*Yılmaz Komiser’den yeni bir mesaj*
“Kapı No: A/9 Muğla/AKYAKA, bugün saat 15.30’da bu adresteki depoda ol.”
Melek Polis
Gelen bildirimle doğradığım domatesi öylece tezgahta bıraktım. Odama koşarak dolabın üzerindeki bavulumu çıkarttım.
“Kızım ne oldu bir anda, bir mesajla. Ne bu acelen?” annem merakla arkamdan geldi.
“Görev anne görev. Gitmem lazım benim şimdi ne zaman geleceğim belli olmaz, merak etme.” Elime ne geçtiyse tıktığım bavulu alarak evden çıktım.
Çağırdığım taksi gelene kadar uçak saatlerine bakıyordum...
Seren Polis
“Pardon bir dakika.” Elimi geri çekerek gelen mesajı açtım. Bi yarım kalan tırnak protezlerime birde mesaja baktım.
“Tam olarak ne zaman biter, yetişmem gereken bir yer varda.” Yarım kalsınlar istemiyordum.
“Şimdi törpü yapıp nail art’a geçeceğim, yaklaşık yarım saat sürer.”
Sadece törpü yaptırıp o haliyle çıktım. Muğla’nın bir ucundan diğer ucuna 3 saatte varabilmek biraz zorlayacaktı...
Ravza Polis
“Ravza bırak o telefonu, ne kadar erken bitirdik o kadar iyi.” Annemin kiraz ağaçları sevdası bitmiyordu, bitmezdi.
Yılmaz komiserden gelen mesajı okuyunca ağaçtan toprak yere atladım. Yaygının üzerinden eşyalarımı alıp anneme seslendim.
“Anne Yılmaz Komiser mesaja attı, ben Muğla’ya gidiyorum. Haber veririm sana.” Arkamdan seslenmelerine rağmen eve doğru koştum.
Kütahya’dan Muğla’ya 3 saatte gitmem zor olacak...
Baran Ve Teoman Polis
“Hadi aşkım seni bekliyorum.” Duştan seslenen kıza aldırmadan ısrarla çalan telefonu açtım.
“Efendim Teoman, ne var abi? Zır zır arayıp duruyorsun.” Yan odada olmasına rağmen 3 kez aramıştı.
“Yılmaz Komiser’den gelen mesajı görmedin mi? Ben çıktım odadan sıvıș bir şekilde sende kızdan. Resepsiyonda bekliyorum.” Yüzüme kapatınca bahsettiği mesaja baktım.
“Siktir.” Hızla yerdeki kıyafetlerimi toplayarak giyindim. İçeriden hâlâ seslenen kıza aldırmadan sessizce odadan çıktım...