İçeriğe geç

Devredilen Hastalık

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Devredilen Hastalık

Bölüm 2

12.06.2019

Ankara

(Yosunun anlatımı)

Herşey o kadar ani gelişmişti ki

ben bile neler olup olmadığını anlayamamıştım. Bir anda şarkı sözleri silinip kısılmaya ve gözler-imin önüne gelen şeyle gözlerim kararmaya başladı. Az az duy-

duğum boğuk boğuk sesler vardı. Sanırım Derya konuşuyordu ama emin değildim. Belki Merih bile olabilirdi. İnanın bilemiyorum.

Yerde ne kadar yattım onu bile bilmiyorum. En son duyduğum ambulans sesi ve birinin "Yosun dayan" demesiydi.

Gözlerimi açtığında gördüğüm ilk

şey beyaz florasan lambanın verdiği hafif mavimsi renk idi. Duymaya başladığımda makinaların klasik dit dit sesleri. Hayır hayır hastanede olmamam gerekirdi. Hastanelerden hepsinden nefret ederdim. İster dişçi olsun isterse kedimi götürdüğüm bir veteriner kliniği ya da bir psikiyatri kliniği. Her türlüsünden hayatımdan nefret ettiğim kadar nefret ederdim. Pek güzel hayatım yoktu aile geliri baya baya iyiydi. Annem başarılı ve iyi maaş alan bir avukat babam ise

iyi maaş alan başarılı bir polis. Ama bi türlü mutlu olamazdım. Neden bilmiyorum ama bazı tahminlerim var. Neler mi şunlar;Ailemden sevgi görmedim, hep ayrımcılık yapıldı, kardeşimin istediği herşey oldu, kardeşim sınavdan düşük alınca hemen onu teselli ederlerdi ama

ben hiç teselli edilmedim. Sadece

azar yerdim ve telefon kısıtlaması gibi saçma yasaklar alırdım. Ailem hep "Bunları bir ceza olarak görme. Biz, senin iyiliğin için bunları yapıyoruz. İleride güzel bir hayatın olsun diye yapıyoruz." gibi birsürü şey söylerlerdi. Yasaklı şeyler de vardı. Mesela gece lavobaya gidilemez gidilecekse bile izin alınır ve pijamalar çıkartılır. İzin alınırsa üst değiştirilir ve işleri halledip geri gelinince pijamalar tekrar giyilir ve geri yatılırdı. Bunun gibi birsürü saçma sapan kurallar var. Ben aile ortamında büyüyen bir çocuk değildim. Bana sürekli evimizde çalışan Asuman teyze bakardı o da evlenince mecburen gitti o gidince çok fazla ağladığımı hatırlıyorum.

O zamanlar en fazla 6-7 yaşlarında

bi çocuktum. Zaten tatil bitince ilkokula başkayacaktım. İlkokula başkadıktan yaklaşık 1 hafta sonra çok dayak yemiştim. Nedenini hatırlamıyorum. O günden sonra ailem beni okuldan aldı ve sürekli özel ders aldım. Şimdi bunları boş verelim dediğim gibi hastanede uyanmıştım. Yanımda Derya ve

Merih vardı. Onlara doğru bakınca hemen fark ettiler.

“Ne oldu bana?” diye sordum.

“Konserde aniden fenalaştın bir anda oldu bizde neden oldu emin değiliz. ” Dedi Merih

“Sonuçlar çıkınca öğreneceğiz”

dedi Derya sakin ama zor çıkan sesi

ile korkmuş olduğu belliydi ve zor sakinleştirilmişti. Biraz sonra kadın bir doktor geldi elinde ise kağıtlar vardı. Odada biraz ilerleyip

“Yosun Aksa değil mi?”

“Evet benim, neyim var”

Doktor abla biraz durdu ve son-

unda konuşmaya başladı.

“Siz çıkabilir misiniz çocuklar? ”

Dedi Derya ve Merihe onlar çıkınca bana döndü ve tekrar konuşmaya başladı.

“Şuan pek birşey görünmüyor klasik olduğu gibi bazı vitamin-lerin eksik ve kan değerlerin düşmüş. Sana bir soru soracağım eğer izin verir isen. ” klasik işte ya.

“Tabii, buyurun. ” en fazla ne sorabilir ki?

“Bayıldığında arkadaşların bir konserde olduğunu söylediler. Bayılmadan önce nasıl hissediyordun?”

Açıkcası bu soruyu beklemiyordum.

“Ben... Emin değilim. Etraf kalabalıklaşmaya başlıyordu sürekli Bi anda terlemeye başkadım. Başım dönmeye baş-

ladı. Bi anda kendimi yerde buldum. Sesler giderek boğuklaşmaya başladı şarkı söz-

leri silinmeye başkadı. En son duyduğum şey Derya ya da Merih'in 'Yosun dayan' demesiydi ve sonra kısa bi süre ambulans

sesi başka birşey hatırlamıyorum"

“Anladım peki hiç psikoloğa gittin mi Yosun?”

“Hayır, hiç gitmedim. Hastanelerden, veterinerlerden ve psikiyatri merkezlerinden hayatım kadar nefret ederim. ”

“Ama bir yardım alman gerekiyorsa? ”

“Eğer almam gerekiyor ise yardım alırım ama ben yardım alınacak birşey göremiyorum doktor hanım.

“Pekala, eğer birşey olur ise sana bir kart vereceğim ve o karttaki numarayı arayarak randevu alabilirsiniz Yosun. Anlaştık mı? ”

”Peki, anlaştık.”

Doktor hanım kartı verdi ve gitti.

Umarım hiçbir zaman aramak zorunda kalmam. Doktor çıkınca

Merih ve Derya içeri girdi.

“Ne oldu neyin varmış? ”

“Ne dedi doktor”

“Bişeyim yokmuş. Kan değer-

lerim düşükmüş. Vitaminlerim felan eksikmiş. Onları dedi işte”

Ama Merih çoktan elimdeki kart-

Visiti görürmüş ve ne o diye sorar

gibi bana bakmaya başladı.

“Yosun o ne?”

“Hiç, kartvizit işte. ”

“Neyin kartviziti? ”

“Psikiyatri bişeyiymiş. Öyle

bişey olsada gitmem zaten.”

“Doktor ne sordu hem sana?”

”Bayılmadan önce ne olduğunu sordu bende cevapladım. Sanırım bi rahatsızlığım olduğunu düşündü. Bi de sanırım istediği cevabı verdim.”

Biraz daha konuşup serumun bitmesini bekledik ve çıkış işlem-

lerini halledip çıktık.

•

•

•

Merih beni eve bıraktı ve eve girdim.

Eve girdiğimde annem babam ve kardeşim evdeler diye.

“Bizde seni bekliyorduk tatlım.”

Dedi annem samimiyetsiz bir şekilde.

“Niye?”

“Konuşmamız gereken konular var.” Eyvah kesin bişey oldu...

Bölümler kısa olabilir. Elimden

Geldiğince yazmaya çalışacağım.

Umarım severek okursunuz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.