yarın saat 7 gibi kalkın plaja erken gidip yer kapalım

Nehir:tamamdırrrrr iyi geceler söyle abime öptüm onu ona da tatlı rüyalar rüyasında beni görsün😜 sarp:öpücük yolladı bir de kesin Emir var (emirden kesin Emir var) saçları ıslak uyumasın başı ağrır diyor.

Nehir: MSMSMSMSMZ BAK BU İİYİYDİ ayrıca başım ağrımaz yaz geldi zaten ben yatıyorum iyi gecelerrr

Sarp: iyi geceler uykucu bücür.

_________________________

☆

(Yazar anlatımı)

Sabahın ilk ışıkları ile uyanan Nehir ve Zeynep günün o sıcak ritmine ayak uydurmuş bir şekilde hazırlanıyordu. Nehir siyah kot şort ve beyaz bir tişört gitmişti Zeynep ise beyaz bir kot şort üstüne ise kırmızı boyundan bağlamalı bir crop giymişti. Kahvaltıya indiklerinde Emir ve Sarp onlar içinde birer tabak almış masada kızları bekliyorlardı.

*Nehir* : GÜNAYDINLARR

*Sarp* : günaydın bücür sana da günaydın kızılkafa.

*Zeynep* : günaymış günaymış sarpcım Nehir'i görünce seninde günün aymış ha kanka?

Sarp utanmıştı aslında Nehir tüm kalabalığa bedeldi o kadar kişiyi kendi içinde toplamıştı bu yüzden Sarp onunlayken utanmıyordu ama onun hakkında konuşurken utanıyordu çünkü ona en içten bir şekilde aşıktı.

*Emir* : didişmeyi bırakında çabuk kahvaltınızı edin bir an önce denize gidelim.

Emir ise Sarp'ı ne kadar tanıyıp sevsede kardeşini kıskanıyordu sırf bu yüzden çoğu zaman kendine kızıyordu.

*Sarp'ın anlatımıyla (plajda)*

Plaj şuanlık boştu ama 2 saate boş yer kalmayacaktı,kalıbımı basarım! Şuan ne mi yapıyoruz? Zeynep ve Emir su savaşı yapıyordu ben oturmuş denizi seyrediyordum ve Nehir... Nehir'e baktığımda kaşlarım çatıldı çünkü kendi haline üzülüyor gibi bir hali vardı ayrıca Zeynep ve Emir ikilisine özenerek bakıyordu sanki onların mutluluğu ile mutlu olmaya çalışıyormuş da başaramayıp kendini üzüyor ve bencil konumuna koyuyordu aslında tüm bunlar yaşanıyordu içinde çünkü onu tanıyordum. Ben Nehir'in bu durumuna alışık değildim bu yüzden onun kafasını kızdırarak dağıtacaktım anca öyle olanları unutup gerçekten mutlu olurdu.

*Sarp* : NEHİR BAK DENİZ KENARINDA ELİM KADAR BİR DENİZ KABUĞU VAR!

mutlu gözlerle ayaklandı ve tam tahmin ettiğim gibi deniz kabuğunu almak için suyun içine girmişti o an onu ittiğim gibi suyu boylamamak için boynumdan tutmuş ve beraber suya gömülmüştük. Sudan kafamı çıkarttığımda Zeynep ve Emir gülmekten kendilerini yerlere atıyor ve dizlerini dövüyordu,tepkilere fazla odaklanamadan Nehir bana su sıçrattı

*Nehir* : sen...Sen ha!

*Sarp* :Ben,ben ya.

*Nehir* : SARP SAYAR!

*Sarp* : Sarp Sayar İzmir,emredin komutanım.

Bu tepkime Nehir'de gülünce kendimi tutamayıp ben de kahkaha patlatmıştım ardından kahkahalarımızın arasına 2 gülme sesi daha karışmıştı. Nehir ile aynı anda fark etmiş olacağız ki ikimiz de aynı anda sesin geldiği yere döndük. Toprak amca ve Yasemin teyze vardı,ellerinde aburcubur poşetleri vardı.

*Yasemin* : ay ilahi çocuklar ne çok güldürdünüz beni ya.

Toprak amca ise kızını kıskanmak ve gülmek arasında kalıp gülmeyi seçmişti.

*Toprak* : eğlenceniz şen bakıyorum bizde denizde yorulur acıkırsınız diye abur cubur aldık.

Nehir burukça bir tebessüm etti ilk defa böyle bir aile sıcaklığı içerisinde olduğunu o kadar belli ediyordu ki... ama yine de neşesinden ödün vermedi.

*Nehir* : Ben kurt gibi acıktım valla soğuk içecek var mı?

*Toprak* : Sarp söyledi karpuzlu çilekli ice tea seviyormuşsun bizde ondan aldık birkaç tane.

Nehir şaşkınca bana bakıyordu muhtemelen onun kimseye göstermediği şeyleri gördüğüm için şaşırmıştı.

*Yasemin* : kızım neden öyle şaşırmış gibi bakıyorsun?

Nehir ise ani enerjisi yerine gelmiş olduğu yerde el çırpıp zıplıyordu,o böyle sevinirken benimde el çırpıp zıplayasım geliyordu.

*Nehir* : ice teami verin verin verin!

Yasemin teyze gülerken Toprak amcanın yüzünde burukça bir tebessüm vardı.

*Nehir* : Ben tek çocuk muyum?

Sanırım Toprak amca bu soruyu bekliyordu,çünkü yüzünde bir anda güller açtı.

*Yasemin* : hayır 3 kardeşsiniz 1 ablan var adı Gece 24 yaşında evli bi de Asena adında çocuğu var 1 yaşında ,bir de abin var rüzgar 18 yaşında.

Nehir'in yüzü parlamıştı

*Nehir* : Siz şimdi dede ve anneanne mi oldunuz?

Nehir'in bu dediğine ben kahkaha patlatırken Yasemin teyze kaşlarını çatmıştı. Toprak amcaya döndü.

*Yasemin* : ay Toprak biz o kadar yaşlanmış mıyız ya?

Nehir'in aklını kurcalayan sorular vardı ve o soruları tek tek dile getiriyordu Toprak amca ise onu sabırla dinleyip cevaplıyordu.

*Nehir* : Peki onlarla Tanışabilir miyim? Yani benimle tanışmak isterler mi?

Nehir ailede dışlanmaktan korkuyordu ama ne Gece abla ne de Rüzgar onu asla dışlamazdı hatta ilk görüşlerinde bile sahipleneceklerine eminim. Ne kadar para içinde büyüseler de asla şımarık ve bencil olmamışlardı huy olarak Nehir'e çok benziyorlardı hatta tıpatıp aynıydı.

*Toprak* : seninle tanışmak istiyorlardı,ben biraz zamana ihtiyacın olur diye kabul etmedim,o halde şimdi yazıyorum yarın akşam üzeri burada olurlar.

*Nehir* : Çok güzel olur Anlaştık o halde.

*Nehir'in anlatımıyla (akşam)*

Akşam yemeğinden sonra Zeynep ve Emir ben ve Sarp kendimize bir alan kurmuş badminton oynuyorduk Yasemin hanım ve Toprak beyde bizi izliyordu.

*Nehir* : ama Sarp! Öyle olur mu zıplasana biraz ya.

*Sarp* : bücür yeni yemek yedik ben zıpladıkça midemdeki yemekler halay çekiyor biraz daha zıplarsam alttan değil de üstten çıkacaklar şimdi afedersin ama. Hem ben senin gibi hızlı yiyemedim ki Emir yüzünden!

*Emir* : mızıkçılık yapma kardeşim ne derse o,tamam mı Sarpiko.

*Sarp* : Sarpiko ne ya Sarpiko ne!

Ben ise kollarımı bağlayıp bağdaş kurup yere oturdum.

*Nehir* : Sarp küstüm ben ya mızıkçılık yapıyorsun. Biz Zeynep'le böyle oynamıyoruz.

*Zeynep* : evet ya siz berbat ötesi oynuyorsunuz.

*Emir* : öyle mi? Oynayında görelim o halde.

Zeynep ile aşırı havalı bir şekilde sopalarımızı alıp sakince oynamaya başladık normal rekorumuz 37'ydi ama bu sefer 70'lere dayanmıştık Emir,Sarp,Yasemin hanım ve Toprak bey ise bizi ağızları açık bir şekilde izliyorlardı biz ise bu durumdan zevk alıyorduk.

☆

Badminton yarışlarımız bittiğinde hepimiz kuma atmıştık kendimizi. Serin huzur verici bir geceydi en güzeli ise gerçek ailem ve ailem gibi hissettiren kişiler yanımdaydı. Bu birkaç günde o kadar dolu şey yaşamıştım ki hayatımın gerçek akışını bir kenara savurmuşlar ve ben unutuyormuşum gibi hissediyordum. Öte yandan Tunç... onun bana ihanet ettiğini zaten ilk zamanlardan biliyordum ama yine de içimde üzülen bir taraf vardı,sonuçta ilk zamanlar ona kendime itiraf edemesem Bile kalbimle güvenmiştim. Ama şuanda ise Sarp vardı çoğu şeyden utanmasına rağmen bana olan sevgisini açıkça belli etmişti,hala bazı şeylerden utanıyorduk ikimizde,yine de birbirimizden birşey saklamıyorduk. Kumda sakince sohbet ederken yavru siyah bir köpek gelmişti ve bir anda kucağıma kıvrılıp yatmıştı. Çıkardığı seslerden belli olacağı üzere ağlıyordu. Ben ise üzgün bir şekilde köpeği severken bir kahve dükkanı sahibi geldi.

*Dükkan sahibi:* bu köpeğin annesini alıp götürdüler biz bu yavrucağızı sahiplendirmek istiyoruz ama çok küçük olduğu için kimse bakımını üstlenmek istemiyor. Eğer sahiplenmeyi dişünürseniz çok mutlu oluruz.

Dolu gözlerle bir köpişe bir de toprak bey ve Yasemin hanıma bakmıştım

*Nehir* : alalım mııı? Nolurr,söz tüm bakımı bende baksanıza ailesiz kalmış lütfen lütfen lütfen kim bilir ne kadar üzgündür şimdi.

*Toprak bey:* eğer onu seni koruyabilecek şekilde eğitirsen senindir.

(...)

Toprak bey ile anlaşmış ve köpeği biz almıştık şimdi ise isim sıkıntımız vardı

*Nehir* : adını ne koysak ya?

*Sarp* : bence yakamoz olsun gecenin içinde parlasın ama o parlaklığı sadece sen görebil.

O kadar güzel bir isimdi ki... Ben olsam bu kadar hoş bir isim bulamazdım sanırım.

*Nehir* : sen ismini beğendin mi Yakamoz?

İsmini bence beğendi çünkü tam dediğim an kendi etrafında dönüyordu.

*☆ (aile buluşması gece ve rüzgarın geleceği zaman)*

Gece ve rüzgar geleceği için bir kafeye geçmiştik herkes kahve içiyordu ama ben sevmediğim için sadece sohbetlere katılıyordum. Herkes benim arkama baktığında 3 kişi gördüm siyah saçlı uzaktan bile belli olan mavi gözlü bir kadın bir kız çocuğu ve en kenarda ise kumral-sarışın karışımı saçlara sahipti. Bu erkek çocuğu bana çok benziyordu. Bana biraz soğuk gelmişlerdi ve bu beni korkutmuştu ayağa kalktım.

*Nehir* : merhaba ben Nehir.

Kız bir anda etrafa enerji yayan bir gülümseme ile sarıldı.

*Gece* : bende Gece,Gece Arslan by da kızım Asena Arslan.

*Asena* : meyhabaa

Daha sonra kumral çocuk yanıma yaklaştı adı rüzgar'dı.

O gün böyle tanışmayla geçti daha sonra herkes odalarına dağıldı ve günümüzü bu şekilde bitirmiş olduk.

BÖLÜM SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.