İçeriğe geç

Dikilmiş Kader

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Dikilmiş Kader

Bölüm 1

Podyumdaki Sessizlik -1-

Işıklar yandığında şehir susar. O gece de öyle oldu. Podyumun başında dururken nefeslerin bile bana ait olduğunu biliyordum. Binlerce göz, tek bir adımımı bekliyordu. Siyah kumaş parmaklarımın arasında kaydı; keskin, soğuk ve itaatkâr. Kumaşlar yalan söylemezdi. İnsanlar söylerdi. Adım atınca zincirlerin sesi duyuldu. Bu tesadüf değildi. Elbiselerim o gece özgürlükten bahsetmiyordu. Kafeslerden, düğümlerden, kaçamayan çizgilerden bahsediyordu. Moda dergileri bunu “cesur bir metafor” diye yazacaktı. Ama ben ne diktiğimi biliyordum. İzlenmeyi. Işıkların arasından yüzleri seçmeye başladım. Editörler, yatırımcılar, sahte gülüşler… Ve sonra onu gördüm. Arka sırada. Gölgede. Bakmıyordu. İzliyordu. Göz göze gelmedik. Buna gerek yoktu. Bazı bakışlar doğrudan değil, sahiplenerek olur. İçimde, adını koyamadığım bir gerilim gezindi. Defilelerimde çok şey gördüm; açgözlülük, kıskançlık, hayranlık… Ama bu başka bir şeydi. Bu, karar gibi duruyordu. Son tasarım podyuma çıktığında salonda çıt yoktu. Model sırtını döndüğünde elbisenin arkasındaki dikişler göründü: bilinçli olarak dışarıda bırakılmış, keskin ve rahatsız edici. Gizlenecek hiçbir şey yoktu. Alkış koptu. Geç geldi. Zorla. Perde arkasına geçtiğimde telefonum titreşti. Numara yoktu. Mesaj tek cümleydi: “Güzel bir defileydi, Mina Kanlı.” Kalbim hızlandı ama yüzüm değişmedi. İsmi bilen çoktu. Ama bu mesaj… fazla sakindi. Fazla emindi. Aynaya baktım. Rujum kusursuzdu. Omuzlarım dikti. Kim olduğunu bilmiyordum. Ama şunu biliyordum: Bu şehirde bazı adamlar alkışlamaz. Sahiplenir. Ve ben kimsenin koleksiyonu değildim.

Bölüm sonu

1 yorum