İçeriğe geç

DİLDÂDE

Bölüm 1 · 4 dk okuma

DİLDÂDE

Bölüm 1

0.1

Merhaba şimdi şöyle ki kurguyu çok uzun tutmayı düşünmüyorum.Soft ve duygusal bir kurgu olucak. İlerleyen bölümlerde anlayacaksınız Lakin ben yinede şimdiden söyleyeyim Feza kekeme bir karakter.

Umarim severek okursunuz, sizden ricam ön yargılı bir şekilde yaklaşmamaniz. İlk kitabım olmasıyla beraber yazim yanlışları olabileceğini unutmayarak okumanızı rica ediyorum.

Başlangıç tarihinizi buraya bırakabilirsiniz.

Keyifli okumalar.♡

⚔ ----------------------------------------------

Otobüsten inmemle derin bir nefes çektim ciğerlerime.Yol boyunca midem ağzıma gelip durmuş, Aldığım mide ilaçları hiç bir halta yaramamışti. Etrafa bakmamla gülümsedim ,sakin ve sessiz biyere benziyordu lakin alışmam uzun sürecekti.

Bir an önce köye varsam iyi olurdu. Akşam olmak üzereydi karanlığa kalmak istemiyordum . Bavulumu çekeleyerek

Radyoda çalan türküye eşlik eden otobüs şoförünün yanına ilerledim.

"A-abi ben b-bir şey soracaktım da"

"Buyur sor delikanli"

"Bu-burdan köye e-en çabuk na-nasıl va-varabilir."

Söylediklerime gülümserken eliyle patika yolu gösterdi.

"Burdan sağa sola sapmadan dosdoğru yürürsen tez vakitte varırsın köye."

Eliyle gösterdiği patika yola baktim ve tekrar adama döndüm.

"S-sağ ol a-abi.

Başını bisey olmaz dercesine salladı.

"Hele söyle gel otur bakalım delikanli, sen niye köye gidersin burali değilsin belli, birini ziyarete mi geldin."

Sırtımdaki çantanın kolunu düzeltirken cevap verdim.

"Do-doktorum ben a-abi ilk görev ye-yerim bu-burası"

"Hoş geldin Doktor Bey oğlum umarim yanında şifa da getirmişsindir."

Adamın söyledikleriyle yuzumde samimi bir gülümseme belirdi.

"U-umarim abi e-elimden geleni yap-yapmaya hazırım."

Babacan bir tavırla kolumu sıvazladi .

"Hiç şüphem yoktur delikanli Allah seni zora sokmasın."

Yüzümdeki gülümseme büyürken cevapladım.

"A-amin abi he-hepimizi."

"Eh haydi bakalım Doktor Bey tez gidesin hava kararmaya kalma."

Başımla onaylarken oturduğum yerden kalktım.

"Sa-sağlıcakla kal a-abi"

"Sende delikanli dikkatli gidesin."

Gülümseyerek arkamı döndüm. Patika yola baktığımda hiçte kısa gözükmüyordu, anlaşılan iyi yürüyecektim. Sırtımdaki çantam ve elimdeki bavulumla bu dahada çekilmez bir hal alacağa benziyordu.

"Ha-hadi Feza, ba-başla ki he-hemen bi-bitsin."

Ağır adımlarla yürümeye başladım, Şırnak ilk gorev yerimdi ailem ne kadar Doğu da görev yapmamı istemese de benim için farketmemisti. Tıp kazanmak için gecemi gündüzüme katmıştım. Kazandığımda rahata ericem derken okunmasının daha zor olduğunu farketmem bana hiç yardımcı olmamıştı.

Ama herseye rağmen bitmişti, mezun olmuştum ve görevimi en iyi şekilde yerine getirecektim .

"Sağlık ocağı ne durumdadır kim bilir ,eksikleri rapor etsem haftaya anca gelir o zamana kadar köye alışırım herhalde."

Kendi kendime konuşurken çalılardan gelen sesle irkildim. Etrafta bir Allah'ın kulu yoktu hayvan olduğunu düşünerek kendimi rahatlatmaya çalıştım, yoluma devam ederken sırtımda ki çantayı düzelttim belimi ağrıtmıştı.

Hayat denen bu maratonda tek güvencem kendimdim. Ben en büyük savaşları mesleğimi okurken vermiştim.Hep arkamda duran ailem bu sefer beni yanıltmış,doğuda görev yapacak olmama asla sıcak bakmamışlardı. Maddi yardımda asla bulunmayacaklarını soylemiş, yüzüme tüm açık kapıları kapatmışlardı. Lakin bir şekilde çalışıp meslegime tam olarak başlayana kadar bana yetecek kadar para biriktirmiştim. Gitmeden önce helallik alıp, son bir çare ikna etmeye çalışsamda sonuc aynıydı büyük hayallerle girdiğim evden hayal kırıklığıyla çıkmıştım.

Uzaktan gördüğüm köyle derin bir nefes aldım. Adımlarım yavaşlarken burdan bile duyulan kalabalığın sesi dikkatimi çekti, adımlarım hızlandıran köy meydanina merakla ilerledim.

Derin bir iç çektim, sorunsuz ve heyecandan uzak geçeceğini sandığım günlerim pekte öyle geçeceğe benzemiyordu.

Adımlarım yavaşlarken kaslarım şaşkınlıkla çatıldi. Askerler köye neden ismişlerdi ...

uzun boylu dev gibi adamlar köy meydanında dikilmiş,köyün muhtarı olduğunu düşündüğüm kişiyle konuşuyorlardı.

"Teröristler köy sınırları içerisinde bizim önceliğimiz sizin güvenliğiniz. Mümkün olduğunca evlerinizden çıkmayın."

Adam kasları çakılmış bir şekilde karşısında ki askere bakıyordu. Zorluk çıkartacağı her halinden belliydi.

''Ne diyorsun sen komutan nasıl dışarı çıkmayın! İşimiz gücümüz bakmamız gereken hayvanlarımız vardır. söylediklerini kulağın duyarmı olmaz öyle şey "

Komutan olduğu yerde dikleşirken, kendinden emin bir şekilde karşısında ki adamın gözlerine bakıyordu. Yüzüne taktığı maske yüzünden yüz ifadesini seçemiyordum. Lakin bakışlarında ki kararlılık netti.

"İhtiyaçlarınız eksiksiz bir şekilde karşılanacaktır. Şimdi evlerinize gidin "

Karşısındaki adamın alayla gülümsemesiyle tuttuğu silahını sıktı.

"Koyunları sen mi otlatacaksin komutan."

Bakışları anbean sertleşirken arkasını döndü .

"Turan yanına Serdar'ı al sivilleri güvenli bir şekilde evlerine götürün.

"Emredersiniz komutanım!"

İsminin Turan olduğunu öğrendiğim asker Serdar olduğunu düşündüğüm adamla köylülerin yanına ilerlediler.

Komutan önüne dönüp karşısında ki adama doğru yaklaştı gözlerini köylülerde gezdirirken konusmaya devam etti

"Bir sonraki emrime kadar herkes evinde kalıcak!"

Sesi tehditkardı elinde tuttuğu silahı milim oynamadan önündeki adama bakarak konuştu.

"Koyunlarda beraber senide otlatmamı istemiyorsan evine git ve çıkma muhtar .Aksi taktirde gelir seni bulurum."

Muhtarın yüzü anbean kızarırken ağzını açtı lakin konuşmadı arkasını dönüp sert adımlarla uzaklaştı.

"Tim köyün etrafını emniyete alın. Tek bir sorun istemiyorum!"

"Emredersiniz komutanım!"

"Yasir sen benimle geliyorsun."

Yasir denen asker hızlıca komutanın yanına ilerledi.

"Komutanim"

Yasirin konuşmasıyla komutanın kasları catilirken, bakışları Yasire çevirdi.

"Gece nöbetini bana vermeyin komutanım. Gözünüzü seveyim Emrah gitsin gece nöbetine."

Emrah denen adamın yuzu şekilden şekile girerken, Yasire öldürücü bakışlar atıyordu .

"Ne diyorsun lan senin nöbetini ben niye tutuyorum. Komutanım tutmayacagim değil mi ?"

Komutanın yüzü anbean kesılırken sessizliğini koruyordu.

"Nolmus lan tutsan insanız lan. Insan insanın halinden anlar at ağızlı"

Emrah'ın Yasire doğru ilerlemesiyle yasir sinirden kasilmiş olan komuta'nın arkasına saklandı.

"Gelme lan! komutanım üstüme geliyor görüyorsunuz ,nöbeti o tutmalı. Yaptigin hiç oluyormu devrem yaptigina bak ayıp ayıp utan"

"Kesin lan sesinizi!"

Yasir önündeki adamın gürlemesiyle olduğu yere daha çok sindi .

"Tamam komutanım sakin olun .Derin nefes alın verin alın verin."

Yasirin konusmasina daha fazla Tahammülü kalmamış olucak ki arkasında ki Yasire kisa bir bakış atip gözlerini etrafta dolaştırdi .

Elaları beni bulurken kasları çatildi. Bir bana bide yanimdaki valizimi bakıyordu.

Bakışları altında ezilirken gözlerimi kaçırdım, Ne diye öyle bakıyordu.

"Herkes evine dedim çocuk neyini anlamadın."

Sonraki bölümde görüşmek üzere kendinize cici bakın. ♡

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.